Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy: 28 Mart olayları aydınlatılsın

Diyarbakır Milletvekili Hişyar Özsoy: 28 Mart olayları aydınlatılsın

HDP Diyarbakır milletvekili Hişyar Özsoy, 28 Mart 2006 yılında Diyarbakır, Siirt ve Mardin’de yapılan protestolara müdahalede 7'si çocuk 14 sivil vatandaşın yaşamını yitirmesine ilişkin Adalet Bakanı Gül’ün yanıtlaması için soru önergesi verdi.

TİGRİS HABER - HDP Diyarbakır milletvekili Hişyar Özsoy,  28 Mart 2006 yılında Diyarbakır, Siirt ve Mardin’de yapılan protestolara müdahale sırasında yaşananlara ilişkin Adalet Bakan Ahdulhamit Gül’ün yanıtlaması için meclise soru önergesi verdi.

28 Mart 2006'da yaşanan olaylar aydınlatılsın

HDP Diyarbakır milletvekili Hişyar Özsoy, önergede; “28 Mart 2006'da Diyarbakır'da başlayan ve daha sonrasında Siirt ve Mardin gibi illere yayılan protesto gösterilerine güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucunda 7'si çocuk 14 sivil vatandaşımız hayatın kaybetmişti. Beş gün süren protestolarda 300 vatandaşımız yaralanırken, 543 kişi gözaltına alınmış, 278 kişi tutuklanmıştı. Gözaltına alınan ve tutuklanan 199'u 18 yaşın altındaki çocuklardı. Gözaltına alınan çocuklara işkence yapıldı doktorlar tarafından raporlanmıştı. 2016'dan bu yana geçen 15 yıl içerisinde sadece Enes Ata ve Mahsum Mızrak'ın ölümüyle ilgili 3 özel harekât polisi hakkında "olan kast sonucu ölüme neden olmak" suçundan ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açılmış ancak bu polisler 2018 yılında delil yetersizliğinden beraat etmişti. Bu olayların açığa kavuşturulması ve ölümlerin faillerinin cezalandırılması için açılan baka davalar da takipsizlikle sonuçlanmıştır. Nihayetinde, bu protestolar sürecinde meydana gelen ölüm ve işkenceler karanlığa mahkûm edilmiştir” ifadelerini kullandı.

Özsoy, Adalet Bakan Ahdulhamit Gül’ün yanıtlaması için şu soruları yöneltti:

“1) Aradan gecen 15 yıla rağmen 7si çocuk 14 sivil vatandaşın katledilmesinin hukuk labirentlerinde karanlıkta bırakılmasını nasıl açıklıyorsunuz?

2) O dönem gözaltına alınanlara işkence yapıldığına dair doktor raporlan olmasına rağmen işkence yüzünden yargılanıp cezalandırılan tek bir yetkili veya görevlinin olmaması hakkında ne düşünüyorsunuz?

3) 8 yaşındaki Enes Ata'nın yaşamını yitirmesine sebep ve davanın en önemli delili olan gaz fişeğinin adli emanette kaybolmasına ilişkin yürünülen soruşturmada neden takipsizlik karan verilmiştir?

4) Mahkemenin takipsizlik kararının basına yansıyan gerekçesi "zaman aşıma' olarak geçmektedir. Diyarbakır Adli Emanet barosundaki gaz fişeğinin ne zaman kaybedildiğini biliyor musunuz? Şüphelilerin bakanlığınızca gözetildiği yönündeki iddialar hakkında ne düşünüyorsunuz?

5) Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü, 2015 yılında mahkemeye gönderdiği yazıda olay günü polislerin yaptığı bütün telsiz konuşma kayıtlarını imha ettiğini belirtmiştir. Bakanlığınızın bu konuda başlatmış olduğu bir soruşturma var mıdır? Varsa ne aşamadadır? Eğer yok ise, neden hu kadar önemli bir davada delil olabilecek kayıtların silinmesine dair bir soruşturma açmaya gerek görmediniz?

6) Enes Ata vurulduğunda kanıt niteliğinde olan zerindeki elbiseleri 2014 yılının Mayıs ayında mahkeme karan olmadan kimler tarafından ve neden imha edilmiştir?

7) Bu ölümlerin faillerine dair cezasızlık ve takipsizliklere kara bakanlığınızın tavrı nedir?” (Haber Merkezi)

 

 

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.