Çandar’dan Meclis’te sert Suriye uyarısı: “Şam’ın kazancı sanılan, Türkiye için stratejik bir kayıptır”
TİGRİS HABER - Çandar, konuşmasında Suriye’de yaşanan gelişmeleri değerlendirerek Ankara’nın Suriye ve İsrail politikasını sert sözlerle eleştirdi, Türkiye açısından oluşan risklere dikkat çekti.
Suriye’de gelinen noktanın Türkiye için ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurgulayan Çandar, iktidar sıralarına seslenerek, “Şu sıralarda Şam’ın kazanmış görüntüsünü kendi kazancı gören zihniyete hitap etmek istiyorum. Bu, Türkiye’deki Kürtlerle büyük bir duygusal kopuş pahasına olacak bir durumdur. Stratejik olarak bakıldığında bu bir kazanç değil, çok ciddi bir kayıptır” dedi.
“Afrika Boynuzu’nda hassas, Suriye’de değil”
Çandar, Türkiye’nin İsrail’in Afrika Boynuzu’ndaki faaliyetlerine karşı çıkarken Suriye söz konusu olduğunda aynı hassasiyeti göstermediğini savundu. Geçmişte İsrail’in Somaliland’ı tanıma yönündeki açıklamalarını hatırlatan Çandar, bu gelişmelerin Türkiye-İsrail çekişmesinin Afrika Boynuzu’na kadar uzandığı şeklinde yorumlandığını anımsattı. Buna karşın Suriye’de İsrail ile Şam yönetimi arasında kurulan temaslara Ankara’nın sessiz kaldığını söyledi.
“Golan fiilen devredilirken Türkiye sessiz”
6 Ocak’ta Paris’te, ABD himayesinde Suriye geçici yönetimi ile İsrail arasında imzalandığını belirttiği anlaşmaya dikkat çeken Çandar, bu anlaşma kapsamında istihbarat iş birliği ve diplomatik ilişkilerin önünün açıldığını ifade etti. Çandar, “Şam’daki rejimin işgal altındaki Golan’ı haritalardan çıkarmasına, fiilen İsrail’e devretmesine Türkiye’nin hiç ses çıkarmadığını görüyoruz” dedi.
“Konu Kürtler olunca tüm güç Şam’ın arkasına kondu”
Ankara’nın, Suriye Kürtleri söz konusu olduğunda tavrını sertleştirdiğini söyleyen Çandar, Şam’daki geçici yönetime koşulsuz destek verildiğini savundu. DEM Parti olarak defalarca uyarıda bulunduklarını belirten Çandar, bu yaklaşımın Türkiye’de Kürt-Türk kardeşliğine ve 2024 Ekim’inde başlatılan “Süreç”e zarar verdiğini ifade etti.
“İsrail’in istediği noktaya gelindi”
Uyarılarının dikkate alınmadığını söyleyen Çandar, “Süreç karşıtlarının ve başta İsrail olmak üzere provokasyon odaklarının istediği noktaya gelinmiştir” dedi. Suriye Kürtlerine yönelik tehdit dilinin Türkiye’deki Kürtleri incittiğini vurgulayan Çandar, Nusaybin-Kamışlı, Suruç-Kobani örnekleriyle sınırların halkların gönlünde bir karşılığı olmadığını dile getirdi.
“Ankara, Kürt temsilcileriyle neden görüşmedi?”
Çandar, iktidarın Şam’daki geçici yönetime gösterdiği ilginin en azından yarısının Suriye Kürtlerinin temsilcilerine gösterilmesi gerektiğini söyledi. İlham Ahmed ve Mazlum Abdi’nin Ankara’ya davet edilmesi çağrısını yineleyen Çandar, bu temasların bilinçli olarak ABD ve Fransa’ya bırakıldığını savundu.
“En büyük tehlike Arap-Kürt savaşı”
Konuşmasının en çarpıcı bölümlerinden birinde Çandar, Suriye’nin önündeki en büyük riskin bir Arap-Kürt savaşı olduğunu belirtti. Şam yönetiminin Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelere topyekûn saldırması halinde iç savaşın yeniden başlayacağı uyarısında bulundu. Kobani’de yüz binlerce kişinin su ve elektriğinin kesildiğini hatırlatan Çandar, “Sırtları duvara dayanırsa Kürtler savaşacaktır” dedi.
“Yeni göç dalgaları kapıda olabilir”
Olası bir çatışmanın tüm Kürt coğrafyasını etkileyeceğini ifade eden Çandar, Irak Kürtlerinin de dayanışma gösterileri düzenlediğini söyledi. Roj Peşmergeleri’nin Suriye’ye girmesi ya da Suriyeli Kürtlerin Türkiye’ye sığınması ihtimallerini gündeme getiren Çandar, iktidara “Buna nasıl karşılık vereceksiniz?” sorusunu yöneltti.
“Turgut Özal’dan ders alın”
1988’deki Halepçe Katliamı ve Anfal sürecini hatırlatan Çandar, Türkiye’nin geçmişte Kürt göçmenlere kapılarını açtığını anımsattı. Şam’daki geçici yönetimin Vakıflar Bakanlığı’nın yayımladığı ve Anfal Suresi’ne atıf yapan genelgeye dikkat çeken Çandar, bunun Kürtler açısından son derece ürkütücü bir mesaj taşıdığını söyledi.
“Hâlâ vakit var”
Konuşmasını sert bir çağrıyla bitiren Çandar, iktidara seslenerek şunları söyledi:
“Şam’ın kazandığı izlenimini kendi kazancı sananlar büyük bir yanılgı içindedir. Bu yol, Türkiye’deki Kürtlerle derin bir duygusal kopuşa çıkar. Bu bir kazanç değil, ağır bir stratejik kayıptır. Süreç karşıtları bugün ellerini ovuşturuyor. Uyanın. Hâlâ vakit var. Geri dönülmez bir yolda değilsiniz. Süreci kurtarabilirsiniz.”
Kaynak:Haber Merkezi




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.