1. YAZARLAR

  2. Harun Aytulun

  3. Eğitimin parasal dönüşümü
Harun Aytulun

Harun Aytulun

tigrishaber
Yazarın Tüm Yazıları >

Eğitimin parasal dönüşümü

A+A-

Hepimizin aşina olduğu ve son on yılda etkisini giderek artıran bir sorunu irdelemek istiyorum.

Konu eğitim tabii; eğitim derken bunu global bazda düşünmeyelim. Ülkemizdeki eğitimden söz etmek istiyorum. Malum, yeni bakanlar, değişen sistemler ve her yeni gelen bakanın bir önceki mevkidaşının yaptığı çalışmaları yetersiz bulması ve kendi tasarladığı eğitim sistemini uygulaması vb. Bizi son 10 yılda dünya sıralamasında dipleri görmeye mahkûm etmiş durumda.

Peki, bunun nedeni sadece değişen sistemler mi?

Aslında işin özü eğitimde kullanılan sistemler değil, eğitimin ekonomik çıkar doğrultusunda serbestleşen bir piyasaya mahkûm edilmesidir.  Ülkemizde bu durumunun tüm sektörlerde var olduğunu söylemek mümkün. Nitekim bunu sağlıkta da görmekteyiz. Ama tüm bunlar yaşanırken bunun başlıca yansıması eğitim alanında olmuştur. Buna paralel olarak, eğitim sistemi özelinde son 10 yılda daha görünür hale gelen istihdam sorunu da göz ardı edilmeyecek bir boyut kazandı.

Özellikle son yıllarda devletin eğitim yatırımlarından elini çekmesi, eğitimde piyasalaşmaya, özelleştirmeye gitmesi ve çeşitli teşviklerle özel sektörün desteklenmesi, özel okullar, dershane, kurs, etüt merkezlerine eğitimi havale etmesi eğitimdeki keşmekeşi daha da arttırdı.

 Günümüzde eğitim camiasında bulunan eğitmenlerin de bundan payını aldığını söylemek mümkün. Öğrencilerim güzel şiirler yazsın diyen öğretmen bulmak zor artık. Bulsa da öğrencinin yazacağı şiirde renk arar. Öğrencinin yeteneğini keşfetmek için çabalayan bir eğitimci yok. Özel eğitim kurumlarının derdi bilim üretmek değil. Tıpkı Sağlık sektöründeki bir doktorun hasta psikolojisinden çok döner sermayeyi düşünmesi gibi. Artık her şey paraya endeksli bir hale geldi.

Hem eğitim siteminden hem de eğitimciler arasında sıkışan ve işin içinden çıkamayan ebeveynler, yıllarca dayatılan, ‘okumazsan pişman olursun’ fikrini kafalarından atıp artık okumanın bile fayda edemeyeceği düşüncesini somutlaştırdılar. Nitekim kafelerin kütüphanelerden daha çok tercih edilmesi bu durumun ne kadar vahim olduğunu göstermektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 7309 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.