1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Bel fıtığı nedir?
Bel fıtığı nedir?

Bel fıtığı nedir?

"Bel fıtığı belirtileri nelerdir? Bel fıtığı aşamaları nelerdir? Bel fıtığı tedavisi nasıldır?" Bel fıtığı hakkında bilmeniz gereken her şey haberimizde!

A+A-

Bel fıtığı, çok sık rastlanan bir hastalık olmasına karşın ne yazık ki kişiler tarafından yeteri kadar tanınmıyor. Toplumun yaklaşık yüzde 90’ı hayatlarının herhangi bir döneminde en az bir kez bel ağrısı yaşıyor. Ancak bunların yüzde 85-90’ı yalnızca istirahat ederek kendiliğinden düzelebiliyor. Geriye kalan yüzde 10-15 oranındaki hasta ise fizik tedavi ya da cerrahi gibi ileri tedavi yöntemleri gerektirebiliyor.

 

Belde yaşanan her ağrı, bel fıtığı değildir

Omurlar arasında yer alan disk adlı kıkırdakların, bulundukları yerden çıkması ve yakınlarından geçen sinirleri sıkıştırması bel fıtığı olarak tanımlanır. Yani belde yaşanan her ağrı, bel fıtığı olarak tanımlanamaz. Yalnızca bacağa gelen sinirin disk tarafından sıkışmış olması bel fıtığını işaret eder. Bu sıkışmanın yerine, miktarına ve süresine göre hastalarda his veya kuvvet kaybına kadar değişiklik gösteren şikayetler de görülebilir.

 

Fıtık tedavisinde ayırıcı tanı çok önemli

Bel ağrısı ile gelen hastaların tedavisindeki en önemli unsur, ayırıcı tanıdır. Çünkü kalça eklemlerindeki problemler, omurgadaki eğrilikler, kemikte oluşan iltihap, yaşla ortaya çıkan kireçlenme veya kemik erimesi gibi sebepler bel ağrılarına yol açabiliyor. Ayrıca doğum veya rahim sarkmasından kaynaklanan bel ağrıları, böbrek ve safra taşı kökenli ağrılar ve bacaklara kan taşıyan damarlardaki tıkanıklıklar sonucu oluşan ağrılar da diğer bel ağrısı sebepleri arasında sayılıyor. Bu gibi ağrılar da hastaların bel fıtığından şüphelenmelerine neden olabiliyor. Bu hastalar, yalnızca konunun uzmanı hekimler tarafından değerlendirilmeli ve doğru merkezlere yönlendirilmelidir. Bel kaslarındaki kasılmaya bağlı olan ağrılar, yalnızca yatak istirahati ve konservatif tedavi olarak adlandırılan ilaç tedavileri ile iyileşebilir. Ancak bel ağrılarındaki tedavi sürecinde bazı doğru bilinen yanlışlara dikkat etmek gerekiyor.

 

Bilimsellikten uzak yöntemler sakatlıklara yol açabiliyor

Bel fıtığı tedavisi için hastalığın boyutuna göre çeşitli yöntemler uygulanabiliyor. Ancak halk arasında bilinen ve yaygın olarak uygulanan, bilimsellikten uzak ve yanlış yöntemler hastalarda kalıcı hasarlara ve sakatlanmalara yol açabiliyor. Hatta bu durum, doğru tedavi ile iyileşebilecek hastaların tedavisinde gecikmelerin yaşanmasına dahi neden olabiliyor. Halk arasında doğru bilinen yanlışların başında “Bel fıtığı, bel çektirme ile geriler” düşüncesi geliyor. Bu inanışın tamamen yanlış olduğu, bel çektirmenin yalnızca faset eklemlerdeki (omurların arka uzantılarındaki eklemler) kaymalarda fayda sağlayabildiği bilinmelidir. Çünkü bu yöntem, ileri derecede bel fıtığı olan kişilere uygulandığında fıtığın yırtılarak kopmasına ve hastada felç durumunun ortaya çıkmasına sebep olabilir.

