1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR

  3. “Cezasızlık kültürü erkek şiddetini cesaretlendiriyor”
“Cezasızlık kültürü erkek şiddetini cesaretlendiriyor”

“Cezasızlık kültürü erkek şiddetini cesaretlendiriyor”

Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi adına Av. Aslı Pasinli, Avukat Müzeyyen Boylu cinayetiyle ilgili kamuoyunu bilgilendirdi.

A+A-

Pasinli, kadınların şikayetleri üzerine gerekli özen ve yükümlülüklerin gösterilmemesine dikkat çekerek, “Kadınların ihtiyacı olan koruma mekanizmaları layıkıyla işletilmemektedir. Tutuklama kurumunun erkek fail üzerinde etkin bir şekilde uygulanmaması, kadın üzerinde baskı kurmaya devam etmesine neden olmakta ve kadını şikayeti konusunda dirençsiz bırakarak şikayetinden vazgeçirmeye zorlamaktadır. Etkisiz ve yetersiz soruşturmalarla caydırıcı cezaların verilmemesi nedeniyle ortaya çıkan cezasızlık kültürü de erkekleri şiddet uygulama ve öldürme konusunda cesaretlendirmektedir” dedi. 

Tahir Elçi’nin katledilişinin 177. Haftasında da meslektaşları tarafından anıldı. Elçi anmasında bu hafta, doktor eşi tarafından 11 kurşunla katledilen Avukat Müzeyyen Boylu cinayetiyle ilgili Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi adına Av. Aslı Pasinli bilgilendirmede bulundu.

“Adli Tıp hiçbir işlem yapmıyor”

 Anma etkinliğinde konuşan Baro Yönetim Kurulu Üyesi Av. Muhlis Oğurgül şunları söyledi: “Başkanımız Sayın Tahir Elçi’nin katledilmesinin üzerinden tam 177 hafta geçti. Faillerin tespit edilip yargı ününe çıkarılması için baro olarak soruşturma dosyasına çok sayıda talebimiz oldu. Tüm taleplerimize rağmen maalesef etkin bir soruşturma yürütülmedi.  Yine baromuzun çabasıyla Londra Üniversitesi Adli Mimarlık Bölümüne hazırlatılan rapor baromuz tarafından dosyaya sunulmuştur. Dosyaya sunulan uzmanlık raporuna rağmen tek bir kişinin dahi şüpheli sıfatı ile ifadesi alınmadan Savcılıkça dosya bir kül halinde Adli Tıp kurumuna gönderilmiş olup bu konudaki rapor bekleniyor gerekçesi ile hiçbir işlem yapılmamaktadır. Bu nedenle raporun ivedi bir şekilde hazırlanarak dosyanın soruşturma makamına bir an önce gönderilmesini talep etmekteyiz.  Değerli Başkanımızı bir kez daha saygıyla anıyor, faillerinin yargı önünde cezalandırılacağı ana dek bu işin peşini bırakmayacağımızı yeniliyoruz.”

Oğurgül’ün ardından Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi adına Av. Aslı Pasinli, Avukat Müzeyyen Boylu cinayetiyle ilgili kamuoyunun doğru ve sağlık bilgilendirilmesi kapsamında söz aldı.

erkek-siddeti-baro.jpg

 

“Fail, Müzeyyen’i davasından vazgeçirmek için sürekli tehdit, şantaj ve iftiralarda bulunmuş”

Pasinli, şunları söyledi: “Diyarbakır Barosu üyesi arkadaşımız Avukat Müzeyyen Boylu 19 Mayıs 2019 tarihinde boşanma davası sürerken, boşanma dosyasının davalısı Mesut Issı tarafından katledilmiştir. Kadının insan haklarının korunması ve kadına yönelik şiddetle mücadele alanında çalışma yürüten biz Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Danışma ve Uygulama Merkezi olarak bugün meslektaşımız, arkadaşımız Müzeyyen Boylu için buradayız. Müzeyyen Boylu cinayetine ve devam eden soruşturmaya dair kamuoyunu kısaca bilgilendirme zorunluluğumuz doğmuştur:

Müzeyyen Boylu 08.06.2012 tarihinde fail Mesut Issı ile evlenmiştir. Bu evlilik süresince sistematik olarak şiddete maruz kalmıştır. 16 Şubat 2018 tarihinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle Diyarbakır’da boşanma davası açmıştır. Fail başından itibaren boşanmak istememiş, Müzeyyen’i davasından vazgeçirmek için şiddet uygulayarak sürekli tehdit, şantaj ve iftiralarda bulunmuştur. Fail defalarca Müzeyyen’in annesi ile beraber yaşadığı evi basarak boşanmaktan vazgeçirmek için baskı kurmuştur. Boşanma davası devam ederken müşterek iki çocuğun geçici velayeti Müzeyyen’e verilmiş olmasına rağmen failin çocukları kaçırması üzerine Müzeyyen 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesine dair kanun kapsamında ‘’çocuklarla failin kişisel ilişkinin kaldırılması’’ ve ‘’kendisi için de koruma tedbirlerine’’ başvurmuştur. Müzeyyen hakkında talebine rağmen sadece 15 gün gibi kısa, ihtiyacını karşılamayan ve işlevsiz kalan önleyici tedbir kararı verilmiştir.

“11 kurşun yarası ile Müzeyyen’i katletmiştir”

 14 Nisan 2019 tarihinde fail, Müzeyyen ve annesinin beraber yaşadığı evi basarak Müzeyyen’i darp etmiş ve tehditler savurmuştur. Müzeyyen bu olay üzerine emniyete giderek şikayetçi olmuştur. Cinayetten 13 gün önce yani 6 Mayıs 2019 tarihinde devam eden boşanma davasının duruşması yapılmıştır. Fail boşanmak istemediğini yinelemiştir. 19 Mayıs 2019 tarihinde müşterek çocuğun yılsonu gösterimi çıkışı, saat 14:20 sıralarında Diyarbakır ili Kayapınar İlçesi Diclekent Caddesi 252. Sokakta çocukların gözleri önünde Müzeyyen Boylu, fail Mesut Issı tarafından tasarlayarak, canavarca hisle güpegündüz sokak ortasında katledilmiştir. Fail hedef gözetmek suretiyle her biri bağımsız nitelikte öldürme kastı, isteği ve iradesiyle 11 kurşun yarası ile Müzeyyen’i katletmiştir. Cinayete müdahale etmek isteyen görgü tanıklarının ifadesine göre, fail Müzeyyeni vurduktan sonra etraftan yaklaşmaya çalışan insanlara silah doğrultarak “yaklaşma sana da sıkarım” diye soğukkanlılıkla tehditler savurmuştur. Cinayetin ardından fail büyük bir soğukkanlılıkla çocukları da alıp olay yerini aracıyla terk etmiştir. Fail çocukları ve aracını bıraktıktan sonra kıyafetini değiştirip ticari taksi ile saat 15:00 sıralarında cinayette kullandığı silahla beraber emniyete teslim olmuştur. Soruşturma dosyasına olay yerine ait kamera görüntüleri girmiştir.”

“Cezasızlık kültürü erkek şiddetini cesaretlendiriyor”

Kadın cinayetlerinde erkek şiddeti kadar devlet mekanizmalarının da sorumluluğunun olduğunun vurgulandığı açıklamada, “Kadınların şikayetleri üzerine gerekli özen ve yükümlülüklerin gösterilmemesi sonucu kadınların ihtiyacı olan koruma mekanizmaları layıkıyla işletilmemektedir. Tutuklama kurumunun erkek fail üzerinde etkin bir şekilde uygulanmaması, kadın üzerinde baskı kurmaya devam etmesine neden olmakta ve kadını şikayeti konusunda dirençsiz bırakarak şikayetinden vazgeçirmeye zorlamaktadır. Etkisiz ve yetersiz soruşturmalarla caydırıcı cezaların verilmemesi nedeniyle ortaya çıkan cezasızlık kültürü de erkekleri şiddet uygulama ve öldürme konusunda cesaretlendirmektedir.  Kadınların hak arama mücadelesi önündeki bürokratik engeller, işlevsiz ve kısa süreli göz boyayan tedbirler, boşanmaların önlenmesine dair iktidar söylemleri, uzayan yargılama süreçleri, taleplerin sonuçsuz kalması kadınları yıldırarak adalete olan inançlarını zedelemekte ve erkek şiddeti karşısında yalnızlaştırmaktadır.” denildi.

“Ulusal yas ilan edilmeli”

Türkiye’nin taraf olduğu İstanbul Sözleşmesi ile şiddete sıfır tolerans taahhüdünde bulunulduğunun vurgulandığı açıklama şöyle sonlandırıldı: “Her geçen gün artan kadın cinayetlerine karşı net tutum almak ve yaşanılan bu cinayetlerin bütün toplumu ilgilendiren hayati bir mesele olduğuna dikkat çekmek adına ULUSAL YAS ilan edilmelidir.”

(Haber Merkezi)

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.