Diyarbakır'da kuyumcuyu öldüren sanıklara ağırlaştırılmış müebbet talebi

Diyarbakır'da kuyumcuyu öldüren sanıklara ağırlaştırılmış müebbet talebi

Diyarbakır merkez Bağlar ilçesinde geçen yıl soygun girişiminde bulundukları kuyumcuyu öldürdükleri gerekçesiyle tutuklanan 2 sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet istemiyle dava açıldı.

TİGRİS HABER - Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca 22 Aralık 2020'de merkez Bağlar ilçesindeki bir kuyumcuda yaşanan soygun girişiminde iş yeri sahibinin öldürülmesine ilişkin tutuklanan M.E. (24) ve B.G. (18) hakkında hazırlanan iddianame 7. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi.

İddianamede, maktul Sinan Yoldaş'ın ölümünün, av tüfeğinden kaynaklı yaralanmaya bağlı olarak iç ve dış kanama sonucu gerçekleştiği, yakın mesafeden ateş edildiğinin tespit edildiği bildirildi. İddianamede ifadesine yer verilen tutuklu sanık M.E, olaydan 15 gün önce arkadaşı B.G. ile kuyumcunun önünden geçerken soyguna müsait bir iş yeri olduğu konusunda konuştuklarını belirtti.

Maddi olarak sıkıntı yaşadıkları için bu iş yerini soyup bir şeyler elde etmek istediklerini, kuyumcuyu soymak için plan yaptıklarını anlatan M.E, ifadesinde şunları kaydetti:

"B.G'ye 'Bende pompalı tüfek ve tabanca var. Pompalıyı ben kullanırım, tabancayı sen kullanırsın. Soygun yapıp oradan alacaklarımızı paylaşırız. Ben de kar maskesi, eldiven, çanta ve silah olacak. Silahla içeriye girdikten sonra sen çantayla malzemeleri alırsın.' dedim. Olaydan 3-4 gün önce de 2 kez sabah ve öğle saatlerinde keşif amaçlı iş yerini kontrol ettik. Ben önden girip içeride bulunanları kontrol ettikten sonra B.G. altınları çantaya koyacaktı. Soygun yapacağımız gün yine kuyumcu dükkanını bir süre izledik. Dükkana girdikten sonra tezgahta bulunan kişiye 'geç kenara' diye bağırdım. Elini silaha attığını görünce korkutmak amacıyla omuzuna sıktım. Saçmalar dağılınca göğsüne isabet etti ve yere düştüğünü gördüm. Tezgahın arkasına gidip altınları almak istedim. Maktulün annesi gelerek elinde sopayla bana vurdu. Elimdeki silahı boğuşma sırasında aldı. Olay yerinden bir şey almadan kaçtık. Uzaklaştıktan sonra kar maskesi ve eldivenleri çöpe atarak, dikkat çekmemek için yürümeye başladık."

Olaydan sonra şifreli görüşmüşler

M.E, aynı gün akşama doğru söz konusu olaya ilişkin çevreden bilgi almak amaçlı Kaynartepe Mahallesi'ne gittiğini ancak herhangi bir bilgi alamadığını belirtti.

Soygun girişiminin ardından telefonda B.G. ile şifreli konuştuklarını aktaran M.E, "Telefonda şifreli konuşmalarımızda geçen 'motor' olarak kastettiğimiz silahtı. 'Büyük motor' dediğimiz av tüfeği, 'küçük motor' ise tabancaydı. 'Orijinal' ve 'kışlıktır' derken ise değerli ve kıymetli manasında kullandım. 'Çay içip çıkacaktık' derken soygun amaçlı kuyumcuya girip altınları alıp, oyalanmadan hemen çıkmaktı. 'Çarptığımız çocuk' derken de kuyumcuda yaraladığım kişiydi." ifadelerini kullandı.

Sanık B.G. ise olay sırasında öldürülen kuyumcunun annesinin arkadaşı M.E'ye saldırdığını görünce ateş etmek isterken, tabancasının tutukluluk yaptığını ileri sürdü.

Kuyumcudan çıktıktan sonra M.E'nin bu olayın kendi aralarında kalacağını söylediğini ifade eden B.G, kimseye anlatmaması konusunda arkadaşının kendisini uyardığını belirtti.

"Bana silah doğrultarak 'sus' diye bağırdı"

İddianamede öldürülen kuyumcunun annesi Z.Y'nin olay günü yaşananlara ilişkin şu ifadeleri yer aldı:

"Oğlum kasada bulunan altınları çıkarıp, vitrine bırakıyordu. Ben de mutfağa gidip çay hazırlıyordum. Oğluma yardımcı olmak için mutfaktan çıktım. Dükkanın giriş kısmında yüzü maskeli ve elinde uzun bir silah olan kişinin kasa tarafına doğru geldiğini gördüm. Bana silah doğrultarak 'sus' diye bağırdı. O panikle mutfak girişinde bulunan fırça ile bu kişiyi uzaklaştırmak istedim. Kasa tarafına geçtiğimde oğlumun yerde olduğunu gördüm. Oğlumun olaydan kendini korumak maksatlı kendisini yere attığını düşündüm. Bu kişiden uzun namlulu silahı almaya çalıştım. Boğuşma esnasında silahı aldığım için bu kişi kaçtı. Oğlum ise yerde kanlar içerisinde yatıyordu."

Z.Y, ağır yaralanan oğlunun kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiğini anlatarak, sanıklardan şikayetçi olduğunu belirtti.

İddianamenin sonuç bölümünde şu değerlendirmede bulunuldu:

"Şüpheliler, aynı eylem ve fikir birliği içerisinde kuyumcu dükkanında 'yağma' suçunu işlemek amacıyla maktul Sinan Yoldaş'a yakın mesafeden pompalı tüfekle bir el ateş etmek suretiyle ölümüne sebebiyet vermişlerdir. Şüpheli M.E'nin maktulü vurduktan sonra tezgahın arkasına geçerek altınları almaya çalışması, bu esnada kuyumcuya giren şüpheli B.G'den çantayı istemesi ve çantayı uzatması şeklinde gelişen olay örgüsünden de 'öldürme' suçunun 'yağma' suçunun işlenmesini kolaylaştırmak amacıyla işlendiğinin sabit olduğu anlaşılmıştır. Şüphelilerin silahla yüzlerine maske takarak kendilerini tanınmayacak bir hale sokmak suretiyle cebir ve tehdit de kullanarak maktul ve müştekilere ait kuyumcu dükkanında bulunan altınları almaya çalıştıkları ancak dükkandan herhangi bir eşya alamadan çıktıkları tespit edilmiştir."

İstenen ceza

İddianamede, tutuklu sanıklar M.E. ve B.G. hakkında "kasten öldürmek" ile "nitelikli yağma" suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istendi.

Olay

Diyarbakır'ın merkez Bağlar ilçesi Kaynartepe Mahallesi Nükhet Coşkun Caddesi'ndeki bir kuyumcuya 22 Aralık 2020'de giren maskeli 2 zanlı, soygun girişiminde bulunmuş, iş yeri sahibi Sinan Yoldaş'ı (21) silahla vurarak olay yerinden kaçmıştı. Ağır yaralanan Yoldaş, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.

Kaçan şüphelilerin yakalanması için İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekiplerince yürütülen çalışmalarda bölgedeki 112 iş yeri kamerası ve Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) kayıtlarına ait 260 saatlik görüntü incelenmiş, B.G. (18) ve M.E. (24) gözaltına alınarak, tutuklanmıştı.

Kaynak:Haber Kaynağı

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum