Diyarbakır, Güneştekin’in 'hafıza odası' ile tanışacak

Diyarbakır, Güneştekin’in 'hafıza odası' ile tanışacak

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın ev sahipliğinde ve Pilevneli Galeri sunumuyla, nihayet açılıyor.

TİGRİS HABER - Diyarbakır’ın tarihi Keçi Burcu’nda tüm hazırlıklar tamamlandı, ‘Hafıza Odası’ sanatçı Ahmet Güneştekin’in sunumuyla Cumartesi günü akşam saatlerinde açılacak, 2 ay boyunca açık kalacak.

Bazı eserler ilk kez sergilenecek

Sanatçı Ahmet Güneştekin’in çok önem verdiğini belirttiği “Hafıza Odası” sergisi, sanatçının nesnelere biçim verişini gösteren çeşitli mecralardan çalışmalarını bir araya getiriyor. “Sanatsal hatırla(t)ma biçimlerini araştıran ve başka türlü sesi hiç duyulmadan kalacak olanların silinmiş seslerini duyulur kılma yolunu gösteren” Hafıza Odası’nda, sanatçının ilk kez sergilenecek eserleri de yer alacak. 

gunestekin-tigris1.jpeg

‘5 Nolu’ eser Diyarbakır’a özel

Tarihi Keçi Burcu’ndaki sergide, “Kayıp Alfabe”, “Analar duvarı”, “Yoktunuz”, “Hafıza tepesi” ve “Çürüme” gibi uluslararası tanınırlığa sahip eserlerin yanı sıra, Güneştekin’in Diyarbakır için yaptığı “5 Nolu” ses ve ışık enstalasyonu, göze çarpan eserler arasında yer alıyor.

gunestekin-tigris.jpeg

Sergi 3 kez ertelendi

Koronavirüs salgını koşulları nedeniyle açılışı üç kez ertelenen serginin hazırlıkları tamamlanma aşamasına geldi. Sergi ile ilgili hazırlanan bültende, Güneştekin’in eserleri şöyle anlatıldı:

“Sanatçının eserleri yalnızca hafızanın, açığa çıkmak için, hakkı teslim edilmek ve dinlenmek için başka yol bulamadığı zaman aldığı biçimleri temsil etmiyor. Eserler başkalarının yerine konuşmaya, onlara ses vermeye veya başka türlü bir rahatlama sağlamaya da kalkışmıyor; yası tutulmamış ölülerle bedensiz isimler arasındaki kurgusal karşılaşmanın temsil ettiği imkansız yasın yerini almaya girişmiyor. Onlar yalnızca bu kavranması, hayal edilmesi imkansız yasa, boş ve hayaletvâri varlığı üzerinden eşlik ediyorlar. İsimsiz ölü bedenler ile ağlanan, gömülen, hafıza ile unutulmuşluğun geçiş eşiğinde hatırlanan bedensiz isimler arasındaki karşılaşmada keşfettiğimiz şey bir yolun hikayesi; bu yol, başka türlü yüzleşmenin mümkün olmayacağı bir şimdi’de, özür dileme, telafi etme imkanına çıkıyor. Sanatçı için bellek, amorf, sürekli değişen bir görüntü alanıdır. Şekillendirilmeye ve tekrar tekrar müzakere edilmeye açık, kişisel olanla müşterek olanın, geçmiş ile geleceğin kesiştiği noktada durmaktadır. Hafıza Odası’ndaki işlerin ortaya çıkardığı sanatsal hatırla(t)ma biçimlerinin henüz çözüme ulaşmamış bir geçmişi yeniden yazmanın yollarını açabileceğidir.” (Haber Merkezi)

 

 

 

 

 

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.