Diyarbakır’ın meşhur tatlıcılarına kadın rakipler

Diyarbakır’ın meşhur tatlıcılarına kadın rakipler
Diyarbakır'ın geleneksel tatlısı "burma kadayıf" lezzeti ile vatandaşların ağzını tatlandırırken, fiyatı ile de el yakıyor.

Ali Abbas YILMAZ / ÖZEL HABER

4 kiloluk bir tepsinin maliyeti 45 TL’yi bulurken, bazı tatlıcılarda kadayıfın 1 kilosu 35 TL’den veriliyor. Kınalı Eller Kadın Derneği adı altında ‘burma kadayıf’ üreten kadınlar ise, kadayıfın kilosunu 16 TL’den müşterilerine sunuyor.

Kınalı Eller Kadın Derneği verdiği kurslarla, kadınların iş yaşamına katılmalarına ön ayak oluyor. Merkezi Diyarbakır’da bulunan Kınalı Eller Kadın Derneği, Kadayıf ustaları ve kadayıf sektörüne nitelikli işgücü yetiştiriyor.

 

 

2011 yılında kurulan Kınalı Eller Kadın Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Müzeyyen Korkutata, derneğin faaliyetleri hakkında gazetemize önemli açıklamalarda bulundu.  Özellikle istihdama ve eğitime yönelik çalışmaları hedeflediklerinin altını çizen Korkutata, “Neden bu iki alanı hedefledik, çünkü bu bölgede bu ikisine ihtiyaç vardı. Bölgedeki kadınların eğitimden geri kaldıklarını, haklarından mahrum bırakıldıklarını gördük. Tabii ki, bölgenin kadını olsun erkeği olsun istihdam sorunu bölgenin genel bir sorunudur. Diyarbakır’da genel bir istihdam sorunu olması bir yana kadınlara istihdamda yer verilmemesi bizi böyle bir projeye başvurmaya sevk etti” diye konuştu.

 

Tarihte ilk defa ustadan çırağa değil, bir eğitim alanından vatandaşlara kadayıf ustalığı eğitimi verdiklerini belirten Korkutata, kadayıfçılık alanında Milli Eğitim Bakanlığının da eksikliğini gördüklerini söyledi. Korkutata: her sanatın Milli Eğitim Bakanlığında bir modülü var ve o modüle bakarak eğitimler veriliyor. Ama Kadayıf’ın Milli Eğitim Bakanlığında bir modülü yoktu. Milli Eğitim Bakanlığında, baklavanın, pastanın modülü var ama ne yazık ki, kadayıfın modülü yok. Ve biz Kınalı Eller Kadın Derneği olarak 2013 yılında gönüllü 7 arkadaş oturduk ve kadayıfın modülünü hazırladık. Ve bu modülü biz Milli Eğitim Bakanlığının Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne gönderdik. İki yıl kadar da gönderimizin takibini yaptık ve 2015’te kadayıf modülümüz kabul edildi” dedi.

 

 

Diyarbakır Valiliği Koordinasyonunda, Kalkınma Bakanlığınca SODES kapsamında finanse edilen Kınalı Eller Kadın Derneği, ‘Bir Ustadan Bin Ustaya’ projesiyle kadınlara kendi işyerlerini kurma olanağı sağlıyor.

2011 yılında kurulan Kınalı Eller Kadın Derneği, başta kadınlar olmak üzere toplumun tüm ayrımcılık ve mağduriyet yaşayan kesimlerine yönelik olarak düzenlediği meslek edindirme kurslarıyla umut ışığı olmayı hedefliyor. Özellikle toplum dışında bırakılmış göç mağdurlarını, iş ve meslek sahibi olma konusunda dezavantajlı olan kesimleri iş ve meslek sahibi yapmayı hedefleyen Kınalı Eller Kadın Derneğinin kapıları erkeklere de kapalı değil. % 80 oranında kadınların ağırlıkta olduğu ve kadınlara önceliğin verildiği meslek edindirme kurslarında erkeklere de yer açılmış. Toplumsal yaşamdaki kadın erkek ortaklığının, iş ve meslek yaşamında da sağlanabilmesi ve kadınların iş yaşamında erkeklerle birlikte aynı çalışma ortamına alışmalarını kolaylaştırmak için erkekler de kurs ve çalışma ortamına dahil edilmiştir.

