Diyarbakır Barosu: Polisler yoğun şüpheli

Diyarbakır Barosu: Polisler yoğun şüpheli

3 ay geçti Elçi cinayetinin faili bulunmadı

Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Ahmet Özmen, Tahir Elçi cinayeti soruşturmasının geldiği aşamaya ilişkin gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.

Tahir Elçi cinayetinin üzerinden üç aylık bir süre geçmesine rağmen soruşturma dosyasında henüz şüpheli sıfatı ile ifadesi alınan hiç kimse olmadığını ve soruşturmanın etkili ve hızlı bir şekilde yapılmadığını belirten Özmen, “Tahir Elçi cinayeti soruşturması hızlı ve etkili bir şekilde yürümüyor.  Bunun da en büyük dayanağı, delili yapılan, yürütülen soruşturmada henüz bir tek şüphelinin dahi bulunamamasıdır. Soruşturma etkin ve hızlı bir şekilde yürümüyor. Son bir ayda soruşturma dosyasına giren herhangi bir delil yok” dedi.

Soruşturma dosyasının tüm evraklarına ulaşamadıklarını, ulaşabildikleri evraklara ise zamanında ulaşamadıklarını belirten Özmen, “Bizim baro komisyonu olarak izlediğimiz görüntüler itibariyle en yoğun şüphe altındakiler polis memurlarıdır. Niye polis memurları, Tahir Elçi’nin vurulduğu esnada o sakağa giren iki kişiden biri silahını polise fırlatıyor diğeri de silahını namlu kısmından ters tutarak koşuyor. Bu da neyi gösteriyor, Tahir Elçi’nin vurulma anında o iki kişinin ateş etmediğini gösteriyor. Dolayısıyla sokakta ateş eden kimler kalıyor geriye polisler. Dolayısıyla polis memurları en yoğun şüphe altındaki kişilerdir. Ayrıca, polis memurlarının en yoğun şüpheli olduğu bir pozisyonda soruşturmayı polisin yürütmemesi gerekir” dedi.

Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Ahmet Özmen’in Tahir Elçi cinayeti soruşturmasının yürütülüş tarzına ve soruşturma dosyasının geldiği aşamaya ilişkin gazetemiz Tigris Habere yaptığı değerlendirmelerin satırbaşları şöyle:

“Tahir Elçi cinayeti soruşturmasında şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulmuş kimse yok”

“Genel olarak Tahir Elçi cinayeti soruşturma dosyasının geldiği aşama itibariyle faillerin bulunması söz konusu değil. Henüz Tahir Elçi cinayetini işleyen kişi veya kişiler bulunabilmiş değil. Yine, Tahir Elçi cinayetinin arkasındaki karanlık güçler de bulunabilmiş değil. Hatta bırakınız bizatihi faili, şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulmuş veya gözaltına alınmış, tutuklanmış ya da hakkında herhangi bir işlem yapılmış hiçbir kimse şuan soruşturma dosyasında bulunmamaktadır.

“Tahir Elçi cinayeti soruşturması hızlı ve etkili bir şekilde yürümüyor”

Genel olarak bu soruşturma dosyasının hızlı ve etkili bir şekilde yürütülmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.  Biz bunu daha önce de defaatle söyledik. Tahir Elçi cinayeti soruşturması hızlı ve etkili bir şekilde yürümüyor.  Bunun da en büyük dayanağı, delili, yapılan yürütülen soruşturmada henüz bir tek şüphelinin dahi bulunamamasıdır. Soruşturmanın etkin ve hızlı bir şekilde yürütülemediğini, son bir ayda soruşturma dosyasına giren herhangi bir belgenin, evrakın olmamasından da yola çıkarak da rahatlıkla söyleyebiliriz. Eğer bir soruşturma dosyasına bir ayı aşkın bir sürede yeni bir evrak, belge eklenmiyorsa bu durumun kendisi bile o soruşturmanın etkin ve hızlı bir şekilde yürütülemediğinin en açık göstergesidir, delilidir.