 

Bardak çekme ve masaj yöntemleri fıtığı tedavi etmez

Başka bir yanlış tedavi yaklaşımı da “bardak çekme, masaj gibi alternatif yöntemler fıtığı yerine sokar” inanışıdır. Bu yöntemler, sadece beldeki kan dolaşımını arttırır, hastaların bel kaslarında gevşemeye ve geçici bir rahatlamaya neden olur. Bardak çekme işlemi ise, yalnızca kas spazmı sorunlarını çözmeye yardımcı olması amacı ile yapılabilir. Bu işlemin, bel fıtığının iyileşmesine değil, fıtığın neden olduğu kas spazmının yarattığı ağrıyı azaltmaya faydası olabilir. Toplumumuzda ayrıca “bel fıtığı olanlar sert zeminde yatmalıdır” gibi bir düşünce hakim. Fakat sert zemin, omurga için rahatsız edici olabilir. Bu nedenle yerde ya da sert bir zeminde yatılması önerilmez. Yarı sert ortopedik bir yatak çok daha ideal olacaktır. Ancak ağrılı dönemde, yatış pozisyonuna dikkat edilmesi gerekir.

 

Her fıtık ameliyat gerektirmez

Halk arasında tedavi süreci kadar ameliyat ve ameliyat sonrası döneme dair de pek çok yanlış bilgi mevcut. Öyle ki bu hatalı bilgiler nedeniyle hastalar, ameliyat konusunda ciddi korku ve endişe duyabiliyor. Ancak bilinmelidir ki her hasta ameliyat gerektirmiyor. Çünkü bel fıtıkları, omurilik ve sinir köküne ileri düzeyde bası yapmıyorsa ilaç tedavisi, fizik tedavi ve bel egzersizleri gibi konservatif yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Hatta hastaların yaklaşık yüzde 95’i bu yöntemler ile iyileşebiliyor. Hastaların bir kısmı ise, ameliyatın bel fıtığı veya omurga kireçlenmelerinde son çare olduğunu düşünüyor. Ancak bunun aksine, bazı durumlarda ameliyat ilk ve tek seçenek olabiliyor. Özellikle uzun süre devam eden şiddetli ağrı, ayaklarda kuvvet kaybı ve idrar kaçırma gibi şikayetler yaşanıyorsa ameliyat tercih edilebiliyor. Toplum içinde bel fıtığının ameliyattan sonra tekrarlama riskinin çok yüksek olduğuna inanılır. Oysa ameliyat sonrası istirahat süresine uyulan hastalarda, kilo düzenlemesi yapılarak, düzenli egzersizlerle birlikte doğru oturup kalkma eğitimleri verildiğinde, hastalığın yeniden nüks etme oranı yüzde 5’in altına düşmektedir.

 

 

Bel fıtığının belirtileri nelerdir?

Bel ağrısından sonra başlayan, genellikle tek taraflı bacak ağrısı belirtisiyle ortaya çıkan bel fıtığında erken teşhis normal yaşama kısa sürede dönebilmek açısından çok önemlidir. Ağrı uyuşma ile beraber olabilmekte ve ağrının yayıldığı bacakta kuvvet kaybı yaşanmaktadır. Eğer bası ilerlerse veya uzun süre kalırsa sinir görevini yapamaz hale gelir, adalelerde felç başlar, yürüme güçlüğü ve dengesizlik oluşur. Bunlarla birlikte hasta idrarını ve dışkısını tutamaz hale gelebilmektedir.

 

Her bel ve bacak ağrısı fıtık anlamına gelmemektedir. Hayat kalitesini olumsuz etkileyen omurga eklemlerindeki sorunlar çeşitli nedenlere bağlı oluşabilmektedir. Ancak ağrı ve uyuşukluğun sıklaşması ve belirli sürede yatak istirahati ile geçmemesi durumunda mutlaka bir beyin ve sinir cerrahına başvurulması gerekmektedir. Tanı ve tedavi için detaylı öykü alınması ve fiziksel muayenenin önemi büyüktür. Kesin teşhis için MR çektirilir. MR fıtık ile aynı şikayetleri oluşturabilecek kist, kireçlenme, kemik erimesine bağlı omurga kırıkları, omurilik ve kemik tümörü gibi hastalıkları da göstermektedir.

 

Sert zeminde yatmak ağrıları artırır

Öncelikle 2-3 haftalık sıkı yatak istirahati basit fıtıklaşmalarla birlikte olan şikayetleri gidermektedir. Genel bilinenin aksine, sert zeminde yatmak sırt ve bel bölgesinde ezilmelere ve ağrının artmasına neden olmaktadır. Sinir üzerindeki baskıyı azaltmak ve sinirin kanlanmasını düzeltmek için yarı ortopedik yatakta omurilik kanalının en fazla genişlediği pozisyon olan cenin şeklinde yatılmalıdır. Oturmak disklere dolayısıyla bele daha fazla basınç yüklemektedir. Bu nedenle mutlak yatak istirahati yaparken genel ihtiyaçlar (yemek, tuvalet, vs.) için bile 20 dakikadan fazla oturulmamalıdır.

