Demirtaş'tan bunları hiç dinlemediniz

Demirtaş'tan bunları hiç dinlemediniz

BDP eş genel başkanı Selahattin Demirtaş ilk defa ailesi,eşi ve çocukları ile ilgili sorulara cevap verdi.Tigris Haber gazetesi ile özel bir röportaj yapan Demirtaş muhabirimiz İlyas Akengin'in özel sorularına cevap verdi.

 

İlyas AKENGİN’İN ÖZEL RÖPORTAJI

Demirtaş: “Kırklar dağı yıkılsın”

BDP lideri Selahattin Demirtaş, Tigris Haber Gazetesine konuştu. Gündemdeki konulara ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Demirtaş, 30 Mart sonrası çözüm sürecine ilişkin hükümetten somut adım beklediklerini belirterek, “Hükümet 30 Mart sonrası İmralı’da bir yol haritası ve proje ile Sayın Öcalan ile tartışma ve görüşmeleri başlatması lazım. Şuanda 30 Mart’tan sonra yapılacak en somut adım bu olmalı. Bu yapılmadığı müddetçe Kürt sorunu çözüm yoluna girmiş sayılmayacak, bu olmadığı müddetçe çözüm süreci her dakika zora girer” dedi. Diyarbakırlıların büyük tepkisine yol açan Kırklar Dağı Projesine imar izni verilmesini de eleştiren Demirtaş, “Aslında çok karşı çıkılması gereken bir projeydi, ama maalesef sil sile şeklinde, ortak kafalar zinciri ile Kırklar dağında yapılaşmaya izin verildi ve yapı yoğunluğu nedeniyle Kırklar dağının ruhunu ve tarihini bozacak bir hale dönüştü. Şimdi orada benim gönlümden geçen şey oradaki yapıların yıkılması ve eski haline dönüştürülmesidir” ifadelerini kullandı.

BDP lideri Selahattin Demirtaş, çözüm süreci, demokratik özerklik projesi, Kırklar dağında yaşanan yapılaşma ve BDP’nin hedeflerinin yanı sıra kendisi ve ailesi hakkında bilinmeyen konulara ilişkin Tigris Haber Gazetesine çok çarpıcı ve samimi açıklamalarda bulundu.

İşte BDP lideri ile yaptığımız röportaj:

Öncelikle siyasetin dışında konuşmak istiyorum, evde nasıl bir babasınız? Ailenize yeterince zaman ayırabiliyor musunuz?

Çok zaman ayırabilen, onlarla çok ilgilenen bir baba değilim. Bu açıdan çok iyi bir eş de değilim. Çünkü iş yoğunluğu ve faaliyetlerimizin çoğunun kent ve yurtdışında olmamdan kaynaklı fazla zaman ayırabildiğimi söyleyemem. Bu açından bakıldığında ailem ve eşimle ilgilendiğimi söyleyemem. Ama fırsat bulduğumda bir saat de olsa, iki gün de olsa zaman ayırıyorum, zaman ayırdığımda çok dolu dolu geçiyor. Birbirimizi çok özlüyoruz ve bu özlem sürekli canlı kaldığı için her buluşmamız ayrı bir sevince dönüşüyor. Çocuklarım ve eşimle siyasi faaliyetlerimin dışında çok nitelikli bir zaman geçiriyorum.

Çocuklar zaman ayırmadığınızdan yakınıyor mu?

Bir kız bir erkek çocuğum var. Biri 10 diğeri 7 yaşında. Yoğunluk nedeniyle bazen çocuklarımı günlerce göremediğim oluyor. Hatta bazen eve geldiğimde çocuklarım ‘Baba sen bizi sevmiyor musun’ diyorlar. Sevdiğimi söylüyorum ama çocuklar doğal olarak yanımda olmalarını istiyor. Bu kirli savaş nedeniye binlerce çocuk annesinden babasından ayrı kaldı, inşallah bu sorun çözüldüğünde bütün baba ve anneler çocuklarına kavuşur ve hiçbir zaman ayrı kalmak durumunda kalmazlar.

Peki çocukluğunuz ve gençliğiniz nasıl geçti?

