1. YAZARLAR

  2. Fatma İpek

  3.    Eğitim lütuf değil, hakkımız!!!
Fatma İpek

Fatma İpek

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

   Eğitim lütuf değil, hakkımız!!!

A+A-

Gün geçmiyor ki özel çocuklarımız hakkında olumsuz, üzücü hatta bizi kahreden bir haber almayalım. En son Aksaray da Otizmli öğrenci ve annelerini yuhalayan bir kalabalığı gördük. Olayın nasıl geliştiği, o aşamaya geldiği başlı başına, problem çözme yeteneğinden yoksun insanların basiretsizliği… Hâlbuki 5378 Sayılı Engelliler yasası 15.Maddesinde ‘Hiçbir gerekçeyle engellilerin eğitim alması engellenemez. Engelli çocuklara, gençlere ve yetişkinlere, özel durumları ve farklılıkları dikkate alınarak bütünleştirilmiş ortamlarda ve engelli olmayanlarla eşit eğitim imkânı sağlanır.’diye açıkça belirtilmiştir.

        Hal böyle iken olayın daha başında Aksaray da yetkili ve etkili kişilerin ’Bu okul, bütün çocukların eğitim ve öğretimine açık bir okuldur. Her çocuğun bu okulda okumaya hakkı vardır ’söyleminden hareketle hak temelli, eşit bir yaklaşımla problem çözümlenmeliydi. Çünkü farklı öğrenen her çocuk, özel gereksinimli her birey için her kesimin sorumluluğu vardır. Bu çocukların eğitim hakkına,  kimse kendi çıkarına göre karar veremez, ket vuramaz.

        Otizm farkındalığı açısından son günlerin popüler dizisi ’Mucize Doktor’ u izlemek, Otizm kelimesini kulaklarda aşina kılmaktan öteye geçirmemiş -.Aslında Otizmli olmak ne Doktor Ali Vefa gibi olmak ne de şimdiye kadar yapılmış Otizm tanımının kalıplarına uymaktır. Ne kadar Otizmli birey varsa o kadar Otizm tanımı vardır çünkü her otizmli kendine özgüdür. Aksaray’daki okulda okumaya hak kazanmış çocuklar da Rehberlik Araştırma Merkezinin yönlendirmesi ile okulda okumaya hak kazanmışlardır. Hiç kimsenin ‘okulumuzda otizmli çocuk istemiyoruz ’deme hakkı yoktur.

 

     Otizmi bilmek, anlamak, farkında olmak sadece tweet atarak, Ali Vefa’ ya sempati duyarak, mavi giyinerek, mavi ışık yakarak değil, onları hayatımıza katarak, parkta, sokakta, çocuğunuzun sıra arkadaşı olduğunda orada olmasının hakkı olduğunu bilmek demektir. Otizmli çocuklarımızın varlığı ile çocuklarınıza hayata kazandıracakları bir birey ile duyacakları gururu yaşama fırsatı vermek demektir.

        Her fırsatta engelli haklarını savunuyor, eşitlikten, adaletten, farklılıklara saygıdan dem vuruyoruz. Son yaşanan olay ki –bu sadece basına yansıyanı- yıllardır bu alanda hiçbir ilerleme kat edemediğimizi gösterir. Biz özel gereksinimli çocuk ebeveynleri dışlayıcı, ötekileştirici olaylara maruz kalıyoruz. Hal bu ki Türkiye Cumhuriyeti, Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesini ilk imzalayan ülkelerdendir. Bu gün hala böyle durumlar yaşanıyorsa, otizmli çocuklar lise çağında gidecek okul bulamıyorsa –oğlumda dahil-sorumlular ve bizler diğer velilere kızarak, müdürü, öğretmenleri açığa alarak, vicdan yaparak sorunu çözemeyiz.

       Toplumun, tüm eğitimcilerin engel gruplarına ve ihtiyaçlarına ilişkin eğitilmesi gerekir. Eğitimin bu çocuklar için lütuf değil hakları olduğunu bilmeleri gerekir ve en önemlisi bu gün doğan her 59 çocuktan biri otizmli doğuyorsa ve bu sayı gittikçe artıyorsa çocuğunuzun, torununuzun, çok sevdiğiniz arkadaşınızın, akrabanızın çocuğunun otizmli olmayacağı garantisini kim veriyor.

        Sağlıkla, sevgiyle kalın her daim…

Bu yazı toplam 920 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.