'Bizum Hoca' filmi HES müteahhitlerini de güldürüyor!

'Bizum Hoca' filmi HES müteahhitlerini de güldürüyor!

"İnsanlarda 'Karadeniz' deyince, hani yeşille birlikte biraz da Temel, 'biraz sonra güleceğiz' gibi hissiyat oluşuyor. Bu, bir yandan büyük bir dram barındırıyor. Bizim derelerimiz elden gidiyor"

 

'Bizum Hoca' filminin senaristi Yılmaz Okumuş, Karadeniz'deki HES sorununu izleyiciye güldürerek aktardıklarını belirterek,"İnsanlarda 'Karadeniz' deyince, hani yeşille birlikte biraz da Temel, 'biraz sonra güleceğiz' gibi hissiyat oluşuyor. Bu, bir yandan büyük bir dram barındırıyor. Bizim derelerimiz elden gidiyor" dedi. Okumuş, dindarların eskiden yeşile, doğaya daha düşkün olduklarını ancak sağ partilerin ekolojik dengeyi bozan projelerinin bunu önlediğini de söyledi.

"Tipik bir Karadeniz komedisi" diye tarif edersek haksızlık olur. 'Bizum Hoca', toplumda itibar gören, doğa sevgisi taşıyan ve Kur'an'ı referans alarak konuşmayı farz edinmiş bir ana karakteri izleyiciyle tanıştırıyor. Filmde, dindarların da çevreci olabileceği, her dindarın "yobaz" kalamayacağı işleniyor.

'Bizum Hoca' filmi 7 Mart'ta vizyona girdi. Senaryosunu Yasemince, Tatlı Kaçıklar, Emret Komutanım gibi çok fazla izlenen dizilerin ve Sümela’nın Şifresi Temel ve Moskova’nın Şifresi Temel filmlerini yazan Yılmaz Okumuş kaleme aldı. Sonbahar, Aşk ve Devrim, İstanbul gibi filmlerin yönetmen yapımcısı, Ey Aşk Neredesin gibi televizyon dizilerinin de yapımcısı olan Serkan Acar ise yönetmen. 

Oyuncu kadrosunda ise Cezmi Baskın, Ömür Arpacı, Çetin Altay, İsrafil Köse, Levent Ülgen ve Ruhi Sarı gibi oyuncular yer alıyor.

Senarist Yılmaz Okumuş ile 'Bizum Hoca' filmini konuştuk...

'Hem gülelim hem dertlenelim istedim'

Senarist Yılmaz Okumuş, filme karar verme aşamasını şöyle anlattı: "1980 yılında beş yüz bin satan, bir deyimle efsanevi mizah dergisi Gırgır'daki Tursun'un İskelesi köşesi vardı. Rize'den kalkıp lise okumaya gelen genç olarak, 'gel buyur çalış' dediklerinde ilk bulduğum şeydi; Tursun'un İskelesi. Ondan sonra Karadeniz üzerine yapacağım işlerde; Laz Kapital, Karl Marks Trabzonda da Olsaydı veya Yasemince'deki 'Hamsiye' tipi, Sümela'nın Şifresi; bütün bunlar ayrı ayrı çaylar, ırmaklar gibi geliyor ve bir dereyi oluşturuyor. Bu dere akar giderken bu senenin başında farklı bir şey yapayım, dedim. Züğürt Ağa, Namuslu, Kapıcılar Kralı gibi, bizi hem güldüren ama içinde de yaşamla ilgili de kuvvetli, sınıfsal, feodal ilişkiler barındıran, lafı olan filmler var ve bunlar hâlâ gösterildiğinde reyting rekorları kırarlar.”

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.