Gülistan Doku dosyası: Gerçek hukuk mücadelesi şimdi başlıyor
İbrahim İnanç YILDIZ
TİGRİS HABER - Tunceli’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kayıp olan Gülistan Doku soruşturmasında, 6 yıl sonra taşlar yerinden oynadı. Dosyanın avukatı Ali Çimen, Tigris Haber’e yaptığı açıklamalarda; sahte tutanaklardan siber çetelere, silinen hastane kayıtlarından 150 bin dolarlık kirli para trafiğine kadar kan donduran detayları paylaştı.
Türkiye’nin yakın tarihindeki en gizemli kayıp vakalarından biri olan Gülistan Doku dosyasında, "intihar" senaryosunun kamu görevlileri eliyle kurgulandığı iddiaları yargıya taşındı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, oğlu Mustafa Sonel ve Zeynal Abarakov ekseninde derinleşen soruşturmada, bugüne kadar 13 kişi tutuklandı. Avukat Ali Çimen, gelinen aşamayı "Gerçek hukuk mücadelesi şimdi başlıyor" sözleriyle tanımladı.
"4 yıl boyunca dosyayı boğmaya çalıştılar"
Soruşturmanın ilk yıllarında karşılaştıkları engelleri anlatan Avukat Ali Çimen, kamu gücünün bir zırh olarak kullanıldığını vurguladı:
"Soruşturmamızın ilk 4 yılı, dönemin valisi Tuncay Sonel’in dosyayı örtbas etme çabaları nedeniyle bir arpa boyu yol alamadı. Ancak Aygül Doku’nun kararlı duruşu ve kadın kurumlarının sahiplenmesi sayesinde dosyayı resmi olarak kapatamadılar. En kritik başarımız o dosyayı masada tutmak oldu. Şimdi görüyoruz ki, o dönemde taleplerimizi reddeden mekanizma, aslında suçun ortağıymış."
"Siber çete delil kararttı, hastane kayıtları silindi"
Haberin en çarpıcı detaylarından biri, soruşturmaya dahil olan profesyonel suç ağları oldu. Çimen, dosyadaki dijital müdahaleleri şu sözlerle ifşa etti:
"Şu an tutuklular arasında bir siber çete elemanı ve çok sayıda polis memuru var. Bu yapı, dosyanın seyrini değiştirmek için dijital veriler üzerinde oynamış. Gizli tanık beyanlarına göre, Gülistan öldürülmeden önce rızası dışında bir cinsel saldırıya ve şiddete maruz kalıyor. Hastaneye götürülüyor ama o geceye dair hastane kayıtları siliniyor. 'Kamera görmüyor' denilen noktaların aslında her şeyi kaydettiği, ancak bu görüntülerin bilinçli olarak yok edildiği ya da uydurma tutanaklarla dosyadan kaçırıldığı ortaya çıktı."
"150 bin dolarlık kirli trafik: Kamu kaynakları suçu örtmek için mi kullanıldı?"
Avukat Ali Çimen, soruşturmanın mali boyutunun da en az cinayet şüphesi kadar ağır olduğunu belirtti:
"Tuncay Sonel’in etrafında şekillenen yozlaşmış bir yapı var. O kamu gücünden kaynaklı kazandığı yasa dışı parayı bu işte kullanmış. İnsanlara para dağıtmış. Bazı ailelerle ilgili yazışmalar da çıktı. Çok ciddi paralardan bahsediliyor. Sadece bir kalemde 150 bin dolardan bahsediliyor ödemelerden. Çok ciddi bir kirli bir para da var. Buna ilişkin de olayın o ticareti var. Olayın o maddi boyutuna ilişkin de o maddi kazancı ilişkin de bir soruşturmanın yapılıp bu kamudan çalınan varlıkların tekrar kamu nüktesine gönderilmesi gerekir” dedi.
"Zeynal Abarakov Gülistan’ı casus yazılımla takip ediyordu"
Zeynal Abarakov’un "masum sevgili" imajının bir kurgu olduğunu söyleyen Çimen, teknik bir detayı ilk kez bu kadar net paylaştı:
"Abarakov, Gülistan’ın telefonuna bir mail adresi üzerinden erişim sağlamış ve her adımını takip ediyordu. Kaybolduğu gün 'Parkta ona bakmaya gidiyorum' demesi tamamen bir aldatmaca. Zaten elindeki uygulama ile Gülistan’ın nerede olduğunu anlık görebiliyordu. Bu bir 'müşterek faillik' durumudur; Mustafa Sonel ve Zeynal Abarakov bu cinayetten birlikte sorumludur."
"Umut Altaş’ın iadesi düğümü çözecek"
Adalet Bakanlığı’nın ABD’den iadesini talep ettiği Umut Altaş’ın önemine değinen Çimen, sürecin sonuna yaklaştıklarını hissettiklerini belirtti:
"Umut Altaş, cinayeti bizzat gören ve bilen kilit bir tanık. Onun gelişiyle birlikte maddi gerçeğe ulaşmak çok daha kolay olacak. Biz şuna inanıyoruz; Gülistan’ın cansız bedeninin yeri bir aşamada değiştirildi. Şüpheliler kendi aralarında bir güvensizlik yaşıyorlar ve bu çözülme bize Gülistan’ı getirecek. Bu dosya, cezasızlık kültürüne karşı verilmiş en büyük sınavdır."
"Adalet duygusu yeniden tesis edilmeli"
Toplumsal desteğin önemine vurgu yapan Avukat Çimen: "Gülistan sadece 21 yaşında bir üniversite öğrencisiydi. İnsanlar çocuklarını devlete, valiye, rektöre emanet ediyor. Eğer bir vali suç işleyip bunu kamu gücüyle örtebiliyorsa, orada adaletten bahsedilemez. Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarının titiz çalışması, zedelenen adalet duygusunu yeniden ayağa kaldırabilir."




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.