Başbakan ile görüşen STK temsilcileri: Diyalog zor görünüyor

Başbakan ile görüşen STK temsilcileri: Diyalog zor görünüyor
Başbakan ile görüşen STK temsilcileri: Diyalog zor görünüyor...

 

Diyarbakır’da bulunan STK temsilcileri, bölgede yaşanan sorunların çözümü için Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüştü. Görüşmenin detaylarına ilişkin gazetemize konuşan Diyarbakır Ticaret Odası Başkanı Ahmet Sayar, “Taleplerimizi hükümete net bir şekilde ilettik. Ancak hükümet ile HDP arasında diyalog zor görünüyor. Bir taraf operasyonlarda, diğer tarafta hendeklerde ısrar edince çözüm çıkmıyor. Biz iki tarafında bu çözümsüzlük politikası dışında ara bir formül bulmalarını istiyoruz” dedi. GÜNSİAD Başkanı Şahismail Bedirhanoğlu da, iki parti arasındaki mesafenin açık olduğunu belirterek, “Hükümet ve HDP arasında bir diyalog çok zor görünüyor” ifadelerini kullandı.

Başta Diyarbakır olmak üzere bölgedeki bazı STK temsilcileri, bölgede yaşanan çatışma ve yasaklara ilişkin Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüştü. Çankaya Köşkünde yapılan görüşmeye katılanlar, çatışmaların yansımalarıyla ilgili bilgi verdi ve bazı taleplerde bulundu. Toplantıya katılanlarla, taleplerini ve Başbakan'ın ne söylediğini konuştuk.

12644980_10207138760005228_3901764168075436083_n.jpg

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Sayar, “Doğu ve Güneydoğu bölgesinden oda ve borsa başkanları, esnaf odaları, ziraat odaları ve bazı STK temsilcileri olarak yaklaşık 95 kişi katıldık toplantıya. Ben özellikle çatışmalı süreci insani, sosyal ve ekonomik boyutunu yaşanan ağır tabloyu aktardım. Bunun şehir çatışmalarının bir sonucu olduğunu söyledim. Öncelikli talebimiz diyalog sürecine dönülmesi. Silahların patlamadığı çatışma ve ölümlerin olmadığı ortama dönülmesi. Bu sürece dönülmesi noktasında bir planlama varsa muhataplar konusunda genişletme varsa tamam ancak HDP’nin de bu planlamanın içerisinde olması gerektiğini belirttik. Acil ekonomik taleplerimizi ilettik. Başbakan Davutoğlu hendek ve barikatların varlığını sürdürdüğü müddetçe güvenlikçi yaklaşımdan vazgeçilmeyeceğini söyledi. Bu konuda net. Ancak her şeyin konuşulmaya başlamasının ancak silahtan vazgeçilmesiyle olabileceğini de belirtti. Bana göre umut tümden yitirilmiş değil. Çatışmaların sona ermesinin ardından sosyal ve ekonomik yaraların sarılmasına ilişkin çalışma yürütülüyor. Bu nedenle çatışmaların sona ereceğine ilişkin bir umut doğuyor zayıf olsa da.”

Ana taleplerinin çözüm sürecine dönülmesi olduğunu vurgulayan Sayar, “Hükümetin çözüm sürecine farklı bir formatla dönmesini istedik. Uzun sürmesi durumunda geri dönülmez bir yola girileceğini aktardık. Çözüm için hükümet ile HDP mutlaka bir araya gelmeli. Ancak farklı bir yaklaşım görmedim. Bu aşamada diyalog zor görünüyor. İki tarafta da geri adım atmama politikası var. Biri hendekte diğeri ise operasyonlarda ısrar ediyor. Dayatma yerine ara formül ile bu tıkanıklığın aşılması gerekir. Durum böyle olunca çözüm çıkmıyor” dedi.

 

"YOL HARİTASI BELİRLENİYOR"

 (DOGÜNSİFED) Şahismail Bedirhanoğlu, “Sanırım Başbakan toplantıları hem bölgede yaşananlarla alakalı hem de önümüzdeki dönemde hükümetin bölgeye uygulayacağı politikalarla ilgili düzenliyor. İş çevreleri, STK’lar ve farklı gruplarla izleyeceği siyaseti inşa etmek istiyor. Dün sabaha karşı 2,5’ta bitti. Başbakan katılımcıların çoğunu dinledi ve bir değerlendirme yaptı. Diyarbakır’dan giden temsilciler ve özellikle ben yaşanan tablonun ağırlığını aktardık. 2 bine yakın işyeri kapalı, on bin insan işsiz. Sur önemli bir merkez. Bu alan şu anda kapalı ve Diyarbakır’ın damarı kesilmiş durumda. Hükümetin Kürt meselesini nasıl çözüleceğine ilişkin perspektifinin masada olması gerektiğini söyledim. Hükümetin geçmişte atmış olduğu tarihi adımların olduğunu, Oslo ve İmralı sürecini hatırlatarak yeni bir diyalog döneminin başlatılmasını istedik. Önemli ölçüde Sur damga vurdu toplantıya. Doğu Anadolu’dan gelenlerin gündemi ekonomi ama Güneydoğu meselesi çatışmalar, Sur ve diyalog süreci. Operasyonları kararlı bir şekilde sürdüreceklerini belirtti, meseleyi de çözmek istediklerini söyledi. Bana göre kısa vadede umut yok, fazla iyimser olmamak gerekir, niyet beyanı olarak görebiliriz ama bir şey yapmak istiyorlar. Kafalarında oluşmuş net bir şey yok. Çözüm için bu hendek ve barikatları toplumun gündeminden çıkarıp yeni bir dönem başlatmak istiyorlar. HDP’nin sürecin içerisinde yer alması gerektiğini söyledik. Kendileri de böyle düşünüyorlar.”

