DEMİR: İSTİSMAR KAPILARI KAPANACAK LİYAKAT ESASLI KADROLAŞMA

DEMİR: İSTİSMAR KAPILARI KAPANACAK LİYAKAT ESASLI KADROLAŞMA

27.’inci dönem Milletvekilliği genel seçimleri için partisinden istifa eden ve aday adaylık başvurusunda bulunan MHP Diyarbakır eski İl Başkanı Ahmet Demir, erken seçim sürecine ilişkin gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.

 
Ali Abbas Yılmaz / Özel Haber

 

Tigris Haber olarak, 24 Haziran’da yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve 27.’inci dönem Milletvekilliği genel seçimlerinde Diyarbakır’dan milletvekili aday adayı olmak için istifa eden MHP Diyarbakır İl Başkanı Ahmet Demir ile erken seçimler üzerine konuştuk.

‘Erken seçim kararının derin anlamları var’

24 Haziran erken seçim kararının alınmasına giden sürecin fitilini MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ateşledi. Bahçelinin erken seçim çıkışının ertesi günü de hükümet bir erken seçim kararı aldı. Sizce 24 Haziran erken seçim sürecinin arkasındaki dinamikler nelerdir?

Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin erken seçim kararındaki gerekçelere baktığımız zaman burada çok derin anlamların olduğunu görüyoruz. Bu seçimi siyaseten normal bir erken seçim olarak düşünmek bile gerekçeler irdelendiğinde çok zayıf kalır. Bu neden böyledir, çünkü güçlü bir devlet ve güçlü bir hükümetin işbirliği içerisinde Türkiye’de acilen alınması gereken tedbirler olduğunu ve bunun yapılmaması halinde ise Türkiye Cumhuriyetinin karşılaşacağı sıkıntılar ve bunların kirliliği, bunun sokaklara kadar ineceği ve T.C. üzerinde hedefleri olan yabancı güçlerin ülkemizde güçlü bir devletten, milletten duyduğu rahatsızlık.  Yani, Türkiye’de güçlü bir devletin, milletin birlik ve beraberliğinden yana olarak düşünülen bu sisteme karşı yabancı güçlerin tepkisi, Türkiye’de iç figüranlarıyla ülkemize daha rahat bir şekilde sirayet edecek ve bu kirliliğin içerisine, itibarsızlaştırmaya dönük çabaların eşlik edeceği yönünde bir sıkıntı fark edilmiştir.

‘Saldırılar artık milli birlik üzerinde, ekonomi üzerinde, kültürümüz üzerinde’

Genel Başkanımız zaman zaman bunun mesajlarını veriyor ve bu konuda çok acilen tedbirlerin alınması gerektiğini tüm grup toplantılarında ifade ediyordu. Çünkü saldırılar artık milli birlik üzerinde, ekonomi üzerinde, kültürümüz üzerinde her yönüyle çok derinleşen bir yapıya dönüşmüştü. Biz, Genel Başkanımızın ifadesiyle siyasi bir destek amacıyla yola çıkmadık. Bizim yol haritamız Türkiye Cumhuriyetinde karşılaşılabilecek sıkıntıların önüne güçlü bir devlet yapısıyla geçme düşüncesidir. Bugün Allaha şükür alınan tedbirlerle milletimiz memleketin her köşesinde daha rahat bir nefes alabiliyor. Güvenlik açısından milletimiz rahatça sokağa çıkabiliyor. Biraz olsun geleceğini rahatça düşünebilecek bir noktaya gelmiş durumda. Tabii ki bu yeter mi yetmez. Çünkü devlet baba sadece güvenlik tedbirleriyle yetinemez. Bugün itibariyle devlet içte ve dışta kendisine yönelebilecek tehditlere karşı görevini hakkıyla yerine getirmiştir. Devlet güvenlik tedbirlerinin ötesinde sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak da üzerine düşeni yapmalı ve halkla birlikte ve ayrım yapmaksızın, Türküyle, Kürdüyle, Çerkeziyle, toplumun her kesimini kucaklamalıdır.

