1. YAZARLAR

  2. Murat BAY

  3. “Devran” Üzerine
Murat BAY

Murat BAY

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

“Devran” Üzerine

A+A-

Akşam üzeri çayımı alıp balkonda sigara içmeyi düşünüyordum. Tabi masada duran kitabın bakışlarından habersiz yaptığım bir plandı. Devran çok uzun zamandır okumam gereken kitaplar listesinde olmasına rağmen iki arkadaşıma kitabı okumayacağıma-almayacağıma- dair söz vermiştim. Zira benim için aldıklarını onu bana hediye edeceklerini söylediklerinde bana da pek söylenecek bir söz bırakmamışlardı. Tabi Almanya’da yaşıyor olmaları iki buçuk ay kadar beklememe neden oldu. Kitapla göz göze gelince bütün detaylar sigaradan çektiğim son yudumla boşluğa karıştı. Kapaktaki Devran’la göz göze gelmiştim ve de öyküden haberim yoktu. Okumaya başladıkça öykülerdeki sahicilik her defasında beni içine çekmeyi başardı.  Tabi çayı tazelemek gerekiyordu. En son, vicdanı kendisini rahatsız eden bir sanat karakterini emekli yargıç Rıfat Bey’le(Şükran GÜNGÖR-Büyük Adam Küçük Aşk) tanımış ve oldukça etkilenmiştim. Çünkü küçük Kürt kızı Héjar, Rıfat Bey’i, onun geçmişini, yargıçlığını ve en önemlisi Kürtlere karşı olan ön yargılarını yerle bir etmişti. Aynı şeyi Devran’da Salim Bey de yaşıyor. İç çekişlerini kimseyle paylaşamaması onun için yeterli bir ıstıraba dönüşmüş. Bu hesaplaşma öyküsü kitaba ismini vermiş olmasına rağmen bana kalırsa “Aşk Boğar İnsanı” kitabın büyülü öyküsüydü. Okurken, Demirtaş’ın böyle güzel bir öyküyü bize-bana- kazandırmasını minnetle karşıladım. Neredeyse bütün öykülerde ezilenlerin hikayelerini ailelerin bir parçasıymışçasına yaşıyorsunuz. Hayranlık uyandıracak ölçüde bir ustalıkla trajediye mizahı serpmiş olması ayrı bir tat bırakıyor yürekte. Size tavsiyem eğer varsa ön yargılarınız sessizce yere bırakın ve okumaya başlayın. Merak etmeyin kitabın kimseyi böldüğü yok. Olsa olsa yüreğinizi ısıtır, bazen hüzünlendirir, biraz güldürür. Sizden farklı diye kaçtığınız, yoksul diye ötelediğiniz, kimsesiz diye değersizleştirdiğiniz insanlar var ya işte hepsi bu kitapta buluşmuş. Bir çırpıda bitmedi öyküler tabi, çokça sigara içtim. Yutkunamadığım zamanlarda da çay içtim. Kahve pahalı gelmeye başlıyordu okudukça. Üç güne sığdırdım kitabı, düşünmek istedim, tadına varmak. Kitaptan iki farklı öyküden iki alıntıyla bitirmek istiyorum.

“Server’le yüzmeye gitmesini de istemiyorum. Gitmez herhalde. İnşallah yani. Onlar yüzmeye gidince boğuluyormuşum gibi hissediyorum kendimi. Aysun anlıyor beni, o çıkardı beni sudan, en çok da Aysun’un aşkından boğuluyor gibi oluyorum. Aşk boğucu bir şey sanırım.”

 

Senin yüzünden Yusuf senin yüzünden. Kaçır beni dedim hocalığına kıyamadın günaha girmemek için beni bu cehenneme, bu günaha sen yolladın Yusuf. Sen cennetine git ben kendi cehennemimde yanarım. Babam değil, kocam olacak o adam değil, sen benim sebebimsin Yusuf . Sen günaha girmemek için beni yaktın . Bu da günah değil mi Yusuf ?                                      

Bu yazı toplam 1786 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.