Adil Kılıçaslan

Adil Kılıçaslan

Geçim derdi – Eğitim – Reklamın ve Söylentinin gücü

Yıldızlı araç bir modelini Çin’de ürettiriyor, dünyaya satıyor. Çin firması (Çoğunluğu devlet hissesi) aracın kopyasını yapıp satışa sunuyor. Bizde yıldızlı aracı alıyoruz, kopyası Çin markayı almıyoruz?

Araçların çarpma testlerine, kalite testlerine baktığınızda aralarında % 5 – 8 fark varken biz % 30-50 fark ödüyoruz. Araçların Avrupa fiyatlarına ister internetten, ister akrabalarınıza sorun aralarındaki fiyat farkının test sonuçları gibi % 5 – 8 olduğunu göreceksiniz.

Şehirlerarası yollarımız en fazla 130 km/s hızla gitmeye elverişli. Bu hız da her zaman değil belli mesafelerde uygun ama araç hız göstergesi 200-240 gösteriyor. Esasında fizik kuralı gereği, şanzıman ve diferansiyel oranları her iki aracın da aynı hıza ulaşabileceğini ispatlar. Reklamlarla/söylentilerle yanlış bilgilendiriliyoruz.

Telefon da böyle meşhur Havva’nın Âdem’e yedirdiğini ve Çin’de üretileni seve seve hava basmak için alıyoruz ama Çin’de üreten firmanın kendi markasına burun kıvırıyoruz. Aralarında tek fark yazılımındaki ilaveler. Kullanmadığımız ilavelere bi dolu para ödüyoruz. Her iki senede bir yeni model çıkartıyorlar, yok 3G yok4,5G yok 5G (jenerasyon/NESİL) yazılım diye reklam gücüyle fiyatları katlıyorlar.

Sigara üreten kendi markamız, fabrikalarımız (halkımızın) ülkemize yayılmış fabrikaları vardı!

Fabrikalar borç ödemek için satıldı, markalarımız yerinde dursa da sahibi yurt dışında, ürünlerin üzerinde % 85,6 vergi var. Yaşadığı sıkıntılara öfkelenen tiryaki öfkesini devlete ödediği vergi ile çıkartamaz ki!

Hepsi benim olsun yerine, hep birlikte sahip olalım dönüşümü ile tükettiğimiz ve yurt dışına sattığımız üretim tesisleri kursak! Her bir vardiya 3 gün ve günde 4 vardiya çalışma sistemi kursak, bir fabrika haftalık 8 vardiya çalışır. 10 kişi çalışan yerine 80 kişi çalışır. Endüstri Mühendisi olarak derim ki, bir kişinin en verimli çalıştığı süre 5,5 saattir. Fabrikaların ortak tüketim kooperatifi olsa! Tüketim kooperatiflerdeki ürünler her türlü vergiden muaf olsa.

İnsanlar iş dışında kalan vakitlerinde, kültürel eğitimlere vakit ayırsa! Ülkemiz bilgili, bilinçli insanlardan oluşsa. Ülkemiz Çağdaş Medeniyete kavuşsa, mutluluk kaynağı olmaz mı?

Ne işsizlik, ne eğitimsizlik, ne geçim derdi kalır.

Birleşerek bu sistemi uygularsak! BAŞARIRIZ!!!

Bir de örnek varmış olduklarım aslında hem özenti hem de sosyal medyanın çok etkisi vardır. Kendi kişiliği olmayan başkasını taklit eder her mecrada..Ayrıca bir şey taklit olarak değil, mutlu yaşamak için yapılmalıdır.

Sistemi kurmak için isteyin, bilgilerimi bedelsiz olarak guruba (Ahilik kümesine) aktarırım.

Küresel şirketlerin hepsi birçok ülkede yönetici hissedar olarak şirket kurmakta ve hissedarlarına kâr aktarmakta. Sistemi görmemize bilmemize rağmen, sorumluluktan kaçarak tembelleşiyoruz.

Finans sisteminde “Büyük Sıfırlama” ile aracı ve tefeci sistem bitecek, üretim birliği olan ve ürettiğini takas eden kazanacak. Ülkeler arası takasta sözleşmelerde kolaylık ve hızlılık sağlamak için kripto sistemler çıktı. Ülke olarak kripto sistemi kurarsak, o zaman borçlardan, tefecilerden kurtulacağız.“ Ayağımızı yorganımıza göre uzatacağız”

Bu sistemi 1250 yılından beri uygulamaktayken, 1600’lü yıllarda örseledik, 1800’lerde bitirdik.

Ahiliği-Kardeşliği yeniden yaşatarak ekonomik-kültürel mutluluğa erişeceğiz.

Saygılarımla,

Adil Kılıçaslan

Baş Denetçi

Bu yazı toplam 1604 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum