DEM Parti Eş Genel Başkanlarından NATO zirvesi öncesi gözaltılara tepki

DEM Parti Eş Genel Başkanlarından NATO zirvesi öncesi gözaltılara tepki
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen ev baskınları ve gözaltılara ilişkin sert açıklamalarda bulundu.

TİGRİS HABER - Sosyal medya platformu X üzerinden yapılan açıklamalarda, yaşanan gelişmelerin “örgütlü bir baskı politikasının parçası” olduğu ifade edildi.

“BASKI HAYATIN HER ALANINI KUŞATIYOR”

Eş Genel Başkan Tülay Hatimoğulları, son dönemde artan gözaltı ve müdahalelere dikkat çekerek, ülkede giderek genişleyen bir baskı ortamının oluştuğunu savundu. Hatimoğulları, NATO Zirvesi gerekçesiyle yürütülen uygulamaların yalnızca güvenlik tedbiri olmadığını belirterek, “Baskı, sokaktan akademiye, sahneden basına kadar hayatın her alanını kuşatıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Hatimoğulları açıklamasında, akademisyen Sibel Özbudun ve yazar Temel Demirer’in gözaltına alınması, akademisyen Bülent Bilmez’in görevden uzaklaştırılması ve komedyen Deniz Göktaş’ın tutuklanmasının münferit olmadığını ifade etti. Ayrıca bazı medya platformlarına erişim engeli getirilmesini de eleştiren Hatimoğulları, bu adımların “hakikatin sesini kısmaya yönelik” olduğunu dile getirdi.

Ekonomik krize de değinen Hatimoğulları, “Gençler geleceksizlikle, emekçiler yoksullukla mücadele ederken iktidarın önceliği değişmiyor. İtirazı bastırmak ve düşünceyi cezalandırmak yerine ülkenin demokrasiye, özgürlüğe ve adalete ihtiyacı var” ifadelerini kullandı.

BAKIRHAN: “ÜLKE GÖZALTI MERKEZİNE ÇEVRİLDİ”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da açıklamasında, NATO Zirvesi’nin gerekçe gösterilerek geniş çaplı gözaltı operasyonlarının yapıldığını belirtti. Bakırhan, “Adı konulmamış sıkıyönetim günlerinden geçiyoruz. Ülke adeta baştan sona gözaltı merkezine çevrildi” dedi.

Bakırhan, akademisyenler, gazeteciler, sanatçılar ve siyasetçilere yönelik işlemleri eleştirerek, bu uygulamaların ifade özgürlüğüne zarar verdiğini savundu. Gözaltı ve erişim engellerinin, toplumda farklı seslere yönelik tahammülsüzlüğün göstergesi olduğunu ifade etti.

Ekonomik sorunlara da değinen Bakırhan, hükümetin önceliklerini eleştirerek, “Ülke ekonomik kriz, adaletsizlik ve gençlerin geleceksizliğiyle mücadele ederken, iktidar enerjisini muhaliflere yönelik operasyonlara harcıyor. Bu bir güç göstergesi değil, zayıflıktır” değerlendirmesinde bulundu.

“DEMOKRASİ VE ADALET VURGUSU”

Her iki eş genel başkan da açıklamalarında, akademisyenler, sanatçılar, gazeteciler ve muhaliflere yönelik baskıların sona erdirilmesi çağrısında bulundu. Açıklamalarda, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu temel unsurların demokrasi, özgürlük, adalet ve barış olduğu vurgulandı.

Kaynak:Mezopotamya Ajansı

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.