Bu manzara savaştan değil yoksulluktan!

Bu manzara savaştan değil yoksulluktan!

Urfa'nın Suruç ilçesinden Balıkesir’in Edremit ilçesindeki Akçay Beldesi'ne göç eden aileler, ağır çöp kokusu ve steril olmayan çalışma koşullarında her türlü hastalığa meydan okuyarak, çöpten topladıkları atıkları satarak geçimlerini sağlıyor.

İZMİR – Ekonomik sıkıntılar nedeniyle Urfa'nın Suruç ilçesinden Balıkesir Edremit ilçesindeki Akçay Beldesi'ne gelen 7 aileden oluşan 30 kişi, beldede bulunan ve müteahhidin belediyeden kiraladığı Zeytinlik, Kadıköy ve Akçay çöp toplama merkezinde mevsimlik işçi olarak çalışıp geçimlerini sağlıyor. Son derece sağlıksız, ağır çöp kokusunun olduğu ve steril olmayan koşullarda çalışan ve aralarında çocukların da bulunduğu aile bireyleri, sabah saat 07.00'den akşam 17.00'e kadar ellerindeki kazmalarla çöpteki atıkları ayrıştırarak torbalara koyuyor. Hiç bir sosyal güvenceleri olmayan çöpteki mikroplara ve ağır kokuya karşı yüzlerine örttükleri bezlerle korunmaya çalışan aileler, çöpten topladıkları plastik atığın kilosunu 20, tenekenin 1,20, karton ve camın ise 50 kuruştan çöp işleten müteahhide satıyor. Çöpten topladıkları atıkların türü ve miktarına göre para kazanan aile üyelerinin günlük yevmiyesi 25-30 arasında değişiyor. Çöpteki uzun ve yorucu mesailerinin ardından çöpün girişinde kurdukları iki gözlü naylon çadırlarda kalan yurttaşlar, kuyudan sağladıkları suyla seyyar tuvalet ve banyolarda ihtiyaçlarını karşılıyor. 

Çöpte buldukları oyuncaklarla oynuyorlar
Soğuk kış aylarında ısınmak için çadırlarda soba kuran aileler, yemeklerini çadırlarında yanı başında yaktıkları ateşin üzerinde pişiyor. Aileler bunun yanında banyo ve çamaşır için sıcak ihtiyaçlarını da ateş üzerinde kaynattıkları suyla karşılıyor. Çadırda kalan anneler ise, çöpte çalışan aile üyelerini yemek hazırlayarak, kirlenen çamaşırlarını elle yıkıyor. Ayrıca, yaşları küçük olduğu için çöpte çalışmayan çocuklar ise, çöpte buldukları oyuncaklarla oynuyor. Kaldıkları yerin beldeden 4 km uzaklıkta, resmi ikametgahların olmaması ve okula giden her bir çocuk için aylık 150 TL servis ücreti istenmesi nedeniyle aileler, çocuklarını okula gönderemiyor. 
'Okumak isterdim ama...'
Maddi imkansızlıklar nedeniyle ilköğretim okulundan mezun olduktan sonra maddi imkansızlar nedeniyle liseye devam edemeyen 19 yaşındaki Kibar Seferoğlu, "7 kardeşiz. Babam yaşamını yitirmişti, evde çalışacak kimse olmadığı için okulu bıraktım. Aile yardımcı olmak için burada çalışıyorum" dedi. Seferoğlu, "Ağır çuvalları biz kaldırıyoruz. Malları arabaya biz yüklüyoruz. Tehlikesi var. Kokusu var, mikrobu var. Maddi imkanlarımız iyi olsaydı bu işte çalışmaz okulumu okumak isterdim" diye konuştu.

 Mehmet Altundağ ise, "Karın tokluğuna çalışıyoruz. Sosyal güvencemiz yok. Mikrop içinde yaşıyoruz. Çöpün içinde insan ne kadar rahat eder ki. Ev çadır kaldığımız de çöpün içinde. Suyumuzu kuyudan karşılıyoruz. Çamaşırları elle yıkamak zorundayız. Yağmur yağdığında çadırların için suyla doluyor. Havalar soğuk" dedi. 

Çöplerdeki atıkların toplama merkezine gelmeden önce başkaları tarafından toplandığı için çöpten para kazanabilecekleri malzeme bulamadıklarını aktaran Altundağ, "Bunun yanında belediye çöp sahasını greyderle sürüyordu. Şimdi onu da kaldırdı" diye belirtti. 

cop-icinde-yasam-2.jpg

cop-icinde-yasam-3.jpg

cop-icinde-yasam-4.jpg

cop-icinde-yasam-5.jpg

cop-icinde-yasam.jpg

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.