DEM Parti’den 1 Mayıs çağrısı: Taksim ve tüm alanlar işçilere açılmalı

DEM Parti’den 1 Mayıs çağrısı: Taksim ve tüm alanlar işçilere açılmalı
DEM Parti Emek Komisyonu Eş Sözcüleri Sevtap Akdağ Karahalı ve Mehmet Bozgeyik, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'ne ilişkin basın toplantısı düzenledi.

TİGRİS HABER - DEM Parti Emek Komisyonu Eş Sözcüsü Mehmet Bozgeyik, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde Taksim Meydanı'nın işçilere, emekçilere açılması gerektiğini ifade ederek, "İktidara gelirken özellikle yasaklara karşı demokrasiyi hayata geçireceğini savunan iktidar, maalesef 23 yıldır hala bu yasakçı zihniyetin devam etmesi yönünde bir anlayışla ülkeyi yönetmeye çalışıyor" dedi. DEM Parti Emek Komisyonu Eş Sözcüsü Sevtap Akdağ Karahalı da Türkiye'de iktidarın politikalarının 20 yılı aşkın süredir emeği değersizleştiren, açlığı, yoksulluğu kalıcılaştıran bir düzen yarattığını belirterek, "Ücretler erirken sermaye büyüdü. Emekçiler yoksullaşırken bir avuç ayrıcalıklı kesim kar rekorları kırıyor. Zenginliğine zenginlik katıyor. Devlet ve sermaye işbirliği ile asgari ücret ülke tarihinde ilk kez açlık sınırının altına düştü" diye konuştu.

Sevtap Akdağ Karahalı, bu yıl ekmeğe, barışa, adalete aç milyonların ortak sesiyle 1 Mayıs alanlarında olacaklarını belirterek "Çok kutuplu güç dengeleri arasında emperyalist savaş politikalarının derinleştiği, bölgesel krizlerin büyüdüğü, sömürünün, yoksulluğun ve eşitsizliğin derinleştiği, hukuksuzluğun ve adaletsizliğin yaşamlarımızı kuşattığı ama aynı zamanda direnişlerin de büyüdüğü bir dönemde karşılıyoruz 1 Mayıs'ı. Orta Doğu'da süren savaşlar yalnızca sınırları değil, halkların yaşamlarını da parçalıyor. Emperyalist müdahaleler ve işbirlikçi bölgesel iktidarların savaş politikaları; yoksulluğu derinleştiriyor, göçü büyütüyor ve emeği daha da güvencesiz hale getiriyor" dedi.

Bölgesel savaşın ateşinin yaygınlaşma ihtimalinin yalnızca halkların yaşamını değil ekmeğini, geleceğini ve barış umudunu da tehdit ettiğini söyleyen Akdağ Karahalı, "Savaşın olduğu yerde emek sömürüsü artar. Haklar gasp edilir. Halkların geleceği karartılır. Bu nedenle 1 Mayıs'ta 'barışı savunmak emeği savunmaktır' diyoruz. Biz ülkemizde, bölgemizde, dünya barışını savunuyoruz ve barış için mücadele ediyoruz. O nedenle bu yıl 1 Mayıs'ta ana sloganlarımızdan bir tanesi 'barış' olacak" ifadelerini kullandı.

"Asgari ücret, temel ücret haline getirilmiş durumda"

Akdağ Karahalı, Türkiye'de iktidarın politikalarının 20 yılı aşkın süredir emeği değersizleştiren, açlığı, yoksulluğu kalıcılaştıran bir düzen yarattığını kayderek, şöyle devam etti:

"Ücretler erirken sermaye büyüdü. Emekçiler yoksullaşırken bir avuç ayrıcalıklı kesim kar rekorları kırıyor. Zenginliğine zenginlik katıyor. Devlet ve sermaye işbirliği ile asgari ücret ülke tarihinde ilk kez açlık sınırının altına düştü. Açlık sınırı bugün 30 bin liraya dayanmışken 28 bin 75 liralık asgari ücret milyonları açlığa mahkum ediyor. Üstelik asgari ücret, temel ücret haline getirilmiş durumda ve tüm emekçiler yoksullukta eşitlenmiş durumda. Emeklilerin durumu daha zor. Milyonlarca emekli 20 bin lira ile yaşam mücadelesi veriyor. Genç işsizliği tavan yaptı. Her dört gençten biri işsiz. Çocuk yoksulluğunda rekor koşuyoruz. Her üç çocuktan biri yoksul. Engeller yaşamın ve istihdamın dışına itiliyor ancak her beş engelliden bir tanesi istihdam edilebiliyor, işe kavuşabiliyor. Alım gücü karşısında ücretler her gün biraz daha erirken emeğin değeri sistematik olarak düşürülüyor."

Gerçek bir demokrasinin ancak halkların eşitliği ve özgürlüğü ile mümkündür olacağını dile getiren Akdağ Karahalı, "Toplumsal muhalefet üzerindeki baskılar her geçen gün artıyor. Siyasi saiklerle yürütülen davalar hız kesmiyor. Tutuklanan gazeteciler, sanatçılar, avukatlar, siyasetçiler, belediye başkanları kervanına her gün bir yenisi ekleniyor. İşçi emekçilerin sendikal örgütlenme, grev ve toplu sözleşme hakkı fiilen ortadan kaldırılıyor. İşte bu nedenle adalet olmadan hakça paylaşım olmaz. Hak mücadelesi baskı altında kalır ve adalet sağlanmaz, demokrasi sağlanmaz. Bu nedenle 1 Mayıs'ta temel çağrılarımızdan bir tanesi 'adalet' olacak" diye konuştu.

Bozgeyik: "Yasakçı tutum, anlayış devam ediyor"

DEM Parti Emek Komisyonu Eş Sözcüsü Mehmet Bozgeyik de, "Çok yoğun bir yoksulluk, işsizlik ve güvencesizlik var. Geçinememe sorunu her geçen gün daha fazla artıyor. DEM Parti olarak ülkenin her yerinde, her alanında işçilerle, emekçilerle güçlü bir 1 Mayıs'ın örgütlenmesi noktasında 12 Nisan'da da tüm illerde, yerellerde startımızı vereceğimizi, bildirilerimizle, afişlerimizle çarşıda, pazarda, fabrika önlerinde işçilerle buluşarak bu 1 Mayıs'ı çok güçlü bir şekilde ortak mücadele, bir arada yaşam ve demokratik bir Türkiye, demokratik bir cumhuriyetin de inşa edilmesi noktasında taleplerimizde güçlü bir şekilde alanda olacağız" diye konuştu.

AK Parti iktidarının yasakçı bir tutum izlediğini söyleyen Bozgeyik, şunları kaydetti:

"Dünyanın birçok yerinde 1 Mayıs kutlamaları, mitingleri, açıklamaları o kentin en görkemli alanlarında yapılır. Türkiye'de de İstanbul 1 Mayıs'ı tarihsel anlamda da 1 Mayıs dediğimizde Taksim alanı işçiler, emekçiler ve DEM Parti açısından da önemli bir alan ancak uzun süreden beri hem Anayasa Mahkemesi kararları, hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına rağmen bu yasakçı tutum, anlayış devam ediyor. İktidara gelirken özellikle yasaklara karşı demokrasiyi hayata geçireceğini savunan iktidar maalesef 23 yıldır hala bu yasakçı zihniyetin devam etmesi yönünde bir anlayışla ülkeyi yönetmeye çalışıyor. O açıdan buradan DEM Parti olarak bu yıl Taksim yasağının ortadan kaldırılmasını, Taksim'in ve tüm alanların, meydanların işçilere, emekçilere, Türkiye'deki toplumsal muhalif tüm kesimlere açılması çağrımızı yinelemek istiyorum."

Kaynak:ANKA

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.