1. YAZARLAR

  2. Bilal Yavuz

  3. Bir diyar hikayesi
Bilal Yavuz

Bilal Yavuz

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir diyar hikayesi

A+A-

Eski zamanlarda çok uzaklarda, dağın yamacında bir köy vardı. Köyün gaddar ağası her haneye, arsaya illegal olarak el koymuştu. Din taciri sözde mollaları, göstermelik muhtarı, iri marabalarıyla herkese zulmeder, bir avuç buğdaya, bir tas ayrana çalıştırmaya mahkum edermiş herkesi. Sadece bir kişiyi satın alamazmış, Botan adında yağız bir genç, atasından ilmiyle gerçek bir alim, onurlu bir adam... Mazlumlar, Botan’ın gözlerinin içine bakarmış, gel gör ki zalimler, kendilerini yenemeyecek kadar çok imiş. Ağa onca kışkırtmasına rağmen Botan’dan bir karşılık görmezmiş. Botan gün geçtikçe kabusu olmuş, korkusu olmuş, geceleri ağayı uyutamaz olmuş... Zalim ağa Botan’ı bitirmeyi kafaya koymuş, onca adamına rağmen çok korkak olan bu zorba, ahali isyan eder diye korktuğu için işi gizlice bitirmeyi hedeflemiş.

Oğlu ve en besili kölelerine vermiş görevi. Botan dağın doruğunda inzivaya çekildiği vakit pusu kurmuşlar. Botan  kendini müdafaa eden bir arslan gibi dağın zirvesine gömmüş dört çakalı. Haberi alan ağa kudurmuş, intikam yeminleri etmiş. Botan ailesini geçindirmek için uzaklara ava çıkınca, fırsattan istifade diyerek çökmüşler Botan’ın yuvasına; anasını, eşini, evlatlarını kılınçtan geçirip ıssız bir bataklığa bırakmışlar. Olanları gören bir köylü Botan’a eve dönüş yolunda herşeyi anlatmış, onu oraya götürmüş. Yiğidi içerden yıkmışlar.

Acılar kavi kılmış çeliği, öfke bilemiş… Botan köye dönmemiş, zalimlere karşı eşkıya olmuş, mazlumlar zamanla katılmış yanına, bir iken bin olmuşlar, onları vurmak, zalimlere kurtuluş olmamış. Dürzülere isyan eden onurlular, çeteleri eze eze çoğalmış. Ağa haberleri aldıkça güçlenmeye çalışmış, kırdıkça kırmış, çaldıkça çalmış, onlarca adamı var iken yüzlerce adam bulmuş... Yeterince gürleşince Botan ve eşrafı, kaçınılmaz gün gelmiş, gece ansızın köye inmişler dört koldan, yüzlerce zalimi bir gecede bırakmışlar hak ettikleri büyük çukura... Sözde mollalar, ağanın yalaka meclisi, kukla muhtar hapsedilmiş bir ahıra. Dünya bir tümörden kurtulmuş. Köylüler günlerce özgürlüğü mutlulukla kutlamış, düğün dernek kurmuş, dualar etmiş, nefes almış aşk ile…

Botan köyü eşit ve adilce dağıtmış ahaliye, balık vermemiş, balık tutmayı öğretmiş herkese... Ki birinin etrafında toplanmaya muhtaç olmasın köylü, dayanışma ile her sorunu beraber çözsünler, her veli kendi evinin çobanı olsun, çobanlar çoban aramasın kendine... Ağalığın, paşalığın, puştluğun kirli düzeni kökünden kurusun… Kimse kimseyi sömüremesin, kullanamasın, kandıramasın.

Botan, çocukluk hayalini çok acı bedeller ödeyerek, çilenin kıvılcımıyla gerçekleştirmiş... Artık hiç mutlu olamazdı, biliyordu, intikam ve gerçekleşen düşler, bu hazin acıyı ona unutturamazdı. Ama öz yangını ışık etti onu da, ahaliyi aydınlattı. Halkının, neslinin sevincine, refahına, huzuruna vesile oldu. Evlatlarını, anasını kaybetti ama binlerce ana, evlat kazandı. Bu hep böyledir. Eninde sonunda, zalimlerin akıbeti telef, mazlumların selamettir. Ne mutlu masumlar için Botan olabilenlere…

Bilal Yavuz

Bu yazı toplam 5319 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.