“Soruşturma dosyasının tüm evraklarına ulaşamıyoruz, ulaşabildiğimiz evraklara da zamanında ulaşamıyoruz”

Tabii ki, soruşturma dosyasında bizim erişebildiğimiz, görebildiğimiz kadarıyla yeni bir gelişme olmadığını söyleyebiliriz. Ayrıca biz dosyadaki tüm evraklara ulaşamadığımızı da iddia ediyoruz. Şimdi burada tek tek evrakları saymak istemiyorum ama genel olarak biz hem soruşturma dosyasının tüm evraklarına ulaşamıyoruz hem de ulaşabildiğimiz evraklara da hemen zamanında ulaşamıyoruz. Yani, örneğin ulaştığımız bir evrakın tarihine baktığımızda bizim o evraka erişebilme zamanımızla evrakın düzenlendiği tarihin aynı olmadığını görebiliyoruz.

 

 

 

HDP milletvekili Hüda Kaya’nın Elçi cinayetine ilişkin basına yansıyan açıklamaları olmuştu, bu açıklamalar hakkında ne söyleyebilirsiniz?

“Dökümcüler sokaktaki polis memurunun makul şüpheli olabileceğini söyleyerek Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına bir dilekçe verdik”

Hüda Kaya’nın kendisiyle bu açıklamalara ilişkin bir görüşmemiz olmadı. Ama basında takip edebildiğim kadarıyla bu açıklamalara ilişkin şöyle düşünüyorum. Bizim 8 Aralık’ta soruşturma dosyasına sunmuş olduğumuz bir dilekçe vardı. O dilekçede şöyle bir talebimiz olmuştu; Dökümcüler sokak olarak bilinen sokağın Yenikapı sokağa açılan kısmında kafalarını hafifçe uzatmak suretiyle görünen iki polis memuru vardı. Biz bu iki polis memurunun imzalarının olay tutanağında olmadığını, olay yerinde bulunuluş amaçlarının ne olduğunu,  -ayrıca sokaktaki görgü tanığı vatandaşların ve yine müşteki sıfatı ile ifadesi alınan yaralı polis memuru sokakta iki tane polis memuru olduğunu dile getiriyorlar – ve bu polis memurunun ne tanık olarak ne de şüpheli olarak hiçbir şekilde ifadesinin alınmadığını ve dolayısıyla söz konusu bu polis memurunun makul şüpheli olabileceğini söyleyerek Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına bir dilekçe vermiştik. Ve dilekçemizde söz konusu bu polis memuru hakkında şüpheli olarak işlem yapılmasını ve tutuklanmasını talep etmiştik. İki gün sonra savcılığa çağrılan bu şahsın ifadesinin tanık olarak alındığını biliyoruz ve muhtemelen Hüda Kaya da bunu kastetmiştir diye düşünüyorum.

Mardin Kebap Evi’nin incelenmeye alınan kamera görüntülerinin akıbeti hakkında neler söyleyebilirsiniz?

“Mardin Kebap Evi’nin görüntülerinin alınması ve orada görüntü olduğu bilgisini savcılığa ben verdim”

Mardin Kebap Evi’nin görüntülerinin alınması ve orada görüntü olduğu bilgisini savcılığa ben verdim. Söz konusu lokantaya sık sık giderdim ve orada kamera olduğunu biliyordum. Kepenk’in iç kısmında olan bir kamera olduğu için kepenk kapalı iken dışarıdan görülebilen bir kamera değil. Tahir Elçi cinayetinden iki gün sonra alınan Mardin Kebap Evi’nin kamera görüntülerinin üzerinden 3 ay geçmesine rağmen henüz söz konusu bu görüntülerin akıbeti konusunda bir gelişme olmadı. Önce Jandarma ve polis kriminaline gönderilen bu kamera kayıtlarından imaj alınamadığı beyan edilerek sonrasında bu kayıtlar Adli Tıbba gönderildi. Mardin Kebap Evi’nin kamera kayıtları şuan Adli Tıpta ve henüz oradan da bir sonuç yok.  Bugün yaklaşık 3 aylık bir süreden bahsediyoruz ve bu üç aylık süre içinde bir görüntü ki, bu görüntüler Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin öldürüldüğü dosyadaki bir görüntüdür ve böylesine önemli bir dosyadaki bir görüntü 3 aylık bir sürede çözülemiyorsa buradan bile bu soruşturmanın yavaş ve etkisiz yürütüldüğünü söyleyebiliriz.  Olay yerindeki diğer kamera görüntülerinden de bahsetmek gerekirse, Yenikapı sokakta bulunan PTT şubesinin kamera kayıtları, polis kamerası kayıtları ve o günkü basın açıklamasında hazır bulunan TV ve Haber Ajanslarının kamera kayıtları mevcut. Tahir Elçi’nin işlendiği Yenikapı sokaktaki kamera görüntüleri bunlardan ibaret. PTT’nin kamera kayıtları incelendiğinde olay yerini direk ören bir pozisyonun olmadığı görülüyor. Tabii ayrıca bizim istediğimiz mobese kayıtları da var. Yani, şüphelileri taşıyan aracın Kayapınar’dan hareket edip olay yerine gelinceye kadarki güzergâh üzerindeki i tüm mobese kayıtlarını biz savcılıktan talep ettik. Emniyetin olay yerindeki kamera kayıtlarında ise, 13 saniyelik bir zaman dilimine ait görüntü kaydının olmadığını da biliyoruz. Biz bu söz konusu 13 saniyelik kaybın neden kaynaklandığının araştırılmasını, incelenmesini de ayrıca talep ettik. Söz konusu 13 saniyelik kayıp zaman, kameranın kayıttan çıkmasından mı kaynaklanıyor başka bir nedeni mi var bu konunun teknik olarak incelenip bilimsel olarak açığa kavuşturulmasını talep etmiştik.

