1. YAZARLAR

  2. Mehmet Veysi MALKOÇ

  3. Değişmez meslek “yalakalık”
Mehmet Veysi MALKOÇ

Mehmet Veysi MALKOÇ

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Değişmez meslek “yalakalık”

A+A-

Bazı bilim adamları “Yalakalık” üzerine yaptığı çalışmalarda bunun tam olarak neye karşılık geldiğini tespit edebilmiş değildir. Bazıları bunun bir patolojik rahatsızlık yani bilinen bir terimle “psikolojik hastalık” olduğunu söylüyor, bazı bilim adamları ise bunun kişinin karakter yapısıyla alakalı bir bozukluktan kaynaklandığını söylüyor. Birçok kimse de buna geçerli bir  “Meslek” gözüyle bakıyor…

Fakat kim nasıl bunu adlandırırsa adlandırsın tarihler boyunca bu çirkin davranışların süregeldiğini ve her zaman güç ve saltanat sahiplerinin nezdinde geçer akçe olduğu görülüyor.

Yalakalık ve yağcılık, kendisine saygısını kaybetmiş insanların kendi çıkarları uğruna başkalarına gereksiz ya da hak etmediği iltifatlarda bulunmasının adıdır. Kısaca dalkavukluktur. Bir kısım insanlara göre de bu bir sanattır.

Herkesin yapabileceği, öğrenebileceği bir şey de değildir. Bu sanat sahibinin sırtı yere gelmez. Kişiyi basamakların en yükseğinde tutar. İnsanlığın var oluşundan beri müşterisi vardır. Petrol ve maden gibidir. Janjanlı ambalajlı hediye paketi gibidir, alıcısını sevindirir.

Ama yine de Allah kimseyi bu sanat erbabının yanına düşürmesin. Kimileri bu durumu “nokta kadar menfaatler için virgül gibi eğilenlerin durumu” diye de tabir eder. Bazıları için yalakalık bir yaşam biçimi olmuştur. Onlar yalakalık yaptıklarının farkında bile değildir. Onların kanına işlemiştir yalakalık yapmak. Büyük ihtimalle bu, onların genlerinden geliyor olsa gerek…

Yalakaların eğitimlisi, eğitimsizi olmaz. Bu tür insanlar Doktor, Avukat, Mühendis ya da Genel Müdür olabileceği gibi bir işçi, bir çöpçü, bir esnaf, bir siyasetçi ya da sıradan biri de olabilir. Çünkü mesleği ve konumu ne olursa olsun bu çeşit kimseler için nihai hedef yalaklık yaptığı mercilerden bir şeyler koparmak ve kendine göre kazanımlar elde etmektir!

Peki ya yalakalıktan hoşlananlara ne demeli?

Hele bir toplum düşünün ki, tarihsel geçmişinde var olan ve özellikle padişahlık dönemlerinde “Dalkavukluk” diye bir mesleğin olduğu bir gelenekten geliyorsa;

Onlarda makamı mevkii ne olursa olsun, bence aslında çok uyanık kimselerdir ki O yalakalardan sonuna kadar yararlanıp kullanırlar. Ve onlara ufak tefek menfaatler sağlarlar. Kısaca her iki taraf içinde utanç verici bir durumdur. Bütün bu bilgiler ışığında şunu söylemek mümkündür;

***Yalaka insanlar sürekli yanardönerdir. Hiçbir zaman topluma güven vermezler…

***Yalaka insanlar son derece kişiliksiz bir yapıya sahiptirler…

***Yalaka insanlar her zaman dost bildiklerini yarı yolda bırakır başkalarıyla yola çıkarlar…

***Yalaka insanların hiçbir zaman gerçek dostları olmaz, asıl dostları her zaman çıkarları olur…

***Yalaka insanlar her zaman kirlenmiş mendil gibi kullanılıp çöpe atılırlar…

Onun için kim olursa olsun toplumun ahlak yapısını büyük oranda dejenere eden bu utanç verici davranış sahiplerinden uzak duralım. Zira bunlardan ne devlete ne topluma ne de kişiye hayır gelmez…

Bu da benim kişisel düşüncem hatta bütün dostlara naçizane tavsiyem…

 

Mehmet Veysi MALKOÇ

İnşaat Mühendisi-Yazar

NOT: Bu yazıdaki bazı kelimeler “Arguvan Haber” den alıntılanmıştır.

Bu yazı toplam 5335 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.