1. YAZARLAR

  2. Fatma İpek

  3. Gönüllülük, sivil toplum, savunuculuk
Fatma İpek

Fatma İpek

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Gönüllülük, sivil toplum, savunuculuk

A+A-

Anadolu Otizm Federasyonu ve Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı’nın  ortak  çalışması ile  27-28 Nisan’da düzenlenen " Sivil Toplum Kuruluşlarında Kapasite Güçlendirme Eğitimi" ne Diyarbakır Otizm Spor Eğitimi Merkezi Derneği olarak katıldık. Ayrıca Çorum, Batman, Muş, Van, Şanlıurfa, Erzurum, İnegöl’den gelen dernek gönüllülerinin de katılımıyla Bursa'da gerçekleştirilen bu iki günlük eğitim çok yoğun ve verimli geçti.

        Bu eğitim, otizmli bireylerin hak savunuculuğunu yapmak, toplumda  farkındalığı artırmak, onları eğitim ve hayata katmadaki yöntemlere, bilimsel, modern bakış açıları kazandırmak amacıyla kurulan biz ve bizim gibi derneklere çok şey kattı.

          Otizmli birey sahibi ebeveynler bir araya gelirken hedeflerimizin, olması gerektiği ölçüde olmadığı gerçeği ile yüzleştik.

           Gönüllüğün, iyilik, hayırseverlikten öte anlamları barındırdığını, fedakarlık, para almadan yapılan iş, boş zamanların en etkin şekilde değerlendirilmesi, girişimcilik, yaşayarak öğrenme, sosyal bir sorumluluk, sevmek, farklı olmak, ego tatmini, çevre edinmek, politik bir duruş, sorgulamak, değişmek, insanlara yardım etmek… gibi çok geniş anlamlar içerdiğinin farkına vardık.

            Otizmli bireylerin, ailelerinin yaşam kalitelerini artırmak, bu alanda hedeflerine ulaşmak için yalnızca içinden gelerek ve doğru olduğuna inanarak kurulan DOSEM’ in amaçlarına ulaşmasında kat edecek çok yolunun olduğunu fark ettik.

           STK' lar olarak, birlikte yaşamanın gerektirdiği kuralların, yasaların, dezavantajlı gruplar (otizmliler) için de olduğunu, toplumların ihtiyaçlarını belirlemede,  gidermede, onlara hizmet etmede, onların da   var olduğunu özellikle  anlatmak gerektiğini derinden hissettik. Bu yasa ve haklardan diğer bireyler kadar otizmlilerin de  hakları  olduğunu vurgulamak, bunun savunuculuğunu yapmak, gönüllülük temelinde bu işi daha iyi organize etmek gerektiği ile ilgili önemli bilgiler edindik.

             Gönüllü bireylerle kurulan STK’ larda, bilgiyi stratejik olarak kullanmanın; politika veya yasa değişiklikleri  talep etmede veya değişikliklere katkıda bulunmada etkili olabileceğini gördük. Bunun da yapılacak  çalışmaların, çoğunluğun bakış açısını dikkate alarak, kanunları veya politikaları gözeterek, toplumdan uzaklaştırılan, görmezden gelinen, ilgi görmeyen, yasal haklarını kullanamayan dezavantajlı bireyler  lehine hayati önemini bir kez daha anladık.

           Günümüz yaşam şartları, birlikte hareket etmeyi, iletişimi, ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelmeyi daha zor hale getirmiştir. Bu durum, ekonomik durumumuz, işlerimiz ve geleceğimiz konusundaki kaygılarımızı artırmakta birlikte daha sıkı olması gereken iletişimin daha kopuk hale gelmesine neden olmuştur.  Bu belirsizlikleri ortadan kaldırmak, geleceği şekillendirmek için de güçlü bir sivil topluma ihtiyaç vardır. Bilhassa otizmli çocuk sahibi olmaları nedeniyle, kendilerini güçsüz, kimsesiz, toplumdan uzak hisseden ailelerin sözcülüğünü, yine STK'lar  yapacak, güçlerini  bilinçli bir şekilde  çocukların lehine kullanmanın yollarını araştıracaklar.

       Ülkemizde,  otizm alanındaki sivil toplum çalışmaları, otizm tanısı alan çocuk sayısının artmasıyla orantılı olarak yaygınlaşmıştır.2000’li yıllarda belki de öncesinde kurulan vakıf, federasyon ve derneklerin çalışmalarıyla bir kaç düzelme olmuşsa da maalesef bu, ihtiyaçları  ve beklentileri karşılayacak düzeyde değildir. Yine de söz konusu Sivil Toplum Kuruluşlarının yoğun uğraşları ve savunuculukları sayesinde  üç ay önce TBMM’de Otizm  Down Sendromu komisyonu kuruldu. Otizm ve diğer Gelişim Bozukluklarının yaygınlığının tespiti, ailelerin sorunlarının çözümü için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan komisyonun son  toplantısı   14-15 Mayıs tarihlerinde yapıldı. Otizm alanında çalışmalarını sürdüren sivil toplum örgütlerinin üst çatısı Türkiye Otizm Meclisi Yürütme Kurulunun bu toplantıya katılması,  sıkıntıların, problemlerin, çözüm beklentilerinin aileler tarafından dile getirilmesi sivil toplumculuğun önemini deneyimleyen sadece küçük bir ayrıntıdır.

       Anofed'in  " Sivil Toplum Kuruluşlarında Kapasite Güçlendirme Eğitimi" gibi yeni organizasyonlarda görüşülmesi, aramıza yeni gönüllülerin katılması umuduyla.

        

     

Bu yazı toplam 1828 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.