Engelsiz Bileşenler Federasyonu: Haksızlıklar en çok engellileri vuruyor

Engelsiz Bileşenler Federasyonu: Haksızlıklar en çok engellileri vuruyor

Engelsiz Bileşenler Federasyonu Başkanı Abdulmecit Yılmaz 10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Yılmaz: “Eşitsizlik ve haksızlıklar sosyal sınıflar içerisinde en çok engellileri vurmaktadır” dedi.

TİGRİS HABER - Diyarbakır Engelsiz Bileşenler Federasyonu Başkanı Abdulmecit Yılmaz, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası dolayısıyla yazılı bir basın açıklaması yaptı. Engelli haklarının iyileştirilmesi gerektiği vurgulanan açıklamada engelli hakları farkındalığı için harekete geçilmesi çağırısında bulunuldu.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Eşitsizlik algısı, bize bir ‘özür olarak’ dayatılıyor”

“Dilde başlayan eşitsizlik algısı, bize bir “özür olarak” dayatılıyor. En son bir üniversite rektörünün tüm engellilere yönelik aşağılayıcı açıklamaları bu konuda var olan bilinçsizliği bir kere daha açığa çıkardı. Biz’ler, tüm çeşitliğiyle engelliler,  21. Yüzyılda yurttaşlığın esası olan haklarımızı talep ediyoruz. Bu hakların uygulanması bir lütuf değil evrensel insan hakları hukukunun gereğidir. Bu bağlamda BM Engelli Hakları Sözleşmesi ve Engelli Hakları Kanununun esaslı bir şekilde uygulamaya yansıtılması, üzerinden yıllar geçmesine rağmen en acil zorunluluktur. Erişilebilirlik mevzuatı artık geciktirilmeden eksiksiz bir şekilde uygulanmalıdır.

“Engellilere yönelik ayrımcılık söylemler durdurulmalı”

Türkiye’de nüfusunun 6-10 Milyon arasında olduğu ifade edilen engellilerin sayısının, bilgi çağında, neden bu kadar belirsiz olduğunun izahatı yoktur. En kısa sürede her mahallede, hangi engel, cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi ve gelir durumunda kaç engellinin olduğu istatistiksel olarak tespit edilmeli ve sunulması hak temelli bir yaklaşımla zorunlu olan psikolojik, sosyal, ekonomik ve hukuki destekler sunulmalıdır. Engelliler ve aileleri ayrımcılık ve nefret suçlarına maruz kaldıklarından, yoksul bırakıldıklarından ve siyasal temsilleri kısıtlandığından toplumdan kısmen yalıtılmış halde yaşamak zorunda bırakılıyorlar. Bu kapsamda engellilere yönelik ayrımcılık söylem ve uygulamaları derhal yaptırıma bağlanıp durdurulmalıdır.

“Yöneticilerin eksikliği engelleri pekiştiren temel nedenlerdir”

Engelliler; eğitime, sağlığa, ulaşıma, istihdama, kültürel üretim ve tüketime, siyasal katılmaya, sosyal yaşama erişilebilirlik sorunu yaşamaktadır. Bu sorunların nedeni engelliler veya bedenleri değil engelliler yok sayılarak inşa edilen yollar, geçitler, kaldırımlar, binalar ve sunulan kamusal/özel hizmetlerdir. Nüfusu bir milyonun üzerinde olan ve yüzbinlerce engellinin yaşadığı yerlerde bile engellilerin sorunsuz gidebileceği tek bir restoran, kafe, salon, vb. tek bir mekan yoktur. Kamu binaları başta olmak üzere yeni yapılanları da dahil; asansör, merdiven, geçit yolları, tuvalet, çalışma düzeni ve iletişim anlamında engellilik perspektifiyle yapılmamış mekanlar en büyük engeldir. Sadece fiziksel engeller değil, braille alfabesiyle  veya sesli/görsel yönlendiricilerin yetersizliği, işaret dili bilen personelin yokluğu, engelli hakları farkındalığı olan yöneticilerin eksikliği engelleri pekiştiren temel nedenlerdir.

Kurumlara çağrı

Yerel yönetimlerin; görev alanlarında kaç engelli olduğunu tespit etmeleri, kendi bünyelerindeki engelli kotalarını doldurmaları, en az bir işaret dili tercümanı istihdam etmeleri, kendi personel ve idarecilerine engelli hakları farkındalığı kazandırmaları, başta binalar ve ulaşım araçları olmak üzere erişilebilirliği arttırmaları gerekir. Yoksul engellilerin sosyal ve ekonomik açıdan desteklenmesi belediyelerin en temel görevi olmalıdır. Belediyeler için acil olarak ifade edilen bu durumlar tüm kamu kurumları için geçerlidir.

“Eşitsizlik ve haksızlıklar sosyal sınıflar içerisinde en çok engellileri vurmaktadır”

Bölgesel gelişmişlik farklarının bölgeler arasında oluşturduğu eşitsizlik ve haksızlıklar sosyal sınıflar içerisinde en çok engellileri vurmaktadır. Altyapı, iletişim, kamusal hizmet sunumlarının eksikliği engellilerin temel haklarına erişimini olumsuz etkilemektedir. Bölgesel kalkınma planlarında engelliler desteklenmesi gereken bir nüfus kesimi olarak bütçe ve planlama kapsamında mutlaka dikkate alınmalıdır.

Anadilde hizmet

Engellilerin tüm farklılıklarıyla haklarına erişebilmesi için sadece Türk İşaret dili ve sadece Türkçe ile değil, bu ülkede yaşayan hakların diliyle kamusal hizmet erişimi olmalıdır. Eğitim ve sağlık imkanlarından resmi dil Türkçe’yi bilmediği için doğru şekilde yararlanamayan yüz binlerce engellinin, tüm haklarına erişimi için anadillerinde de hizmet sunumu olmalıdır.

Kadın engellilere cinsiyetçi söylem

Tüm eşitsizliklerde olduğu gibi engellilik kapsamında da kadın engellilerin cinsiyetçi tüm söylem ve uygulamalardan daha fazla olumsuz etkilendiği bilinmelidir. Başta İstanbul Sözleşmesi ve CEDAW gibi kadın haklarına ilişkin sözleşmelerin gereklerinin yerine getirilmesi, kadın engellilerin haklarına da olumlu etkileri olacaktır. Engelli kadınlara yönelik ayrımcı söylem ve pratikler derhal durdurulmalıdır. İstanbul sözleşmesinin fesih süreci durdurulmalıdır.

“Engelli haklarında söz bitmiştir, sıra uygulamadadır”

Engelli haklarında söz bitmiştir, sıra uygulamadadır. BM Engelli Hakları Sözleşmesi en geniş kapsamlı uygulama rehberidir. İlkeleri ve perspektifi eşit yurttaşlar oluşturmak amacında olan bu sözleşmenin “Evrensel Tasarımı” esas alınarak yarının yaşamı inşa edilmelidir. Mevcut şehirler 10-20 yıl içerisinde tamamen bir dönüşüm geçirecektir. Bu dönüşüm yaşanırken engellilik durumu aşılabilir yeter ki bizler engellilerin temel insan haklarını tanıyalım ve engelsiz bir yaşamı kurmaya çalışan bileşenlere kulak verelim.” (Haber Merkezi)

 

 

Etiketler :

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.