DÜ’de gençlik alarmı: “Artık kimse memleketi değil, geleceğini düşünüyor”
Şaban YILMAZ
TİGRİS HABER - DÜ’de düzenlenen “Türkiye’de Sosyoloji ve Toplumsal Sorunlar Sempozyumu”, gençliğin değişen yapısına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelere sahne oldu. Dicle Üniversitesi Sezai Karakoç Edebiyat Fakültesi ile Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen sempozyumda konuşan akademisyenler, özellikle Diyarbakır gençliği üzerinden Türkiye’de yaşanan toplumsal dönüşüme dikkat çekti.

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen sempozyumun açılış oturumuna çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. Sempozyumun düzenleme kurulu başkanlığını Prof. Dr. Rüstem Erkan yürütürken, onursal başkanlığını ise Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat yaptı.

“Ne olacak bu memleketin hali?” dönemi sona erdi
Sempozyumun ilk oturumunda konuşan Prof. Dr. Rüstem Erkan, yıllardır sahada yürüttükleri araştırmaların sonuçlarını paylaşarak gençliğin bakış açısındaki büyük değişime işaret etti. Erkan, geçmiş kuşakların temel gündemi olan “Ne olacak bu memleketin hali?” anlayışının yerini artık “Bizim geleceğimiz ne olacak?” kaygısına bıraktığını söyledi.

Gençlerin artık toplumsal sorunlardan çok kendi yaşamlarını, ekonomik geleceklerini ve iş güvencelerini düşündüğünü belirten Erkan, bu dönüşümün Türkiye’nin son yıllardaki en önemli sosyolojik kırılmalarından biri olduğunu ifade etti.
Diyarbakır, Türkiye’nin en genç şehirlerinden biri
Konuşmasında Diyarbakır’ın demografik yapısına ilişkin veriler de paylaşan Erkan, kent nüfusunun Türkiye ortalamasından çok daha genç olduğuna dikkat çekti. Türkiye’de medyan yaşın 34.9 olduğunu belirten Erkan, Diyarbakır’da ise bu oranın 26.7’ye kadar düştüğünü söyledi.
Kentte yalnızca 18-30 yaş arasında yaklaşık 420 bin gencin bulunduğunu ifade eden Erkan, bu genç nüfusun doğru yönlendirilmesi halinde büyük bir ekonomik ve sosyal fırsata dönüşebileceğini kaydetti. Ancak işsizlik ve gelecek kaygısının devam etmesi halinde bunun ciddi toplumsal sorunları beraberinde getirebileceği uyarısında bulundu.
“Geçmişle övünmek tek başına çözüm değil”
Mezopotamya’nın tarihsel mirasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Erkan, bölgenin binlerce yıllık geçmişiyle sürekli övünüldüğünü ancak bugünkü sorunlarla yeterince yüzleşilmediğini söyledi. Çayönü ve Göbeklitepe gibi insanlık tarihinin önemli merkezlerinin bu coğrafyada bulunduğunu hatırlatan Erkan, buna rağmen gençlerin bugün gelecek umudu taşımakta zorlandığını ifade etti.
Prof. Dr. Nebi Sümer’in “kolektif narsisizm” kavramına atıfta bulunan Erkan, geçmişin mirasına sığınmak yerine gençlerin doğdukları şehirde güvenli ve umutlu bir yaşam kurabilecekleri sosyal politikaların geliştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Aşiret bağları zayıflıyor, bireyselleşme güçleniyor
Araştırmalarda dikkat çeken en önemli başlıklardan birinin gençlerde artan bireyselleşme eğilimi olduğunu belirten Erkan, yeni kuşağın aşiret, cemaat ve geleneksel toplumsal baskılardan daha bağımsız hareket ettiğini söyledi.
Diyarbakır’daki gençlerin sosyolojik reflekslerinin artık Türkiye’nin batısındaki şehirlerde yaşayan akranlarıyla benzer hale geldiğini ifade eden Erkan, gençlerin farklı kimliklere karşı daha kapsayıcı ve özgürlükçü bir yaklaşım geliştirdiğini kaydetti.
Eğitimde kadın öğrenciler öne çıktı
Prof. Dr. Erkan, bölgede eğitim alanında yaşanan değişime de dikkat çekerek, 1996 yılında Sosyoloji Bölümü’nde yalnızca birkaç kız öğrencinin bulunduğunu, bugün ise sınıflarda kadın öğrencilerin çoğunluğu oluşturduğunu söyledi.
Ailelerin kız çocuklarının eğitimine daha fazla destek verdiğini ifade eden Erkan, buna rağmen eğitimli genç işsizliğinin büyüyen bir sorun olarak karşılarında durduğunu belirtti.
Gençliğin ortak sorunu: Gelecek kaygısı
Sempozyumda yapılan değerlendirmelerde gençlerin en büyük probleminin gelecek kaygısı olduğu vurgulandı. Özellikle iş bulma, ekonomik güvence oluşturma ve yaşam kurma konusunda gençlerin ciddi endişeler taşıdığı ifade edildi.
Prof. Dr. Rüstem Erkan’ın dikkat çeken sunumuyla başlayan sempozyum, gün boyu gerçekleştirilen oturumlarda sosyoloji, siyaset, gençlik ve toplumsal dönüşüm başlıkları altında devam etti.
nn




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.