 

MESAFE ÇOK AÇIK

Hükümet ile HDP’nin bir araya gelmesi gerektiğini ifade eden Bedirhanoğlu, “Ancak şuan hükümet ve HDP arasında bir diyalog çok zor görünüyor. İki parti arasındaki mesafe çok açık. Hükümet ‘HDP rol alırsa süreci başlatırız’ görüşünde. Biz her iki parti arasında diyalog kurulması için üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız. Hükümet operasyonları sürdürecek” dedi.

 

"KİRA YARDIMI SÜRESİZ OLACAK"

Diyarbakır İş Kadınları Derneği Başkanı Reyhan Aktar ise, “Ben Sur’da yaşanan olaylarla ilgili taleplerde bulundum. Kira yardımının sokağa çıkma yasağının sürdüğü müddetçe devam edeceği söyleniyordu. Ben de insanların dönecek evlerinin bulunmadığını çoğunun evinin yıkıldığını söyledim. Yasaklar kalksa bile kira yardımının devam edeceğini belirttiler. Şu an bin lira yardım yapılıyor, ama yetersiz, evlerinden hiçbir şey alamadan çıktı insanlar. Geçinemiyorlar, gelirleri yok. Eşya yardımı ile ilgili bir çalışma yürütülebileceğini söyledim. İlerleyen günlerde para yardımı ile birlikte ev eşyası yardımı da yapılabilecek. Sur’da tapusu olanlar ve evi yıkılmış hiçbir ailenin mağdur edilmeyeceğini söyledi Başbakan. Açıkta kalan hangi aile olursa olsun otellere yerleştirileceğini tüm ihtiyaçlarının karşılanacağını söyledi. Bölgemizdeki insanların pek çok ihtiyacı var. Yerlerinden edildiler ve gittikleri yerlerde sıkıntı içindeler."

"TOKİ’nin yaptığı evlere yerleştirilebilir mi diye sordum. Buraların sahiplerinin bulunduğunu bunun mümkün olmadığını ancak TOKİ’nin yeni bir çalışma yapacağını belirttiler. Buradaki insanların rehabilitasyona ihtiyaç duyduklarını söyledim özellikle kadın ve çocuklar. Eğitim konusunda dezavantajlıydılar daha kötü oldu. Bu bölgede görev yapan öğretmenlere ayrıcalık talep ettim, maaş, emeklilik, özlük hakları konusunda. Çünkü öğretmen kalmıyor bölgede. Bununla ilgili bir çözüm önerisi sunmadılar. KOSGEB’in verdiği kredi ve hibeler var, bununla ilgili aksaklıklar var benim tespitim. Çünkü insanlardan teminat bekleniyor ve şimdi teminat sıkıntısı var kadınlarda. Kadınlardan KOSGEB kredisi için teminat istenmesini yanlış bulduğumu söyledim. Çünkü mal sahibi erkekler. Buna da ılımlı yaklaşıldı. Yeni düzenleme yapılabilecek. Bölgenin OHAL veya Afet Bölgesi kapsamına alınması talep edildi toplantıda, Başbakan OHAL tanımlamasından hoşlanmıyorum dedi. Ne bir afet ne de OHAL tanımlaması olmadan özel olarak ilgileneceklerini bölge ile ilgili çalışmalarını önümüzdeki günlerde açıklayacaklarını belirttiler.”

 

"UMUT VAR"

Toplantıya katılan ve adının açıklanmasını istemeyen STK temsilcilerinden biri hükümetin, çatışmaların sona ermesinden sonra yapılacaklara ilişkin bir çalışmayı süratle yürüttüğünü belirterek bu tavrın kendilerinde umudun yeşermesine yol açtığını söyledi.

“Bölgede diğer tarafla konuştuğumuzda çukurları kapatmayacaklarını, bölgeden çıkmayacaklarını ve şehir savaşını yükselteceklerini söylüyorlar. Sürekli bahar ayına atıf yapıyorlar. Hükümet cephesi ise kentlerden terör unsurlarının çıkarılacağını, hendeklerin kapatılacağını söylüyor. İki tarafta net. Ancak Silopi, Cizre ve Sur’da örgütün hâkimiyet alanı gittikçe daralıyor gözlemliyoruz. Halktan destek yok ve kimse kapısının önünde savaş olsun istemiyor. Başbakan bunu okuyor, mevcut durum kulislerde tartışılmıyor, daha çok sonrasında yapılacaklar sohbet konusu. Bu da beni umutlandırıyor. Diplomatik bir girişim var mı bilmiyorum ama sertleşme ve restleşmeler sanki daha yumuşadı gibi geldi bana.”

 

İlyas AKENGİN/ÖZEL HABER

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.