Gök: “Eller tetikten çekilmelidir”

Gök: “Eller tetikten çekilmelidir”

CHP Grup Başkan Vekili Levent Gök ve beraberindeki heyet dün Sur’da vatandaşlarla ve esnaflarla konuştu ve Gazi Caddesi üzerinde bir basın açıklaması yaptı.

Diyarbakır Barosunu ve Diyarbakır Büyük Şehir Belediyesini de ziyaret eden CHP heyeti Kürt sorununun çözüm adresin meclis olduğunu ve ellerin bir an önce tetikten çekilmesi gerektiğini söyledi.

Sur’da yasaklı bölgede bir basın açıklaması yapan CHP Grup Başkan Vekili Levent Gök, “21. Yüzyılda artık yasaklar olmamalıdır. Türkiye’miz yasaklardan arınmalı, terörden kurtulmalıdır. Eller tetikten çekilmelidir. Türkiye Kürt sorununu mutlaka parlamento içerisindeki bütün siyasal muhataplarıyla görüşerek çözmelidir” dedi.

 

 

CHP Grup Başkan Vekili Levent Gök ve CHP Milletvekillerinden oluşan bir heyet, Diyarbakır Barosuna ziyarette bulundu. CHP Grup Başkan Vekili Levent Gök ve CHP Milletvekilleri, Ali Özcan, Vecdi Gündoğdu, Mehmet Göker ve Ünal Demirtaş’tan oluşan CHP heyetini, Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Ahmet Özmen karşıladı.

Diyarbakır Barosunu ziyaretinde konuşan CHP Grup Başkan Vekili Levent Gök, silahların susması ve ellerin tetikten çekilmesi çağrısında bulundu. Baroların hukuk devleti açısından önemine değinen Gök, “Hukuksuz uygulamaların karşısında olan CHP hukuk devletinin gerçekleşmesi için, özellikle Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin katillerinin mutlaka bulunması ve sorumluların yargı önüne çıkartılması ve gerçeğin aydınlatılması yönündeki beklentimizi burada güçlü bir şekilde ifade ediyoruz. İlk ziyaretimizi buraya yapmamızın böyle bir anlamı vardır” şeklinde konuştu.

 

‘ELLER TETİKTEN ÇEKİLMELİDİR’

“ Bir kere eller tetikten çekilmelidir. Diyarbakır halkı ve esnafı tüm bölge insanı gibi huzur, özgürlük istiyor. CHP olarak Kürt sorununun çözümünde her zaman mecliste, siyasi partilerin ortak iradesiyle oluşacak bir platformda, komisyonda, sorunun demokratik yolda tartışılmasını, Türkiye’nin tüm hassasiyetleri gözetilerek çözüm bulması konusunda 4 yıldan buyana taleplerimizi sürdürüyoruz. Bu konuda ne yazık ki mecliste bir diyalog sağlanmadı. Ancak bu sorunun çözülmesi için daha kaç insanımız ölecek, bu sorun mecliste bulunan siyasi aktörlerle çözülmesini ifade ediyoruz. Umarım bu çabamız bir neticeye ulaşacaktır. Bizim bu önerimizin ne kadar gerçekçi olduğu şu yaşanan süreçlerle bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bir partinin kendi konjonktürel durumuna göre bir adım ileri iki adım geri gideceği bir yol haritasıyla çözebileceği bir sorun olmanın çok ötesine geçmiştir.

 

KÜRT SORUNU DEMOKRATİK, BARIŞÇIL METOTLARLA ÇÖZÜLÜR

Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Ahmet Özmen ise, “Barışın ve demokrasinin hakim olduğu bir ülke, insan haklarının, hukukun hüküm sürdüğü bir yaşam bizler için çok önemlidir. Bölgede maalesef yeniden bir çatışma ortamı var. Bu çatışma ortamında maalesef birçok insanımızı kaybettik, birçok acı yaşandı.  Sur içinde birçok tarihi eser, dünya kültür mirası yok oldu ya da büyük zararlar gördü. Biz Kürt meselesinin öteden beri ancak demokratik ve barışçıl metotlarla çözülebileceğini, bir diyalog ve müzakere sürecinin ardından bir sonuca erişileceğini düşünüyoruz ve her platformda vurguluyoruz. Çatışma ortamının, silahın, şiddetin, operasyonun, güvenlik politikalarının Kürt meselesinde bırakınız sorunu çözmek daha da derinleştirdiğini, büyüteceğini ve toplumda bir kırılma yaratacağını, halklar arasında bir kopuş yaratacağını defatle söyledik, söylüyoruz. Kürt meselesinde, geçmişte yaşanan diyalog ve müzakere sürecine, gecikmeye mahal vermeden, derhal dönülmesi gerektiğini dile getiriyor ve bu talebimizi hükümete yineliyoruz. Bölgedeki sokağa çıkma yasaklarının anayasaya aççıkça aykırı olduğunu, tüm temel hak ve hürriyetleri askıya aldığını siz ana muhalefet partisine de iletmek isteriz.