CHP Diyarbakır İl Kadın Kolları Başkanı Güler Koçyiğit istifa etti
TİGRİS HABER - Güler Koçyiğit tarafından yapılan açıklama şöyle:
“Cumhuriyet Halk Partisi Diyarbakır İl Kadın Kolları Başkanlığı görevini büyük bir onur, inanç ve sorumluluk duygusuyla yürüttüm. Bu süreçte tek gayem; Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve kadınların eşit temsil mücadelesine katkı sunmak oldu.
“BU KARARIN TEMEL NEDENİ; HUKUKİ VE SİYASİ TABLODUR”
Ancak gelinen noktada, vicdanımın, siyasi ahlak anlayışımın ve hukukçu kimliğimin bana yüklediği sorumluluk gereği, Cumhuriyet Halk Partisi Diyarbakır İl Kadın Kolları Başkanlığı görevimden ve Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyuna saygıyla bildiriyorum.
Bu kararın en temel nedeni; partimizin içine sürüklendiği hukuki ve siyasi tablodur.
Kamuoyunda “butlan kararı” olarak bilinen sürecin, yalnızca hukuki tartışmaların konusu olmadığı açıktır. Bu süreç; milyonlarca üyenin iradesini, parti içi demokrasiyi ve toplumun değişim umudunu derinden yaralamıştır. Ben, bu kararın hukuki meşruiyetinin tartışmalı olduğu kadar, siyasi meşruiyetinin de bulunmadığı kanaatindeyim.
Türkiye’nin her geçen gün daha fazla demokrasiye, daha fazla hukuka ve daha güçlü bir muhalefete ihtiyaç duyduğu bir dönemde; iktidar alternatifi olma iddiasındaki bir partinin bu şekilde iç tartışmaların ve yargı süreçlerinin merkezine sürüklenmesi, en büyük zararı ülkeye ve demokrasiye vermektedir.
Siyaset, kişisel hesapların değil; halkın umutlarının omuzlarda taşındığı bir mücadeledir. Milyonların değişim beklentisini gölgeleyen, partiyi bölen ve toplumsal güveni zedeleyen hiçbir girişimin tarih önünde haklılık kazanacağına inanmıyorum.
“BEN MÜCADELEMİ HİÇBİR ZAMAN MAKAMLAR İÇİN VERMEDİM”
Hiç kimse, Cumhuriyet Halk Partisi’ni kişisel ikbal mücadelelerinin alanı hâline getirme hakkına sahip değildir. Çünkü bu parti; bir kişinin değil, Cumhuriyet’i kuran iradenin, demokrasi mücadelesi veren milyonların ortak emanetidir.
Bugün yaşananların yalnızca partiye değil, Türkiye’nin demokratik geleceğine de zarar verdiğini düşünüyorum. Buna sebep olanları ne tarih ne de bu ülkenin vicdan sahibi insanları unutacaktır. Toplum, kendi umutlarını zedeleyenleri günü geldiğinde mutlaka vicdan terazisinde değerlendirecektir. Ben mücadelemi hiçbir zaman makamlar için vermedim. Bundan sonra da hukukun üstünlüğünü, demokrasiyi, kadınların eşitlik mücadelesini ve Cumhuriyet değerlerini savunmaya aynı kararlılıkla devam edeceğim.
Görev yaptığım süre boyunca bana güvenen, birlikte yol yürüdüğüm tüm yol arkadaşlarıma ve desteklerini esirgemeyen herkese yürekten teşekkür ediyorum.” (Haber Merkezi)
Kaynak:Haber Merkezi




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.