Ben Diyarbakır Saraykapı’da doğup büyüdüm. Çocukluğumuzun Diyarbakır’ı kapitalsizimle buluşmaya başladı. Asıl Diyarbakır’ın büyümesi kapitalist modernite ile tanışmamız ise gençlik yıllarımıza denk geldi. 7 çocuklu bir ailede büyüdüm. Çok derin bir yoksulluk yaşadık diyemem ama orta halli bir ailedeydik. Geniş bir aile sayılırız. Ailemiz Palu’nun Köylerinden göç edip Diyarbakır’a yerleşmiş. Daha çok fırıncılıkla uğraşan bir aileyiz. Amcalarım ve dayılarım hep fırıncılıkla uğraştılar. Bu nedenle Diyarbakır’da çok sıradan ve rutin bir çocukluk geçirdim. Olağanüstü durumlarla karşılaştığımız yıllar 80’lerden sonra oldu. 90’lara adım atıldığın artık her şey olağanüstüydü. Gençliğimizde yaşamımız da olağanüstü geçti.

Evdeki eş başkanlık nasıl gidiyor, kararları kim veriyor?

(Başkan gülüyor) Tam oturtabilmiş değiliz. Aslında eşim evde bütün kararları kendisi vermek zorunda kalıyor. Bütün sorumluluk onda olduğu için bütün eksiklikleri kendisi yerine getirmek zorunda kalıyor. Tabi o bundan memnun değil. Dolayısıyla benim de her konuda ona yardımcı olmamı bekliyor ama olağanüstü yoğunluk nedeniyle bunu gerçekleştirmemiz mümkün olmuyor. Eşimle sevgi ve saygıya dayalı bir ilişkimiz var. Zaten çocukluk arkadaşıyız. Birbirimizi çok iyi anlıyor ve değer veriyoruz. Eşim bu hareketin ideolojisi ile büyüdüğü için kadın erkek eşitliği açısından da iyi bir anlayışa sahip.

Peki 8 Mart kadınlar gününde eşinize bir sürpriziniz ne olacak?

(Başkan yine gülerek…) Yarın herhangi bir mitinge gitmeyerek zamanımı ona ayıracağım. Ama muhtemelen kendisi mitinge gidecek. Akşam en fazla baş başa bir yemek yiyebiliriz. Başka da yapabileceğimiz şey yok.

dmrtas-(5).jpg

Bildiğiniz gibi Hevsel’de yaşanan ağaç katliamı sonrası büyük tepkiler verildi ve çalışmalar durdu. Ancak Kırklar dağı ile ilgili vatandaşın büyük tepkisi var, bununla ilgili ne düşünüyorsunuz?

Kırklar dağının büyük bir hata olduğunu düşünüyoruz. Kırkları dağı projesi hayata geçtikten sonra genel merkez olarak haberdar olduk. Diyarbakır halkı da o projeden çok fazla haberdar değildi. Aslında çok karşı çıkılması gereken bir projeydi, ama maalesef silsile şeklinde, ortak kafalar zinciri ile Kırklar dağında yapılaşmaya izin verildi ve yapı yoğunluğu nedeniyle Kırklar dağının ruhunu ve tarihini bozacak bir hale dönüştü. Şimdi orada benim gönlümden geçen şey oradaki yapıların yıkılması ve eski haline dönüştürülmesidir. Ama bu ne kadar gerçekleşir bilemem. Oradaki yapılarda ve inşaatta bildiğim kadar çok sorunlu. Orada daire satın alanlar problem yaşıyor. Yine büyük bir aldatmacanın yaşandığını duyuyoruz. Ama tartışa tartışa hep birlikte kalıcı bir çözüm bulmamız gerekiyor.  Şahsen beni de çok rahatsız eden bir proje, dolayısıyla Diyarbakır halkını da rahatsız eden bir durum var.

30 Mart sonrası iyi bir sonuç alınması durumunda Özerkliğe geçiş hızlanır mı?

Büyükşehir belediyesinin yetkileri bildiğiniz gibi artırıldı. Yetkiler çerçevesinde eğitim, sağlı, kültür ve toplumsal faaliyetlerde daha fazla belediyeler öne çıkacaktır ve BDP’li Belediyeler Kürt halkının hassasiyetlerini dikkate alarak iş yapacaktır dolayısıyla özerklik bu şekli ile hayata geçecektir. Yoksa biz sınır çekme, bir bölme ve bölünme projesi değildir.  Diğer belediyelere örnek olacak bir projedir. BDP’nin Kürdistan’da alacağı etkili sonuçlar çözüm sürecine yeniden ruh kazandırabilir. Çözüm süreci bu şekilde ayakları yere sağlam basacak bir şekilde yürüyebilir. Bu BDP’nin başarısı olacak ama bunun hayata geçmesi için de AKP’nin cesur ve pratik adımlar atması gerekir. Çünkü şu an tıkanma AKP’nin adım atmayışından kaynaklanıyor. Seçimler beklediğimiz gibi sonuçlanırsa Kürt sorunun çözümü daha da kolay bir hale gelir.

