1. YAZARLAR

  2. Mehmet Veysi MALKOÇ

  3. Çağların değişmeyen hastalığı “Irkçılık”
Mehmet Veysi MALKOÇ

Mehmet Veysi MALKOÇ

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Çağların değişmeyen hastalığı “Irkçılık”

A+A-

Bundan beş yıl önce Karaman’ın Sarıveliler ilçesinde bir şantiyede görev yapıyordum. Kaldığımız yer 2-3 bin nüfuslu küçük bir beldeden ibaretti. İş dönüşünde zaman zaman beldede kaldığımız eve yakın bir camiye akşam ve yatsı namazlarını cemaatle kılmak için gidiyordum. Küçük bir yer olduğu için yabancı bir kişi geldiğinde rahatlıkla tanınabiliyor.

İlk önceleri pek önemsemediler ancak ara ara da olsa devamlı gidince yüzünüz ister istemez dikkat çekmeye başlıyor. Genelde her tarafta olduğu gibi burada da camiye gelenlerin yaşlarının 60-70 civarında sakallı ve yaşlı kişilerden oluştuğu görülüyor.

Her neyse, bir gün yatsı namazından çıkarken etrafımı cami cemaatinden bazı kişiler sardı. Nereli olduğumu ve ne iş yaptığımı sordular. Kendilerine” Mühendis” ve “Diyarbakırlı” olduğumu söyleyince emin olunuz hortlak görür gibi ayakkabılarını aldıkları gibi kaçarcasına yanımdan uzaklaştılar. Daha önce buna benzer birçok davranışla karşılaşmama rağmen ilk defa bu kadar kendimi aşağılanmış ve ötekileştirmiş gördüm. Buram buram ırkçılık kokan bir davranışı iliklerime kadar hissettim.

Sizin Müslüman olmanız, namaz kılmanız, bu ülkeye bağlı sadık bir vatandaş olmanız, eğitimli olmanız bu kişiler için hiçbir anlam ifade etmiyor ve algılarına yerleşen; Siz eğer “Kürt” iseniz ve özellikle “Diyarbakır”lı iseniz “PKK” ve “Terörist” imajı hafızalarından bir türlü silinmiyor. Herkese toptancı bir yaklaşımla bakıyorlar.

Ne yalan söyleyeyim ondan sonra cuma günleri hariç artık camiye gitmedim ve gitmek istemedim. Vakit namazlarını evde kılmaya devam ettim. Çünkü artık kendimi yalnız hissetmeye ve tedirginlik duymaya başladım. Zaten Karadeniz’den sonra en çok ırkçılığa varan milliyetçi akımların yoğunluk bulduğu bölge İç Anadolu ve Toroslar bölgesi olduğu biliniyor.

Özellikle sosyal medyanın yoğun olarak kullanıldığı bu çağda ırkçılık akımları gittikçe zemin bulmaya başladı. Gün geçmiyor ki, ülkenin batısında ve özellikle Karadeniz bölgesinde mevsimlik işçilere yönelik bir saldırı haberi olmasın. Eskiden bireysel vakalar olurken, son yıllarda mevcut siyasal iklimden güç alan kişiler bu saldırıları olağanlaştırmaya başladı.

Önce Sakarya sonra Afyon’daki mevsimlik işçilere yönelik saldırılar bu durumun ulaştığı vahameti açıkça gösteriyor. Son olarak kim olduğu, kim tarafından yönlendirildiği bir kadının “Bozkurt” işaretleri altında Kürtlerin namusuna dil uzatması ve katledilen mevsimlik işçilere yönelik eylemi türküler ve küfürler altında kutlaması toplumsal birliğe vurulmuş bir darbedir.

Selam ve dua ile…

Mehmet Veysi MALKOÇ

İnşaat Mühendisi-Yazar

Bu yazı toplam 6837 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.