 

 

Kadınlar başta olmak üzere genç erkeklere yönelik olarak da KOSGEP Girişimcilik eğitimleri verilen Kınalı Eller Kadın Derneği’nde diksiyon ve girişimcilik eğitimlerinin yanı sıra, eğitimlerini çeşitli nedenlerle yarım bırakmak zorunda kalan kursiyerlere destek eğitimleri de verilmektedir.

Kınalı Eller Kadın Derneği 2012 yılında Türkiye’de ilk defa kadınlara yönelik olarak ‘Kadayıf Projesi’ kapsamında kadınların Kadayıf sektörüne girmelerine önayak olmuştur.

2012 yılından bu yana Diyarbakır’da kadınlara yönelik Kadayıf kursu veren Kınalı Eller Kadın Derneğinin faaliyetlerini derneğin kurucusu ve yönetim kurulu başkanı Müzeyyen Korkutata ile konuştuk.

 

 

“İstihdama ve eğitime yönelik çalışmaları hedefledik”

Kınalı Eller Kadın Derneğinin kuruluşu, misyonu ve faaliyetleri hakkında değerlendirmelerde bulunan derneğin yönetim kurulu başkanı Müzeyyen Korkutata, “Kınalı Eller Kadın Derneği 2011 yılında kuruldu. Ve dernek olarak özellikle istihdama ve eğitime yönelik çalışmaları hedefledik. Neden bu iki alanı hedefledik, çünkü bu bölgede bu ikisine ihtiyaç vardı. Bölgedeki kadınların eğitimden geri kaldıklarını, haklarından mahrum bırakıldıklarını gördük. Tabii ki, bölgenin kadını olsun erkeği olsun istihdam sorunu bölgenin genel bir sorunudur. Diyarbakır’da genel bir istihdam sorunu olması bir yana kadınlara istihdamda yer verilmemesi bizi böyle bir projeye başvurmaya sevk etti.

 

 

“Tarihte ilk defa kadınları Kadayıf sektörüne dahil ettik”

Tarihte ilk defa ustadan çırağa değil, bir eğitim alanında ve sertifika alarak Kadayıf ustaları ve vasıflı elemanlar yetiştirmeyi öngördük. Ve tarihte ilk defa kadınları Kadayıf sektörüne dahil ettik. Bu yıl bizim kadın kadayıf ustaları ve vasıflı elemanları yetiştirmede dördüncü yılımız. Her ne kadar derneğimiz bir kadın derneği olsa da Kadayıf kurslarımız erkeklere, özellikle de genç erkeklere de açıktır. Tabii ki, kursiyerlerimizin % 80’i kadındır ama erkekleri de kurs sürecimize dahil ettik çünkü sonuçta kadınlarla erkekler aynı çalışma yaşamının içindedirler. Ve buradan sertifika alıp herhangi bir yerde istihdam edilecek ya da kendi işyerini açacak olan kadınlar erkeklerle aynı ortamda çalışacaklar. Biz kadın derneği olarak kadınları erkeklerle aynı çalışma ortamında çalışmaya alıştırmak ve kadınların erkeklerle aynı çalışma ortamında olmaktan kaynaklı yaşayacakları çekinceleri kaldırmak için kurslarımızı erkeklere de açmayı uygun gördük. Ayrıca bu sektörde bugün en çok erkekler yer almaktadır ve Kadayıf sektöründe vasıflı eleman olarak da işletme sahibi olarak da kadınlar erkeklerle aynı ortamı paylaşmak zorundadırlar. Biz sektördeki bu gerçekliğe kadınlarımızı şimdiden hazırlamayı ve erkeklerle birlikte aynı çalışma ortamında yaşayacakları olası çekinceleri önceden kaldırmayı öngörüyoruz. Yani Kadayıf sektörüne girecek kadınların üzerindeki korkuyu, çekinceyi, baskıyı ortadan kaldırmayı hedefliyoruz. Hem kadınların hem de ailelerinin buradaki güvenli ortamı görüp kadınların erkeklerle aynı ortamda güvenle çalışmaya alışmalarına ve kaygılardan kurtulmalarına yardımcı olmaya çalışıyoruz.

