1. YAZARLAR

  2. Uzm. Kl. Psk. Büşra Akgün

  3. Çocuklarda İştahsızlık ve Psikolojik Tedavisi
Uzm. Kl. Psk. Büşra Akgün

Uzm. Kl. Psk. Büşra Akgün

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Çocuklarda İştahsızlık ve Psikolojik Tedavisi

A+A-

Günümüzde aileler tarafından en çok şikayet edilen konulardan biri olan çocuklarda ki iştahsızlığı 3 temel faktörde inceleyebiliriz.

1. Çocukla ilgili faktörler

2. Aile ile ilgili faktörler

3. Çevre ile ilgili faktörler

 

Çocuklar İlgili Faktörler

 

Mümkün olduğunca yenidoğan bebeğin beslenmesi anne sütü ile olması gerekir ve anne sütü çocuğun beslenmesinde yeterli olmazsa adapte mamalar ile bebeğin beslenmesi desteklenmelidir. Bebeğin yeterli beslenip beslenmediğini büyüme durumuna göre kolayca takip edilebilinir. Altıncı aydan itibaren bebeğin büyüme hızı yavaşlamaya başlar durum böyle olunca aileler çocuğun yetersiz beslendiğini düşünerek hızlıca beslenmeye odaklanmasına sebep olur. Bununla beraber hemen anne-bebek çatışması gelişir ve çocuk beslenmeyi reddedebilmektedir. Bebek anne sütü dışında yeni gıdaları almakta isteksiz olup direnebilmektedir. Bu dönemde meyvelere, sebzelere ve tahıllara başlamak zaman almaktadır. Bu dönemde çocuğun iştahına saygılı olunarak ek gıdaları başlamak gereklidir. Çocuğun hasta olmadığı, yeni gıdaları almak için istekli olduğu zamanda tamamlayıcı beslemeye geçilmelidir. Yeni başlanmış olan besinin bebek tarafından tadının beğenilmesi bazen 10-15 kez denemeden sonra olabileceği unutulmamalıdır. Bebek büyüdükçe değişen besinlere karşı farklı sözel ve davranışsal tekileri gelişir. Bebek anneye bu dönemde bağımlıdır. Yutma ve emme davranışlarını geliştirirken bebek anne ya da bakıcısı ile iletişim içerisinde olmayı öğrenir. Hemostaz diye adlandırılan bu evrede bebek aç ve tok olduğunu belirtmeye çalışır. Beğenmediği besinlere başını çevirme, ağlama, öğürme refleksi, fazla beslenme sonrası kusma davranışı geliştirir. Bu evreyi bağımlılık evresi takip eder. Bebeğin duygusal gereksinimlerinin giderilmesi, anneye güveninin artması beslenmeyi olumlu etkilerken, bebekte endişe yaratan davranışlar, huzursuz ortam ise beslenmeyi olumsuz etkiler. Bu dönemde bebek beslenirken yeterince şefkat gösterilmeli, kendisine değer verildiği hissettirilmelidir.

 

İştahı Etkileyen Aile İle İlgili Faktörler

 

4-24 aylık 2500 bebeğin ve annelerin beslenme sırasındaki davranışlarını inceledikleri çalışmanın sonucunda; beslenmeyi pozitif yönde etkileyen en önemli faktörün annenin eğitimi olduğunu belirtmişlerdir (Hendricks ve ark.). Yine bu çalışmada eğitimli anne bebeklerinin emzirmenin başlaması ve devamında daha başarılı oldukları gösterilmiştir. Eğitimli anneler anlatılanları daha kolay pratiğe yansıtmakta ve doğal olarak çocukları da daha çok meyve ve daha az zararlı besinler tüketmektedir. Anne yaşı ne kadar fazla ise tecrübesi de o oranda artmakta sonuçta beslenme de bundan olumlu etkilenmektedir. Anne-baba ve bakıcıların çocuğa yemek yemesi için baskı kurması ya da çocuğa seçme hakkı sunmaması çocuğun otomatik olarak yemeği reddetme mekanizmanısını oluşturabilmektedir. Kreşe giden çocuklar diğer arkadaşları ile uyum içerisinde yemek ve davranışlar sergileyeceği göz ardı edilmemelidir. Çocuklar akranlarından davranışsal edinimler kazanırlar.

 

 

 

 

 

İştahı Etkileyen Çevresel Faktörler

 

Televizyon, tablet ya da telefondan video izleyerek beslenen çocukların beslenme ile ilgili doygunluk hissi uyandıran sinyalleri algılamada gecikmelerinden dolayı daha fazla kalori almaktadırlar. 3-5 yaş aralığındaki çocukların yeterince otomoni geliştirmediği için aynı anda hem televizyon hem de yemek yeme eylemini birlikte yapamadıkları için çocuktaki beslenme hareketleri gelişmeyebilir ve çocuk yemek eylemine tepkisel yaklaşabilir. Çocuğun aktif bir şekilde aktivite ve egzersiz yapması enerji açığı oluşturur ve bundan dolayı çocukta iştah artışı ve besin alımı artabilmektedir.

 

Sonuç Olarak İştahsız Çocuk İzleminde Ailelere Yapılacak Önerileri Şu Şekilde Özetleyebiliriz;

• Süt, kola, meyve suları, çay, su gibi içeceklerin tüketim sıklığı ve miktarı belirlenmeli yemek öncesi ve yemek sırasında alımları kısıtlanmalıdır.

• Besinler çocukların yiyebileceği türden ve çocuğun öncelikleri dikkate alınarak hazırlanmalı ve yemek sırasında çocuğun kendisinin yemesi teşvik edilmelidir.

• Yemek porsiyonları çocuğun isteğine göre ayarlanmalıdır.

• Öğün sırasında teklif edilmiş olan bir besin çocuk tarafından reddedilmiş ise farklı besin denenmeli ve ısrarcı olunmamalıdır. Besin belirli aralıklarla, zaman içinde çocuğa tekrar teklif edilmelidir.

• Çocuğun öğün saatleri düzenli olmalı, çocuk aile bireyleri ile aynı anda sofraya oturmalıdır. Öğün aralarında iştahını kaçıracak tatlı (şeker ve çikolata) besinler verilmemelidir. Bu konuda aile bireyleri kararlı olmalıdırlar.

• Çocuğun tabağı çocuğun ilgisini çekecek şekilde süslenmeli, kendisinin seçim yapmasına izin verilmelidir.

• Yemek sırasında çocuğun yemeğe ilgisini azaltan televizyon kapalı tutulmalıdır.

• Çocuğun beslenmesinin kalabalık ortamda, çocuklarla birlikte yapılması beslenmeyi olumlu etkileyebilir.

• Vitamin ve minerallerin eksiklik durumları dışında verilmesi önerilmemektedir.

• Az yiyen çocuklar için öğün sayısı artırılmalıdır. Gerekirse öğün içeriği modüler beslenme ürünleri ile zenginleştirilmelidir.

• Çocuğun bakımını üstlenen kişilere eğitim verilmeli, beslenmede yanlışlar uygun bir şekilde anlatılmalıdır. Anne ve bakıcı kişi bebek beslenmesinde çocukla devamlı ilişki içinde olmalı ve beslenme sağlıklı şekilde sürdürülmelidir.

 

Unutmamalıyız ki her çocukta organik sebep farklıdır ve çocuğunuzun iştahsızlığını atlatamadığını düşünüyorsanız mutlaka bir uzmandan destek alınmalıdır.

 

Bu yazı toplam 1822 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.