‘Erken seçim: istismara açık alanlara karşı alınmış bir tedbir’

Bahsetmiş olduğunuz “saldırı, sıkıntı” konusu devlet için neden bir erken seçimi zorunlu kılıyor, devlet için erken bir seçim neden aciliyet arz ediyor, bunu biraz açar mısınız?

Devletin 15 Temmuz’dan sonra ve çukur olaylarından sonra karşılaştığı girişimlere karşı aldığı tedbirler ciddi bir devletin varlığını ortaya koyuyordu. Bu güçlü devletin devamından yana Cumhur ittifakı ile devletle hükümetin işbirliğinin güçlendirilmesinden rahatsız olan güçlerin iç figüranlarla ortalığı karıştırmak istemesine karşı alınmış bir tedbirdir erken seçim. Yani, istismara açık alanlara karşı alınmış bir tedbir ya da istismara açık kapıların kapatılmasıdır.

‘Cumhur ittifakıyla liyakate dayalı bir kadrolaşma sağlayacağız’

Tek başına iktidar olan güçlü bir hükümet ve yine partinizden hükümete sunulmuş güçlü bir destek ortada iken söz konusu bu “İstismar” mevzusu neden bir erken seçime yol açabiliyor, bunu daha somut ifade eder misiniz?

Biz MHP olarak AK Partiyle siyasal anlamda bir ittifakımız olmadı. Bizim desteğimiz güçlü bir devletin oluşmasından yana verilmiş bir destektir. Bizim bu desteğimizden sonra yapılması gereken neydi; güvenlik anlamında alınan tedbirlerden sonra sosyal devlet noktasında atılması gereken adımlar olmalıydı. Çünkü bu sayede devlete nefes aldıracak ve devlet vatandaş arasındaki bağı güçlendirecek bir yapı oluşacaktı. Ancak bahsini ettiğim bu yapı tam da liyakate dayanan kadrolar ile ancak mümkün olabilirdi. Şuan için ise baktığımızda sosyal devlet ilkesinin hayata geçmesi için kurumların yeteri kadar üzerine düşeni yaptığını söyleyebilmek mümkün değildir. Niye, çünkü güçlü devletin sosyal devlet politikasını hayata geçirecek güçlü kadrolara ihtiyaç var. Dolayısıyla Genel Başkanımızın erken seçimden yana tavır geliştirmesinin en önemli nedeni güçlü devletin sosyal devlet politikasını gerçekleştirecek güçlü, liyakat sahibi kadroların oluşturulmasıdır. Bunun için de yapılacak tek şey Cumhur ittifakıyla halkta yeniden güven tazeleyip güçlü devlette liyakate dayalı bir kadrolaşma sağlayabilmektir.

‘Halkımızın yüzde 75 80’inde devlete olumlu bir bakış söz konusu’

Peki, liyakate dayalı kadrolaşmanın erken bir seçimle bağı tam olarak nedir, devlette liyakate dayalı bir kadrolaşmayı şuan engelleyen nedir?

Liyakate dayalı kadroların yetersizliği her kurumda hissediliyor. Aynı sıkıntı bölgemiz için de geçerlidir. Halkımızın yüzde 75 80’inde devlete olumlu bir bakış söz konusu iken biz bunu sosyal devlet politikaları ile bir türlü istenilen birleşmeyi sağlayamıyoruz. Bölgemizde feodal yapının kalıntıları, kırıntıları hala daha devam etmektedir. Yani, hizmet noktasında halktan ziyade feodal yapıyı güçlendirmeye yönelik anlayış hala daha sürüyor. Bu halk böyle bir anlayışı hak etmiyor. Halka eşit gitmesi gereken hizmetin, adaletli bir şekilde kişinin hakkı, hukuku çerçevesinde gittiğini düşünmüyorum. Bence sebeplerinden biri de budur. Erken seçimden sonra inşallah liyakate dayalı bir kadrolaşmaya gidilecektir.

‘Erken seçimle inşallah istismara açık kapılar kapanacak’

24 Haziran’da bir erken seçime gidiliyor ama aynı zamanda OHAL de uzatıldı. Sizce OHAL altında yapılacak bir seçim demokrasi açısından bir sıkıntı oluşturmuyor mu?

Öncelikle şunu belirtmek isterim; OHAL, terörle ve teröristle mücadele için gereklidir. Aslında erken seçimi gerekli kılan nedenlere baktığımızda bunlar bize çok basit geliyor. Ama tabii ki şunu da görüyoruz, halkın erken seçimin gerekçeleri konusunda hala kafası netleşmiş değil. Bölgedeki halkımız soruyor; ekonomik sıkıntılar var, çoluk çocuk perişan,  OHAL var, - bizim harekât dediğimiz ama onlara göre bir savaş görünümündeki - sürekli devam eden bir terörle mücadele var ve böyle bir ortamda ne oldu da erken seçime gidiliyor. İşte bizim asıl sıkıntımız da bu; bütün bunlara rağmen erken bir seçime acilen ihtiyacımız var. Erken seçimle birlikte zaten bütün bu engelleri ortadan kaldıracağız. Evet, OHAL’i vatandaşa anlatmaktan hala zorlanıyoruz. Şuan erken seçime gitmemizi gerekli kılan nedeneler vatandaşın nazarında anlaşılır bir şekilde net değildir. Tabii ki her şeyden önce bunu vatandaşa anlatmak lazım. Bütün bu sıkıntılara rağmen bir erken seçim kararı verildiyse, bu kararı veren o üst akıl, Genel Başkanımız başta olmak üzere bu işin farkındadır. Demek ki, bir erken seçimle düzeltilmesi gerekenler, alınması gereken tedbirler vardır. Biz bunu halkımıza anlatacağız. Her arkadaşımızın öncelikle bunu anlatması lazım. Bütün siyasi partilerde de anlatılması gereken budur. Bugün her siyasi partiden aday adayı olan, yol haritası çizmiş her arkadaşımız bu konudaki doğruları halka anlatmalıdır. Halkımızın, milletimizin bu doğruları bilmesinde fayda var ve milletimizin de bu gerekçeler üzerinde aklıselim bir şekilde düşünmesinde fayda var. Erken bir seçimle inşallah istismara açık kapılar kapanacak ve bir daha da açılmasına müsaade edilmeyecektir.

‘Atamalarda liyakat esas alınmamış’

Vatandaş tam da bu istismarı kimlerin ne şekilde nasıl yapabildiğini öğrenmek istiyor, bunu daha somut ifade edebilir misiniz?

Milliyetçi Hareket Partisi olarak şunu söylüyoruz; atamalarda liyakat esas alınmamış. İnancıyla, hizmet anlayışıyla, sosyal devlet politikasıyla devletin imkânlarını güçlü bir şekilde icra edecek beyinlere ihtiyaç var. Ama biz zaman zaman yapılan yanlış atamalarla istismara açık kapı bırakmışız. Bizim istismardan kastımız budur. Biz ülkemizdeki, farklılıklar, zenginlikler üzerinden liyakat noktasında demek ki bugüne kadar ihtiyacımız olan güçlü devlet yapısına uygun bir kadrolaşmaya gidememişiz. MHP’nin hedefinde Genel Başkanımızın stratejisinde yatan asıl budur. 15 Temmuz’dan sonra hükümete her türlü desteği sunduk ama hala liyakat noktasında gereken tedbirlerin alınmayışından kaynaklı istismar noktaları yer yer devam ediyor. Biz istiyoruz ki, o güçlü yapıda liyakat noktasında inisiyatif kullanabilen kadrolarla o istismar noktaları mutlaka kapatılsın.

‘Halk bizden, partimizden bir teminat bekliyor’

Seçimlere iki aydan az bir zaman kaldı. MHP olarak bölgede seçim hazırlıklarınız ne durumdadır?

Bölgedeki halkın öncelikleri bellidir. Bu halk bizden deniz istemiyor, Tren istemiyor, Helikopter istemiyor. Bölge halkı devletten kendisine zor zamanda uzanacak bir el istiyor, halk bir sıcaklık istiyor. Bu kucaklaşmaya rağmen hala sokaklarda uyuşturucu ile başa çıkamıyorsak, hırsızlıkla başa çıkamıyorsak bu bir eksikliktir. Vatandaşı öncelikle yaşantı noktasında rahatlatmak lazım. Vatandaş geleceğini görebilecek şekilde bir planlama yapmak istiyor. Sürekli bir şekilde sorunlarla karşı karşıya kalan insanların ileriye dönük planlar yapabilme şansı olamaz. Ekinini eken bir çiftçi ekinini kaldırabilecek kadar yaşayabileceği konusunda bir endişe içindeyse siz ona bir şey yapamazsınız. Eğer bir köylü hayvanını gütmeye giderken akşama evime dönebilir miyim diye bir endişe taşıyorsa, ondan uzun vadeli planlar yapmasını bekleyemezsiniz. Öncelikle halkın karşı karşıya kaldığı bu gerilimi kaldırmak gerek. Bence öncelikle vatandaşı bu alanlarda rahatlatmak üzerine düşünmek gerek. Halk bizden, partimizden bir teminat bekliyor ve inşallah halkımıza bu teminatı vereceğiz.

‘Halkımızın devletten ciddi beklentileri vardır’

24 Haziran sonrası nasıl bir tablo oluşur, sizin bu konudaki öngörünüz nedir?

Seçimlerden güzel bir sonuç çıkacağına inanıyorum. Halkımızın devletten yana beklentileri olumludur ve bu beklentileri boşa düşürmeden halkımıza gerekli teminatı sağlamalıyız. Sayın Cumhurbaşkanımız Diyarbakır’a geldiği zaman bunun artısını, o coşkuyu görmüştür. Karşılamaya gelenler mitinge zorla getirilmiş, sıradan bir topluluk değildi. Çocuğunun elinden tutmuş aileler, ellerinde bayraklarıyla, yer yer bozkurt işareti yapan gençler… Yani, bir miting için sağdan soldan toplanan kalabalıklardan bahsetmiyorum, gönüllü bir katılımdır söz konusu olan.  Demek ki halkta devlete karşı ileriye dönük olarak rahat bir ortamın sağlanacağına dair bir inanç doğmuştur. Hepimizin görevi tam da bu inancı pekiştirmek olmalıdır. Halkımızın devletten ciddi beklentileri vardır ve bize düşen bu beklentilere karşılık verebilmektir. Bunu başardığımızda halkımızın Cumhurbaşkanlığı ittifakına destek vereceğine olan inancım sonsuzdur.

‘Aday adaylığı başvurularımız 3 Mayıs’a kadar devam edecektir’

Son olarak bir mesajınız var mı?

Halen Milletvekilliği aday adaylığı başvuruları devam etmektedir. Partimizin kapıları her vatandaşımıza açıktır. Partimizin aday adaylığı formu da aday adaylığı ücreti de bellidir. Vatandaşlarımıza çağrıda bulunuyorum; başvurularımız 3 Mayıs’a kadar devam edecektir. Müracaatlar Genel Merkeze yapılacaktır ve dolayısıyla İl Başkanlıklarının bu konuda bir tasarrufu yoktur. Müracaat sonunda aday olamayan aday adaylara verdikleri ücretler iade edilecektir. Şuanda Genel merkezimize 10’a yakın başvuru var ve bizden de bir o kadar başvuru yapılacak. Erken seçimlerin yapılmasını gerekli kılan doğrulara inanan her vatandaşımızın başvurusunu bekliyoruz.

 

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.