 

 

“Kadının ne işi var Kadayıf sektöründe diyenler oldu”

Kadının ne işi var Kadayıf sektöründe diyenler oldu. Kadınların bulaşmadıkları bir bu alan mı kaldı türünden tepkilerle karşılaştık. Kadına, ‘Elinin hamuruyla erkek işine karışma’ diyen zihniyet kadının elinden hamuru da almış ve kadının bu alana girmesine tepki duyabiliyor. Hal bu ki, bugün erkekler kadınların elinden hamuru almışlar ve bırakında kadınlar ellerindeki hamura bir sahip çıksınlar.

 

 

“Milli Eğitim Bakanlığının da bir eksikliğini gördük”

Tabii biz bu projeyi yaparken Milli Eğitim Bakanlığının da bir eksikliğini gördük. Biliyorsunuz bugünlerde her sanatın Milli Eğitim Bakanlığında bir modülü var ve o modüle bakarak eğitimler veriliyor. Ama Kadayıf’ın Milli Eğitim Bakanlığında bir modülü yoktu. Milli Eğitim Bakanlığında, baklavanın, pastanın modülü var ama ne yazık ki, kadayıfın modülü yok. Ve biz Kınalı Eller Kadın Derneği olarak 2013 yılında gönüllü 7 arkadaş oturduk ve kadayıfın modülünü hazırladık. Ve bu modülü biz Milli Eğitim Bakanlığının Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne gönderdik. İki yıl kadar da gönderimizin takibini yaptık ve 2015’te kadayıf modülümüz kabul edildi. Ve bu yıl ilk defa kadayıf modülü ile belge vermiş oluyoruz. Kınalı Eller Kadın Derneğimizin tamamen gönüllü çabalarıyla ortaya çıkan kadayıf modülü bugün 81 ilimizdeki kadayıfçılara bir hediyemiz olmuş oldu. Tabii ki, bu derneğimiz için bu büyük bir başarı ve gurur kaynağıdır. Biz dernek olarak 81 ilin Valilerine hazırladığımız katalogu gönderdik ve dedik ki, bizim yetiştirdiğimiz kadın ve erkek usta eğiticileri illerinizde istihdam edebilirsiniz.

 

 

Kursiyer olarak başlayan arkadaşlarımız bugün usta eğitici olarak atölyemizde görev yapıyorlar

Eğitim süreçlerimiz 9 aylık uygulamalı eğitim ve sonucunda teorik sınav olarak yapılıyor. Teorik sınav sonucunda elde edilen puanlar Halk Eğitime sunuluyor ve başarılı olan kursiyerlerimize sertifikalarını veriyoruz. Sertifikalarını alan kursiyerlerimiz usta eğitici olarak da 81 ilde görev yapabilecek düzeye gelebiliyorlar. Burada eğitim alan kursiyerlerimizden ikisi bu yıl burada atölyemizde eğitimci olarak görev yapıyorlar. Yani böylelikle projemiz meyveleri vermeye başladı. Örneğin buradan sertifika alan iki bayan arkadaşımız Hani İlçesinde tatlı sektöründe işyeri açtılar. Yine bir bayan arkadaşımız Mardinkapı’da işyeri açtı. Ve şuan atölyemizde işyeri açmak için sırada bekleyen 30 arkadaşımız bulunmaktadır. Ve bu arkadaşlarımız için 4 Nisan’da KOSGEP Girişimcilik eğitimine başlayacağız. Bildiğiniz gibi KOSGEP üzerinden girişimcilere verilen 50 bin TL tutarında hibe, 100 bin TL tutarında da faizsiz kredi desteği söz konusu. Bu destek kadın girişimciler için özellikle önemli, çünkü malum bölgemizde kadın girişimcilerin kredi almaları pek mümkün değil. Zira kredi başvurularında istenilen teminatı kadınlarımız, üzerlerinde herhangi bir mal varlığı olmadığından gösterememektedirler. Oysa KOSGEP’in girişimci kadınlarımıza verdiği hibe ve kredi desteğiyle kadınlarımız işyerlerini açabilmekteler.

