Diyarbakır’da fuhuş alarmı: Halk sağlığı tehlikede, oteller arası ayrıcalıklı muamele
TİGRİS HABER - Edinilen bilgilere göre, kentte geçen yıl nisan ayında Diyarbakır’a geldikleri belirlenen ve fuhuşa sürüklendikleri ifade edilen 3 kadının, yaklaşık 10 ay boyunca kent genelinde en az 18 farklı otelde çok sayıda erkekle fuhuş yaptığı tespit edildi.
KİMLİK BİLDİRİM SİSTEMİ ŞÜPHEYİ ORTAYA ÇIKARDI
Kimlik Bildirim Sistemi (KBS) üzerinden yapılan kontrollerde, kadınların sürekli farklı otellerde konakladıklarının belirlenmesi üzerine emniyet birimleri tarafından soruşturma başlatıldı. Yapılan sağlık kontrollerinde, kadınların zührevi ve benzeri bulaşıcı hastalıklar taşıdığı, durumun sağlık raporlarıyla belgelendiği öğrenildi.
Uzmanlar, söz konusu sürecin yalnızca fuhuşa karışan kişilerle sınırlı olmadığını, bulaşıcı hastalıklar nedeniyle dolaylı temas zinciri üzerinden çok sayıda kişinin ve ailelerinin de risk altında olabileceğini belirtiyor.

OTELLER VE ARACILAR SORUŞTURMADA
Soruşturma kapsamında, kadınların oteller arasında taşınmasına aracılık ettikleri iddia edilen bazı taksiciler gözaltına alındı. Emniyet birimleri, kadınların konakladığı otellere resmi yazı göndererek kamera kayıtları, konaklama belgeleri ve kimlik bilgilerini talep etti.
Bu gelişmelerin ardından, bazı otellerin sıhhi gerekçelerle kapatılabileceği ya da ruhsatlarının iptal edilebileceği ihtimali gündeme geldi.
İDARİ YAPTIRIMLARDA FARKLILIK İDDİASI
Soruşturmaya ilişkin resmî belgelere yansıyan bilgilere göre, Sur ilçesinde yapılan denetimlerde, fuhuş tespiti yapılan otellerin tamamının, tek bir oda dahi söz konusu olsa, halk sağlığı gerekçesiyle bir ay süreyle kapatıldığı belirtildi.
Ancak Kayapınar ilçesinde benzer tespitlerin yapıldığı bazı büyük ölçekli otellerde yalnızca ilgili odaların kapatılmasıyla yetinildiği iddiası, kamuoyunda “çifte standart” tartışmalarını beraberinde getirdi.
KAMUOYU AÇIKLAMA BEKLİYOR
Uygulamalardaki bu farklılık, “aynı şehirde, aynı fiil için neden farklı idari yaptırımlar uygulanıyor?” sorusunu gündeme taşıdı. Vatandaşlar, halk sağlığını doğrudan ilgilendiren bu tür olaylarda ilçeye ya da işletmenin büyüklüğüne göre farklı uygulamaların kabul edilemez olduğunu dile getiriyor.
Kamuoyunda;
Bulaşıcı hastalık riskinin ilçeye göre değişip değişmediği,
Sur ve Kayapınar ilçelerinde uygulanan yaptırımların hukuki dayanağının ne olduğu,
Denetimlerin eşitlik ilkesine uygun yürütülüp yürütülmediği sorularına yetkililerden net açıklama bekleniyor.
TOPLUMSAL DUYARLILIK ARTIYOR
Kentte fuhuş ve uyuşturucuyla mücadele konusunda artan toplumsal hassasiyetin, yalnızca adli değil, sağlık ve kamu vicdanı boyutuyla da ele alınması gerektiği ifade ediliyor.
Yetkililerin, soruşturmanın seyri ve uygulanan idari işlemlerle ilgili kamuoyunu bilgilendirmesi bekleniyor.




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.