1. YAZARLAR

  2. Zafer Burakmak

  3. Bir maske nelere kadir!
Zafer Burakmak

Zafer Burakmak

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Bir maske nelere kadir!

A+A-

Herkesin yüzünde bir maske. İkiyüzlülüğün tezahürü olandan değil üstelik. Hani şu kulaktan bağlanıp ağzı burnu kapatan bembeyaz, en sade, en temiz olanlardan. Sadece gözlerimizi ve hesabımıza gelenleri duymaya alışık olan kulaklarımızı açıkta bırakandan.

Ağızlarımız kapalı diye belki, herkesin kulağı bir başka açık. Şimdiye kadar duymaktan kaçtığımız birçok şeyi işitiyoruz sanki. Özgürlüğün bizi çağıran tahrik edici seslerini, yiyecek bir şeyleri olmayanların iniltilerini, dünyada çok kötü şeylerin yaşandığını ve yaşanabileceğinin fısıltılarını. Bugüne kadar bunlara alışık olmayan birçok kişi rahatsız edici bir kulak çınlaması duyuyor sanki.

Gözlerimiz de açık ya o da bugüne kadar bize göstermediği neleri gösteriyor neleri... “Meğer ne kadar da körmüşüz” diyenleri görmediniz mi daha? Bir parkın yeşilliğine bile hasret kalanları geçtik, fakir fukarayı fark edenler ne olacak?

Göz deyip geçmeyin, neleri görüp görmeyeceğini biz seçeriz belki ama dışarıya neyi göstereceğini o seçiyor. Gözlerini istediği tarafa çeken insanoğlu, içindekini yansıtmasına engel olamıyor. Sahibi olduğu bir çift göze acizleşiyor da acizleşiyor. Korkuyu hangi göz gizleyebilir mesela? Hangi insanoğlu dehşeti gözlerinde boğabilir? Endişe gözlerde pörtlemez mi? Elbette sevinç de gözlere yansır. Gülmek gözleri parlatır. Ama biliyor musunuz korku, dehşet, acı için yüze ihtiyaç olmazken, bir insanın sevincini görmek için gülümsemesini görmeniz gerekir. Gülümseyen bir yüz yoksa gözlerdeki parıldama endişeye de farklı anlamlara da bürünebilir. Mutluluk için dişleri de göstermek gerekiyor gibi. Ağladığınızı göstermek için bir çift göz yeterli iken sevinciniz için bütün bir yüze ihtiyacınız var.

Çarşıda, pazarda, markette,otobüslerde yüzlere serilen beyaz maskeler, sevincimizi, gülümsemelerimizi örterken, gözyaşlarımızı dışarıda bırakıyor. Birbirimizi görüyor, gözlerimizdeki dehşeti, korkuyu, kaygıyı, kimilerimizde damla damla süzülen yaşları görürken, tüm keyfimiz gömülüyor. Çığlık çığlığa kahkahalarımıza bir perde çekiliyor. Tüm mimiklerimiz kayboluyor. Kendimizi ifade etmek için yüzümüzde beliren bütün hatlar siliniyor, yüzler donuk bir robota dönüşüyor. Görünen sadece gözler, sadece gözlerdeki acı, kaygı, korku ve endişe...

Ama olsun daha sonra gülebilmek için belki şimdiki gülümsemelerimizi yarınlara ertelemek, etrafımızdaki acılara ve kaygılara odaklanabilmek daha iyi. Gözlerimize bir süre hükmetmeyelim, bırakalım o yansıttığını görsün, bırakalım o vicdanıyla döndüğü yere baksın. Kapatın bir süre kahkahalarınıza perdeleri ki güneş yarınlarımıza doğsun!

Zafer Burakmak

Bu yazı toplam 5395 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.