 

 

“Başvuruda bulunan hiçbir kimseyi dışarıda bırakmıyoruz”

Atölyemizde eğitim gören kursiyerlerimiz sabah ve öğleden sonra olmak üzere iki grupta uygulamalı eğitim görmekteler. Sabah 25, öğleden sonra 25 olmak üzere toplamda 50 kursiyerimiz mevcut ancak bu sayı talep olduğunda daha da yükselebiliyor. Mümkün mertebe başvuruda bulunan hiçbir kimseyi dışarıda bırakmamaya büyük özen gösteriyoruz. Kurslarımız başladıktan aylar sonra bile başvuruda bulunan olursa geri çevirmiyoruz, çünkü belki de geç başvuru yapmış olsa dahi çok yetenekli ve bu meslekte çok iyi yerlere gelebilecek insanları dışarıda bırakmak, onları bu imkândan mahrum bırakmak istemiyoruz. Aslında projedeki kursiyer sayımız 40 ancak yoğun talep nedeniyle sayımızı yükseltmek zorunda kaldık.  İlk grupta bulunan kursiyerlerimiz sabah 08.00’dan öğle 13.00’a, ikinci gruptaki kursiyerlerimiz ise öğlen 13.00’dan akşam 19.00’a kadar eğitim görmekteler. Haftanın 5 günü sabah 08.00 akşam 19.00 eğitimimiz devam etmektedir.  

 

 

“Sivil toplum kuruluşuyuz, kar amaçlamıyoruz”

Atölyemizdeki kurslara katılım göstererek tatlı sektörüne girmek isteyen arkadaşlarımıza maddi olarak ancak cüzi miktarda bir yardımda bulunabiliyoruz. Biz sonuçta bir sivil toplum kuruluşuyuz, kar amaçlamıyoruz ama olanaklarımız ölçüsünde de kursiyerlerimize maddi destek sağlamaya çalışıyoruz.  6 aydan bu yana kursiyerlerimize 200 TL gibi bir maddi katkı sunuyoruz. Bizim asıl işimiz tatlı sektörüne nitelikli işgücü sağlamak ve kendi işyerini açmak isteyen kadınlarımıza ise gerekli donanımı sağlayabilmektir. Ayrıca tatlı sektörüne nitelikli işgücü sağladığımız için aslında tatlı sektörünün derneğimizin çalışmalarına maddi katkıda bulunmasını beklerdik.

 

 

 

“Ürünlerimizde hiçbir şekilde katkı maddesi kullanılmamaktadır”

Projemiz 12 aylık bir projedir. Bir ay hazırlık, 9 ay uygulamalı eğitim, 75 saat girişimcilik eğitimi, 40 saat diksiyon eğitimi, 8 saat hijyen eğitimi olmak üzere toplamda 12 ay içinde bu eğitimleri vermekteyiz. Biz, Kınalı Eller Kadın Derneği olarak, projemizi tanıtmak için, Kadınlar Günü, Kutlu Doğum Haftası, Anneler Günü kapsamında toplamda 13 bin kişiye kadayıf ikramında bulunduk. Tabii ki, bunun yanında özellikle üzerinde durduğumuz konu hijyendir. Atölyemizde her şey, kadayıf yapımının tüm aşamaları göz önünde şeffaf bir şekilde yapılmaktadır ve hiçbir katkı maddesi kullanılmamaktadır. Asla hazır şerbet kullanılmamaktadır,  kristal toz şekerle şerbetimiz günlük olarak yapılmaktadır. Kullanılan yağ, şerbet asla ikinci bir sefer kullanılmamaktadır. Taze ve yerli ceviz kullanmaya özen gösteriyoruz. Özellikle kırık ceviz kullanıyoruz, ceviz’i toz haline getirmiyoruz. Ceviz kullanımında özellikle bölgemizin, (Bingöl, Van, Bitlis) yerli cevizini tercih ediyoruz.

 

 

 

“Kadayıfımızın kilosunu 16 TL’den vatandaşlarımıza sunmaktayız”

Biz dernek olarak bir sivil toplum kuruluşu olduğumuz ve kar etmeyi hedeflemediğimiz için fiyat politikamızı buna göre belirliyoruz. Satışlarımızda üretim maliyetini ve derneğimizin faaliyetinin sürekliliğini sağlayabilecek şekilde düzenliyoruz. Kadayıf satışımızdaki fiyat politikamızın esasını derneğimizin faaliyetlerini sürdürebilme kapasitemizi güvenceleme perspektifi oluşturmaktadır. Sonuçta bir sivil toplum kuruluşuyuz ve faaliyetlerimizin sürekliliğinin yanı sıra, başlangıçta yola çıktığımız toplumsal yararlılığa uygun olarak verdiğimiz hizmetin kalitesini sürekli olarak arttırmaya dönük bir titizlik içinde olmamızı da gerektirmektedir. Haliyle de fiyat politikamızı bu iki parametreye uygun bir şekilde düzenlemekteyiz. Şuan derneğimizin atölyesinde kursiyerlerimiz ve uzman eğiticilerimizin tarafından üretimi yapılan kadayıfımızın kilosunu 16 TL’den vatandaşlarımıza sunmaktayız.