Önümüzdeki genel seçimlerde AK Parti tek başına iktidar olmazsa koalisyon yapar mısınız?

Biz parlamentoda olursak her türlü koalisyonu tartışabiliriz. Ama bu o günün konusu. Hangi parti ile olur nasıl olur şu an erken, bunu ancak o zaman konuşabiliriz. Biz koalisyon hükümeti olmaya kapalı değiliz.

Sizce Kürt sorunun çözümüne JİTEM mi?, Ergenekon mu? Ya da Paralel yapı mı engel oldu?

Geçmiş dönemlerde JİTEM ve Ergenekon aktif olup engel oldular. Ama bugün engel olan ise paralel yapıdır. Hepsi etkili oldukları dönemlerinde Kürt sorunun çözümünü engellemek için çaba sarf ettiler ve müdahale ettiler. Hiç kimse elinden geleni arkasına koymadı. Paralel yapı da Kürt sorunun çözümünü engellemeye çalıştı. Hepsinin faaliyet şekli ve müdahale şekli farklıydı. JİTEM köy yakma ve faili meçhulleri yöntem olarak kullandılar. Ergenekon askeri darbeleri yöntem olarak kullandı. Paralel yapı ise daha derinden seyreltilmiş ve inceltilmiş bir yöntem ile yargıyı ve medyayı ele geçirerek daha etkili oldu. Dolayısıyla hepsi Kürt sorunun çözümünde engel oldular.

Başbakan Erdoğan 30 Mart sonrası paralel yapının üzerine gidileceğini söyledi, destekliyor musunuz?

Suç işleyenler varsa mutlaka üstüne gidilmeli. Suç varsa 30 Mart sonrasını beklemenin ne anlamı var. Gerçekten suç işleyen varsa ve elinizde bilgi ve belge varsa bugünden neden harekete geçilmiyor. Bu kirli bir seçim hesabının Başbakan ağzı ile itiraf edilmesinden başka bir şey değildir.

30 Mart sonrası çözüm süreci sizce nasıl bir boyutta olur?

30 Marttan sonra artık çözüm sürecinden müzakere aşamasına geçilmesi lazım. Aylardır bunu tartışıyoruz ve bu adımın atılmasını bekliyoruz. İmralı’da bir yol haritası ve proje ile birlikte Sayın Öcalan ile tartışma ve görüşmelerin başlaması lazım. Yine eş zamanlı olarak BDP ile görüşüp müzakerelerin başlatılması gerekir. Şuanda 30 Mart’tan sonra yapılacak en somut adım bu olmalı. Bu yapılmadığı müddetçe Kürt sorunu çözüm yoluna girmiş sayılmayacak, her gün demiyorum her dakika zora girer.

Peki sizce Öcalan, AK Parti iktidar olmazsa Kürt sorununu kiminle çözmek ister?

 Öcalan BDP ve HDP iktidarını tercih eder. Abdullah Öcalan ile çözüm sürecini yürütecek en iyi parti BDP-HDP iktidarıdır. Çünkü bizim için hiçbir partinin diğerinden farklı değildir. Partiler arasında tercih yaparsak hiçbiri diğerinden farklı değildir, farklı olan BDP ve HDP’dir.

Başbakan önceki seçimlerde BDP dışında kimseyi eleştirmiyordu, şuan ise CHP, MHP ve Paralel yapıyı eleştiriyor, bunu neye bağlıyorsunuz?

Doğrudur… Başbakan artık BDP’nin neyini eleştirecek. Gerçektende BDP’nin eleştirilecek, saldırılacak bir politikası ve yanlışı yok ki. Başbakan şu an belediyelerimizin hizmetleri üzerinden BDP’yi eleştiriyor. Ama genel politikamız ilkeli ve ahlaklı bir politikadır. AKP, CHP ve MHP’den ilkeli, ahlaklı ve illeri düzeyde olduğu için bizi eleştirmenin faturasının onlara daha ağır olacağını biliyorlar. Burada ilkeli bir partiyi alanlarda eleştirmek hırsızın, paralelin, ırkçının, milliyetçinin ulusalcının işi değil. Bu kadar ilkeli duran bir partiyi eleştirmek onlara oy kaybettirir. Bunları bildikleri için kendi aralarında kayıkçı kavgasında bulunuyorlar.

BDP’nin Türkiye ve Diyarbakır hedefi nedir?

Ülke genelinde yüzde 10. Barajını geçmeyi hedefliyoruz. Diyarbakır’daki hedefimiz ise yüzde 70’e ulaşmak. Ayrıca Diyarbakır’da 18 belediyenin tamamını kazanıp tulum çıkartmak istiyoruz. 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.