1. HABERLER

  2. DİYARBAKIR

  3. 'Diyarbakır’da vaka sayısı 200’den fazla'
'Diyarbakır’da vaka sayısı 200’den fazla'

'Diyarbakır’da vaka sayısı 200’den fazla'

Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Mehmet Şerif Demir, kentteki koronavirüs vakalarına ilişkin Tİgris Haber’e konuştu. Demir, kentte 200’den fazla vakanın olduğunu söyledi.

A+A-

Yılmaz YİGİTLER/ÖZEL

Diyarbakır Tabipler Odası Başkanı Mehmet Şerif Demir, Sağlık Bakanlığın açıkladığı verilerin sadece testleri pozitif kişiler ve bu nedenle ildeki vakaların daha yüksek olduğunu tahmin ettiklerini söyleyerek “Testi negatif gelen ama klinik tablosu korona olduğu düşünülen hastalar var” dedi.

Sağlık Bakanlığı ile Türk Tabipleri Birliği (TTB) coronavirüs salgınında Türkiye'de il il ne kadar vaka bulunduğuyla ilgili geçtiğimiz gün ayrı ayrı rapor açıkladılar. Ancak kurumların kentle ilgili vaka sayıları uyuşmadı. Sağlık Bakanlığı Diyarbakır’da 26 vakanın olduğunu söylerken, Diyarbakır Tabip Odası bugün itibari ile Diyarbakır’da takip edilen pozitif/şüpheli vaka sayısının 200’den fazla olduğunu açıkladı.

Verilerin neden uyuşmadığını? Diyarbakır’da sağlık çalışanlarının durumunu? Koronavirüsle ilgili ne tür hazırlıkların yapıldığını Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Mehmet Şerif Demir’e sorduk. 

Demir, Sağlık Bakanlığıyla Diyarbakır Tabip Odasının verilerinin neden uyuşmadığını şöyle açıklıyor, “Bakanlığın açıkladığı veri sadece testleri pozitif kişiler, bu nedenle ildeki vakaların daha yüksek olduğunu tahmin ediyoruz. Testi negatif gelen ama klinik tablosu korona olduğu düşünülen hastalar var, çünkü test bazen negatif çıkıp da tomografisi pozitif olan hastalarımız da var.”

Diyarbakır’da 200’den fazla hastanın olduğunu ve test sayısının az yapıldığını vurgulayan Demir, biran önce daha fazla testin yapılmasını istedi.

Demir, “Diyarbakır da sadece Eğitim Araştırma Hastanesinde test yapılıyor. Başta Dicle Üniversitesi Tıp Fakülte hastanesi olmak üzere, tüm hastanelerde testin çalışılması İçin alt yapısı hazırlanması gerekiyor. Yine tüm hastanelerin pandemi hastanesi gibi hazırlıkların tamamlanması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır’ da sağlık çalışanlarının malzeme sıkıntısına değinen Demir, “ İlimizde Sağlık çalışanlarının malzeme sıkıntısını giderilmeye başladığını ancak hala belli hastanelerde ve birinci basamakta sıkıntılar olduğu bilgisi bize gelmektedir. Bakan açıklamasında 601 sağlık çalışanı pozitif çıktığını dile getirdi. Biz bu sayının da çok daha fazla olduğunu düşünüyoruz.  Ne yazık ki kaybettiğimiz hekim ve sağlık çalışanın sayısını her gün arttığını duyuyoruz.  Biz hep dile getiriyoruz. Bu salgında en riskli grup olan sağlık çalışanları. Korumadan toplumu koruyamazsınız, salgın ile mücadele edilemez.  yaşatmaya çalışırken ölmek istemiyoruz. O yüzden sağlık çalışanlarının koruyucu ekipmanlarından çalışma koşulları ve dinlenmemelerine kadar her şeyin planlaması yapılmalıdır. Pandemi olmayan ve diğer servislerde halen eksiklerin olduğu duyumları alıyoruz. Bunların biran önce giderilmesi gerekir. Başta COVID şüpheli veya pozitif hastalarla temas edenler olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının hızlı bir şekilde taramadan geçirilmesi gerekmektedir” dedi.

İl pandemi kurullarının aktif çalışmadığını ifade eden Demir, bütün sağlık örgütlerinin pandemi kurullarında yer alması gerektiğini söyledi.

Demir “İl pandemi kurullarının biran önce toplanması ve aktif bir şekilde çalışmaları gerekir. Pandemi kurullarında Tabip Odaları ve sağlık meslek örgütlerinde bulunması gerekiyor. Bugüne kadar pandemi kurularına tabip odaları ve sağlık meslek örgütleri çağrılmadı. Ama bunun yapılması gerekiyor. Çünkü salgında mücadele etmek için ve sahada var olan sıkıntılara yönelik önlem alabilmek için bütün sağlık meslek örgütlerini il pandemi kurulların içerinde olması gerekir. İl pandemi kurullara, tabip odalarını, sağlık meslek örgütlerini katmadığımız sürece bu salgında mücadelede başarılı olunmayacaktır”

Toplumda hareket kısıtlığının sağlanması için de işyerleri ve üretim alanlarını en azamiye indirilmesi gerektiğini savunan Demir şunları söyledi “Salgın her alana dağılmış. Topluma hareket kısıtlığını getirmek lazım. Acil olmadığı sürece insanların evlerinde çıkmaması gerekiyor. İş yerlerinin, üretim alanlarının en azamiye indirilmesi gerekiyor. Zorunlu çalışılan yerlerin de çalışma koşullarının pandemi koşullarına uygun oluşturulması gerekiyor. Çalışma yerleri buna göre planlanmalı.  Toplumun bu uyarılara uyması ve evinde kalabilmesi için hareket kısıtlığını getirebilmemiz için insanların evinde kalabilecek koşulların oluşturulması gerekiyor”

Salgın ile mücadelede evde de uyulması gereken gıdalarla ilgili ev içi bazı hijyen kuralları

Ev içinde, mutfakta ve saklama ortamlarında gıda maddeleri ile ilgili olarak uyulması gereken bazı temel hijyen kuralları var. Hijyen sağlıklı bir yaşamın devamlılığı için alınması gereken önlemler anlamına gelir.

- Yiyecekleri hazırlama veya pişirme işine başlamadan önce ellerimizi sabunlu su ile yıkamalıyız.

- Yiyecekler bol su ile yıkanarak temizlenmeli. Yiyeceklerin temizlenmesi için herhangi bir kimyasal madde ya da dezenfektan madde kullanılmamalı.

- Temizlik ve dezenfeksiyon için kullanılan maddelerin ortalıkta bırakılmaması çocukların sağlığını korumak için çok önem taşıyor. Bu konuya çok dikkat etmek gerekiyor.

- Salata ve benzeri gibi çiğ tüketilen yiyeceklerin hazırlanmasında kullanılan tezgâh, alet ve ekipman iş bittikten sonra temizlenmeli. Bu amaçla ekstra bir temizlik maddesi kullanmaya, iddialı bir temizlik maddesi satın almaya gerek yok. Evlerde her zaman kullandığınız, normal temizlik maddeleri hijyen sağlamak için yeterlidir.

- Çiğ tüketilen yiyeceklerin pişmiş gıdalarla temas etmesi engellenmeli.

- Yiyecek hazırlama işlemi bittikten sonra ellerimizi sabunlu su ile yıkamalı.

- Çiğ ve pişmiş gıdalar buzdolabında farklı raflara konulmalı. Pişirilmiş gıdalar buzdolabında üst raflara, çiğ gıdalar alt raflara konulmalı.

- Pişirme işlemleri virüsleri yok eder. Virüsler 72 santigrat derece ve üstündeki sıcaklıklarda ölür. Haşlama, kaynatma, kızartma, fırınlama vb. gibi yiyecek pişirme yöntemlerinde ulaşılan sıcaklıklar her türlü virüsü yok etmek için fazlasıyla yeterlidir.

Salgınla başarılı bir mücadele için:

 1-İlimizde kurulan İl Pandemi Kuruluna tabip odasının ve ilimizdeki sağlık meslek örgütlerinin katılımı ivedilikle sağlanmalıdır.  İl düzeyinde pandemi için sağlık alt yapısı başta olmak üzere tüm planlaması hazırlanması için acilen toplanmalıdır.

2-Sağlık çalışanlarının koruyucu ekipmanlarından çalışma koşulları ve dinlenemelerine kadar herşeyin planlaması yapılmalıdır. Sağlık çalışanlarına aralıklı test yapılmalıdır.

3-Tüm hastalıklarda olduğu gibi COVID-19 enfeksiyonu ile mücadelenin en iyi ve akılcı yolu hastalığın ortaya çıkmasına engel olmaktır. Hastalığı engellenmenin en iyi yolu kişisel hijyen kurallarına uyulması ve sosyal mesafenin korunmasıdır. Tüm uyarılara rağmen ilimizde de bunun öneminin yeterince anlaşılamadığı, günlük yaşam içerisinde bu kurallara dikkat edilmediği gözlemlenmektedir. İlimizde de COVİD-19 Pozitif vakaların görülmesinden dolayı kişisel hijyen kurallarına uyulması ve sosyal mesafenin korunmasının pandemiyi önlemedeki rolünü bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.

4-Test sayısı artırılmalı.  Vakalar tespit edilip izolasyon ve karantina koşullarının içirdiklerin uygulanması gerekir ki salgının daha fazla yayılmasının önüne geçilmesi için.

4-Temel, zorunlu ve acil hizmetler dışında bütün işlerde salgın süresince çalışmalar durdurulmalıdır.

5-İnsanların evde kalabilme koşulları oluşturulması gerekiyor. İşçilerin, işsizlerin, yoksulların yaşamlarının ve sağlıklarının olumsuz etkilenmesini engelleyecek desteklerin (Ücretli izin, işsizlik ödeneğinin kapsamının genişletilmesi ve tutarının artırılması, önümüzdeki üç ay boyunca ücretsiz su-ısınma-elektrik verilmesi vb.) ivedi olarak sağlanmamalıdır

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.