 

 

“Kalkınma Bakanlığınca finanse edilen SODES projesi kapsamında üretim yapmaktayız”

Tabii ki bizim fiyatlarımız piyasanın çok çok altındadır. Bunun nedeni ise, Kalkınma Bakanlığınca finanse edilen SODES projesi kapsamında üretim yapmaktayız. Atölyemizin kirası, elektrik, su vs… giderlerimiz proje kapsamında karşılanmaktadır. Atölyemizdeki araç gerecin tümü proje kapsamında alınmıştır. Yani görünen giderlerin tümü proje kapsamında karşılanmaktadır. Tabii ki, proje kapsamı dışında görünmeyen giderlerimiz de bulunmaktadır. Çünkü projede verdiğimiz miktarın dışına da çıkabiliyoruz. Örneğin proje kapsamında bize 300 kg. ceviz desteği verilmiş ama biz 700 kg ceviz kullanmışız, yani projede öngörülenin iki kat üzerine çıkmışız. Ve bu görünmeyen gideri de tekrar geri dönüşüm yapabilmek için belli bir maliyetle satmak zorunda kalıyoruz. Amacımız kar değil, sadece projenin hedefine ulaşabilmesi ve vatandaşlarımızın hiyenik ortamda, katkı maddesiz, sağlıklı bir tatlı yiyebilmeleri için fiyat politikamızı bu şekilde belirlemekteyiz.

 

 

“Atölye dışında bir satış ofisimiz bulunmamaktadır”

Atölye dışında bir satış ofisimiz bulunmamaktadır. Genellikle, düğün, sünnet, nişan, toplu etkinliklere yönelik toplu satışlarımız olmaktadır. Atölyemizde perakende olarak da satış yapmaktayız. Bölgemizdeki vatandaşlarımız atölyemize gelerek kendi üretimimiz olan kadayıflarımızdan istedikleri kadar satın alabilirler. Elbette ki, dernek olarak birçok Kermes, etkinlik vs… düzenleyerek ürünlerimizin tanıtımını, satışını yapabiliriz ancak son süreçte bölgemizde yaşanan süreçten dolayı bu tür etkinliklerimizi yapmaktan çekindik.

 

 

Mekân sorunumuz var

 Kınalı Eller Kadın Derneğimizin merkezi Suriçi’nde Balıkçılarbaşında’dır. Ancak Sur’da yaşanan süreçten dolayı derneğimizin faaliyetlerini atölyemizde sürdürmek zorunda kaldık. Yine Gazi Caddesinde bir mekân kiraladık ama 15 Eylül’den bu yana orayı da kullanamıyoruz. Aslında derneğimize Vakıflar Genel Müdürlüğü, Kültür Turizm Müdürlüğü ya da Valilik tarafından bir mekân tahsis edilse daha güzel ve ciddi faaliyetlerimiz olacaktır. Defalarca ilgili devlet kurumlarımızdan yer talebimiz oldu ancak olumlu ya da olumsuz anlamda bize bir geri dönüş olmadı. Dernek bünyemizde birçok faaliyetimiz mevcut ancak yer sıkıntısı yüzünden çalışmalarımızı istediğimiz şekilde yapamıyoruz. Bugün girişimcilik kursumuz var ve kendi inisiyatifimizle yakınımızdaki bir gençlik merkezine ricada bulunarak kurs için mekânlarını kullanma izni aldım ama nereye kadar. İnsanın kendi mekânı olması gibi yok. Kendi mekânında birçok faaliyeti istediği rahatlıkta düzenli olarak yapabiliyor.

 

 

“Öğrenci sayımız Sur yasakları yüzünden 55’ten 40’a düştü”

Suriçi’nde yaşanan süreç bizim faaliyetlerimizi de çok olumsuz etkiledi. Bazen mutfağa gittiğimde Sur’dan gelen seslerden mutfağa niye gittiğimi unutuyordum. Gün içinde yüzlerce mermi, bomba sesi duyuyorduk. Atölyemizin üst katı kurşun aldı, yan tarafımızda 3 daireye kurşun isabet etti. Her patlama sesinde sadece eğilebiliyorduk, derin dondurucunun ya da buzdolabının arkasına saklanıyorduk. Bütün bu olumsuzluklardan kaynaklı projeyi sürekli olarak projeyi durdurmayı düşündük ancak 12 aylık bir proje ve yaşadığımız süreç her ne kadar zor olsa da yine de devam ettik. Tabii, öğrenci sayımız Sur yasakları yüzünden 55’ten 40’a düştü. Sur’da kalan birçok kursiyerimiz Sur’dan göç etmek zorunda kaldıkları için kursu da bıraktılar. Birçok kursiyerimizin ağlayarak kursu bıraktıklarını üzülerek gördüm. Ama tabii ki, bu süreçten bizde psikolojik olarak çok çok olumsuz bir şekilde etkilendik.

 

 

“Sur mağdurlarıyla dayanışmada da bulunduk”

Sur mağdurlarıyla dayanışmada da bulunduk. İstanbul’dan iş adamlarımızın sağladığı olanaklarla 1000’e yakın vatandaşımızın giyim ihtiyacını karşıladık. 400 haneye gıda yardımında bulunduk. Gelen yardımlardan 29 bin gıda paketi hazırlayıp dağıttık. Bütün bu faaliyetleri derneğimizin bünyesinde eğitim gören kursiyerlerimizle birlikte gönüllü olarak üstlendik.

 

 

“Kadınlarımızı, gençlerimiz vasıflı hale getirerek başaracağız”

Kınalı Eller Kadın Derneği kurulmadan önce ilk olarak DİTAV işbirliğinde yaptığımız kurslarda kuyumcu kadınlar yetiştirdik. Aslında Kınalı Eller öyle doğdu. Oraya gelen bayanlarımız bir çatı altında toplanmak istediklerini söylediler ve bize bir dernek kurun dediler. Ve o gün kuyumculuk eğitimine katılan kadınlarımızın talepleri üzerine Kınalı Eller Kadın Derneği kuruldu. Kınalı Eller Kadın Derneği olarak hedefimiz, işsizliğin yoğun yaşandığı bu bölgede en büyük, en kalıcı iyilik işsizlere istihdam sağlamaktır. Bunu da kadınlarımızı, gençlerimiz vasıflı hale getirerek başaracağız.

 

 

 

“Kadınlar olarak çalışma yaşamında ön plana çıkmaya başladık”

Kınalı Eller Kadın Derneğinde kursiyer olarak başlayan ve süreç içinde usta eğitici olmaya hak kazanan kadınlarla konuştuk. Ev hanımı Aysel Kaya, “Kınalı Eller Kadın Derneğinin açmış olduğu kurslara katıldım ve bir kursiyer olarak başladığım atölyede bugün bir eğitimci olarak katkı sunmaktayım. Kadınlar olarak çalışma yaşamında ön plana çıkmaya başladık. Kadayıf sektöründe işyeri açabilecek duruma geldik. Yakın zamanda Kadayıf sektöründe kendi işyerimi açmak istiyorum” diye konuştu.

 

 

“Biz burada büyük bir aileyiz ve burası hepimiz için büyük imkânlar sunuyor”

Satış danışmanı Ayşe Gürbüz, “ Kendi işimin patronu olmak istiyorum. Çünkü kadınların kendi ayakları üzerinde durmasını,  kendine özgüven duymasını önemsiyorum. Biz burada büyük bir aileyiz ve burası hepimiz için büyük imkânlar sunuyor” dedi.

 

 

“Samimiyet ve atölyedeki güven ortamı bende burayı sahiplenme duygusu oluşturdu”

Aysel Katmış, “ Kınalı Eller Kadın Derneğinin açmış olduğu kadayıf kursuna öğrenci olarak katıldım. İlk yıl öğrenci, ikinci yıl stajer, üçüncü yılda ise, usta eğitici olarak görev yapmaktayım. Eşim emekli ve kısmetse kadayıf sektöründe işyerimi açıp eşimle çalışmak istiyorum” şeklinde konuştu.

 

 

“Tezgâhtarlık yaptığım için kadayıfın üretim aşamasını bilmiyordum”

İnan Kaya, “ Üç yıldır tatlı sektöründe tezgâhtar olarak çalışıyorum. Ve şuan da hem tezgâhtarlık yapıyorum hem de kurslara devam ediyorum” dedi.

 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.