 

 

 

 

Tahir Elçi cinayeti soruşturmasını Diyarbakır Barosu olarak başından beri takip ediyorsunuz, Baro olarak bugüne kadarki incelemeleriniz neticesinde sizde oluşan bir kanaat var mı bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

“Eldeki deliller itibariyle, şüphe boyutuyla öne çıkan, diğerlerine fark atan, şüphenin üzerinde yoğunlaştığı kişiler var”

Baromuzun bu konuyla ilgili oluşturmuş olduğu bir komisyon var. Bu komisyonda avukatlar, adli tıp uzmanları, görüntü ses uzmanları, yine bu konuyla ilgili mimarlar, mühendisler var. Biz komisyon olarak olay yerine gidemedik ve biliyorsunuz sağlıklı bir olay yeri incelemesi de yapılamadı. Tabii ki, olayın faili hakkında Baro Komisyonu olarak bir şey söyleyebilecek durumda değiliz. Baro olarak bizim bu konuda bir şey söyleyebilmemiz hem mümkün değil hem de doğru değil. Ama şunu söyleyebiliriz, soruşturma kavramında şüpheli üzerine yoğunlaşılır. Yani savcılığın açmış olduğu bir dava sadece isnattır ve bir suçun failinin kim olduğuna yargı karar verir. Mahkeme yargılamasını yapar ve o şahsın fail olduğuna da ancak mahkeme kanaat getirir ve cezalandırır.  Bugün için Cumhuriyet Başsavcılığının yapabileceği şey soruşturma dosyasında bir şüpheliye ulaşmaktır. Bizim baro olarak tabii ki, makul şüpheli olarak gördüğümüz şahıslar var ama şu şahıs bu şahış diye bir açıklama yapmamız doğru olmaz. Biz baro olarak, Tahir Elçi cinayetinin işlendiği Yenikapı sokakta o gün 100 kişi varsa her 100 kişi de aynı derecede şüphelidir gibi bir noktada değiliz. Ve eldeki deliller itibariyle, şüphe boyutuyla öne çıkan, diğerlerine fark atan, şüphenin üzerinde yoğunlaştığı kişiler var.

“Polis memurları en yoğun şüphe altındaki kişilerdir”