 

Korse kullanılmamalı

Omurga kırığı dışında korse takılması önerilmemektedir. Korse bele binen yükü geçici çözüm olarak azaltmasına rağmen, bele destek olan adalelerin zayıflamasına yol açarak, bırakıldığında ağrıların çabuk tekrarlamasına ve bağımlılığa yol açmaktadır.

 

Bel çektirme felce götürebilir

Bilimsellik dışı uygulamaların tedavide yeri yoktur. Bunların en tehlikelisi olan bel çektirme, bel fıtığı olan kişilere yapıldığında fıtığın kopmasına ve hasta için bacaklarının felç olması, idrar ve dışkısını tutamama, cinsel fonksiyonlarının sona ermesi tehlikesinin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

Bel fıtığı tedavisi nasıl olur?

Uzun zaman tedavi görmelerine rağmen bu ağrılardan kurtulamayacağını anlayıp onunla yaşamaya çalışan birçok kişi bulunmaktadır. Ancak bu rahatsızlıkla yaşamak kaderiniz değil. Endoskopik cerrahi artık tüm cerrahi alanlarda yaygın olarak kullanılmaya başlayan bir tekniktir. Bel fıtığı ameliyatlarında ilk amaç sinir üzerindeki baskıyı kaldırmaktır. Bugün bütün dünyada geçerli olan tedavi yöntemi mikrocerrahi (mikroskopik diskusektomi) tekniğidir. Ancak gelişen endoskopi teknolojileri sayesinde bel fıtığı ameliyatlarında endoskopik yöntem ciddi bir alternatif olarak ortaya çıkmaktadır. Bunun için doğru hasta seçimi çok önemlidir. Tam endoskopik bel fıtığı cerrahisinde ameliyat yaklaşık 0.5 cm’lik bir kesiden yapılır. Kas ve kemik dokulara herhangi bir zarar verilmediğinden ameliyat sonrası erken dönemde bel ağrısı nispeten daha azdır.

 

Aynı gün taburcu olabilirsiniz

Tam endoskopik bel fıtığı operasyonundan sonra hasta kısa bir süre içerisinde ayağa kaldırılarak aynı gün içinde taburcu edilebilmektedir. Kas ve kemik dokularına zarar verilmediğinden tam endoskopik bel fıtığı ameliyatlarından sonra instabilite (bel kayması) riski hemen hemen hiç yoktur. Tam endoskopik bel fıtığı ameliyatları, yandan (transforaminal) veya orta hattan (interlaminar) olmak üzere iki yöntemle yapılmaktadır. Hangi yöntemin seçileceği fıtığın omurga kanalı içindeki yeri ve kalça kemiğinin yandan girişe imkan verip vermemesi gibi teknik nedenlere bağlıdır.

 

Her yaş grubuna uygulanan bir tedavi yöntemi

Bu operasyonda cerrahiye bağlı kan kaybı, enfeksiyon ve ameliyat sahasında oluşabilecek kan birikimi riski daha azdır. Endoskopik disk ameliyatı; bel fıtığı şikayeti olup, ameliyat olması gereken uygun hastalarda güvenle kullanılabilen bir yöntemdir. Bunun için deneyimli ve gerekli eğitimleri almış cerrahlar tarafından her yaş grubuna uygulanabilmektedir. Örneğin yaşlı, diyabet ve hipertansiyon gibi kronik rahatsızlıkları olan hastalarda da ameliyat sonrası iyileşme süresinin çok kısa olması nedeniyle büyük bir avantaj sağlamaktadır.

Bel fıtığının tekrarlanmaması için alınması gereken önlemler nelerdir?

Bel fıtığının ameliyattan sonra tekrar etmesi olası bir durumdur. Ancak bu oran bugüne kadar yapılmış araştırmalarda bel fıtığı ameliyatı için kullanılan tüm yöntemlerde %5-11 arasında değişmekle birlikte mikrocerrahi yönteminde daha az görülmektedir. Bel bölgesinde bulunan fıtıklaşmış bir disk boşaltıldığı zaman, geride daha dört adet sağlam disk kalır ve bu diskler görevlerini sürdürmektedir. Bunların zamanla bozulması, yeni bel fıtığının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. 

Sigara kullanımı ameliyat başarısını düşürüyor

Bel fıtığı ameliyatlarından sonra da ameliyat yerinde yapışıklık yani granülasyon dokusu oluşmaktadır. Bu yapışıklık normalden fazla görülüyorsa bir kitle oluşturarak omuriliğe ve sinirlere baskı yapmaya başlamaktadır. Bel fıtığı yerine bu sefer oluşan granülasyon dokusunun baskısı söz konusudur. Yapışıklıkların oluşmasında uygulanan cerrahi yöntemin ve hastanın sigara kullanımının büyük etkisi vardır.

 Bel fıtığının tekrarlamaması için yapılması gerekenler:

 Bel fıtığının tekrarlanmasının engellenmesi için; hastanın ameliyat sonrası yaşamına daha fazla özen göstermesi ve ameliyat sonrası önerilere tam anlamıyla uyması gerekmektedir.

 İlk günler belde bazen ağrı, yanma hissi ve batma gibi yakınmalar olabilir. Bu nedenle endişelenmeden yatarak dinlenilmelidir.

Eğer sigara içiliyorsa kesinlikle bırakılmalıdır. Sigaranın içindeki nikotin ve diğer 140 adet kimyasal madde damarlarda daralmaya ve dolayısıyla ameliyat yerinde kanlanmanın azalması yolu ile yara iyileşmesinin yavaşlamasına neden olmaktadır.

 İlk 2 haftalık sürede merdiven çıkmak gerekli ise basamakları birer birer, her basamakta bir ayağın yanına diğerini getirerek çıkılmalıdır.

 Oturarak yemek yenebilir. Ancak yemek yemek için oturulduğunda sırt desteğinin olmasına özen gösterilmelidir.

 Yatağınızın bel sağlığı için uygun bir yatak olmasına dikkat edilmelidir. Bundan sonraki yaşamda koltuk, kanepe gibi yerlerde yatılmamalıdır.

Yataktan kalkarken önce tam yan dönülmeli, daha sonra eller yardımıyla yandan destek alarak oturur pozisyona geçilmeli ve öyle kalkılmalıdır.

 Alafranga tuvalet kullanılmalıdır.

 Uzun süreli aynı pozisyonda oturulmamalıdır. En azından her saat başı kalkıp 5 dakika süreyle gezilmelidir.

 10. günden itibaren dışarı çıkarak yürüyüşlere başlanılmalıdır.

 Hastanın masa başı iş yaşamı varsa 1 ay sonra işe başlamalıdır. Daha ağır iş koşullarında çalışanlar 45 gün sonra işlerine dönebilirler.

 İlk 45 gün ağırlık taşımamaya, sonrasında ise her iki el de toplam 5 kg’dan fazla ağırlık taşımamaya özen gösterilmelidir. Ağırlık kaldırılırken çömelerek ve olabildiğince bedene yakın olarak kaldırılmalıdır.

 Kilo almamaya dikkat edilmeli, fazla kilo sorunu varsa diyet yapılmalıdır.

 Ameliyat sonrası ilk 1 ay araba kullanılmamalıdır. Sonrasında şehir içi kısa mesafelerde kullanabilir.

 Bel egzersizlerine genellikle 60.günden sonra başlanabilir. Ancak başlamak için yine de doktor onayı alınması gerekmektedir.

 Tekrarlayan bel fıtığı hemen ameliyat edilmeli mi?

Hastada tekrarlayan bel fıtığı düşünülüyorsa, ilaçlı MR çekimi yapılmalıdır. Böylece ameliyattan sonra tekrar şikayetleri başlayan hastaların, tekrarlayan bel fıtığı ya da yapışıklık sorunu olduğu anlaşılmaktadır. Tekrarlayan bel fıtığı şüphesiyle gelen hastaların değerlendirilmesi çok önemlidir. Çünkü atılacak her yanlış adım bir başka adımı davet etmektedir. “Yapışıklık, ameliyat edildiği takdirde yeniden oluşmaz” diye bir kural yoktur çünkü vücut aynı granülasyon dokusunu oluşturabilmektedir. Böylece yapılan ikinci ameliyatın hiçbir faydası olmamaktadır. Ancak fıtığı tekrarlamışsa, hastanın şikayetleri çoksa ve nörolojik bulgusu varsa ikinci kez ameliyat denenebilir.

Bu haber toplam 1158 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.