Bizim baro komisyonu olarak izlediğimiz görüntüler itibariyle en yoğun şüphe altındakiler polis memurlarıdır. Niye polis memurları, Tahir Elçi’nin vurulduğu esnada o sakağa giren iki kişiden biri silahını polise fırlatıyor diğeri de silahını namlu kısmından ters tutarak koşuyor. Bu da neyi gösteriyor, Tahir Elçi’nin vurulma anında o iki kişinin ateş etmediğini gösteriyor. Dolayısıyla sokakta ateş eden kimler kalıyor geriye polisler. Dolayısıyla polis memurları en yoğun şüphe altındaki kişilerdir. Ve ayrıca, polis memurlarının en yoğun şüpheli olduğu bir pozisyonda soruşturmayı polisin yürütmemesi gerekir. Soruşturmanın tarafsız ve bağımsız bir mekanizma tarafından yürütülmesi gerekir diye de biz hemen olayın başında da bir talepte bulunduk. Tabii ki, Türk hukuk mevzuatında kamu görevlilerinin işlemiş olduğu suçlar için bağımsız bir soruşturma birimi yok. Hatta Tahir Elçi’nin bu hususta, ‘polisi kim soruşturacak’ adlı bir makalesi bile vardı. Tabii ki, bu hususta en azından Jandarma bu soruşturmayı yürütebilirdi.

 

 

 

 

Tahir Elçi cinayetiyle ilgili olay yeri incelemesinin Jandarmaya devredildiği bile ilgili basına yansıyan gelişmeler olmuştu bu konuda neler söyleyebilirsiniz?

“Jandarmadan Ankara’dan 5 kişiden oluşan olay yeri inceleme ekibi gelip olay yeri incelemesi yapacak”

Şuan son olarak, eğer Sur bölgesinde yasaklar kalktığı zaman, savcının bize vermiş olduğu bilgi gereği, Jandarmadan Ankara’dan 5 kişiden oluşan olay yeri inceleme ekibi gelip olay yeri incelemesini onların yapacağı yönünde savcılığın bize vermiş olduğu sözlü bir bilgi var. Tabii ki, bunlar soruşturmanın şekline ilişkindir ve bir diğer husus ise soruşturmanın içeriğine ilişkindir. Yani, neler toplanmalı, hangi deliller toplanmalı, kimlerin ifadesine başvurulmalı, hangi silahlara el konulmalı, hangi video kayıtlarına el konulmalı ve daha birçok ayrıntıya ilişkin de savcılığa sunmuş olduğumuz birçok dilekçemiz de mevcut.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

“Tahir Elçi dosyasının failleri muhakkak bulunmalıdır”

Biz Türkiye’ye ve Türkiye’nin aydınlatılamayan faili meçhuller dosyaları geçmişine baktığımız zaman öyle çok da aydınlık bir geçmişinin olmadığını görüyoruz. Özellikle 90’lı yıllarda yoğun ve sistematik bir şekilde hepimizin bildiği üzere binlerce faili meçhul cinayet söz konusudur. Ve bugüne kadar aydınlatılan faili meçhul cinayet dosyası ne yazık ki, yok denecek kadar az.  Ne oldu, 2009 yılında birkaç dava açıldı ve bunlardan da bir kısmı güvenlik gerekçesiyle başka illere nakledildi ve sonrasında bu davaların bir kısmı beraatla sonuçlandı. Ve bir kısmı da ne yazık ki, beraat yolunda ilerliyor. Benim şahsi kanaatim bu davların da beraatla sonuçlanacağı yolundadır.  Tabii ki, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması ile ilgili bu tablo Tahir Elçi cinayetinin aydınlatılmasının üzerinde bir kara bulut olarak durmaktadır. Bugün herkesin sadece biz avukatların değil, sokaktaki vatandaşların da bu geçmişi düşündüğü zaman Tahir Elçi cinayeti aydınlatılır mı aydınlatılmaz mı yönünde çok ciddi kaygısı var. Ama biz Diyarbakır Barosu olarak bu kaygıyı taşımak da bu ihtimali düşünmek de istemiyoruz. Biz hep söyledik, Tahir Elçi cinayeti dosyasının diğer dosyalar gibi faili meçhulle malul hale getirilmesine biz kesinlikle izin vermeyeceğiz. Bu cinayetin aydınlatılması için aktif bir şekilde sürekli olarak çalışacağız, takipçisi olacağız ve bu dosyanın peşini bırakmayacağız. Tahir Elçi cinayetinin aydınlatılması aslında o geçmişteki dosyaların aydınlatılması, faillerinin bulunması, o faillerin yargı karşısına çıkarılması ve yargılanmalarının sağlanması anlamında da geçmişe dönük yakılmış bir umut ışığı olacaktır. O nedenle Tahir Elçi dosyasının failleri muhakkak bulunmalıdır. 

 

Ali Abbas YILMAZ / Özel Haber

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.