Emin Eser

Emin Eser

köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Hiç

A+A-

Uzanmıştım.  Çocuklarım zorla kaldırdı beni uzandığım kanepeden.  Antrede yine yakan can oynamak istiyorlardı benimle.  Oysa hiç keyfim yoktu.  Israr ettiler, kıramadım.

Karantina günlerinin başladığı  zamanlarda,  can sıkıntısından bu oyuna başlamıştık keyifle.  Ailecek eğleneceğimiz bir oyundu yakan can. 

Küçük kızım ortaya geçti. Büyük kızım giriş kapısının olduğu başa,  ben de salon kapısının olduğu başa geçtim.  Böylece oyunumuz başlamış oldu.

Nisan başlarıydı. İçeriye tıkılmamızın henüz başlarıydı.  Alışık olmadığımız bu durum sıkmıştı benliğimizi ancak yapacak bir şeyimiz de yoktu.  Günler ruhumuzu döve döve geçiyor, ölüm haberleri  uzağımızda duruyordu.

Oyuna başladık böylece. Ben topu attığımda küçüğüm havada yakalayıp gülümseyerek;

- Bir canım oldu, dedi.

Topu her yakalayışta bir can çoğalıyordu.

Zaman aktıkça yakınlarımıza dayandı haberler.  Her geçen gün ölüm haberleri  çoğalıyor, bizi sevdiklerimizden ayırıyordu.

- Baba tam 32 canım oldu! Yaşasın!

Birinci yılı bitmişti. Sevdiklerimizden onlarcası canından olmuş, yüreğimizin tepeciklerine anılarının bayrağını dikmişti.

- Canlarım çoğaldı, dedi kızım yine.

Özlemiştik antrede yakan can oynamayı. Bazen insan özlemediğini  de özler. Tıpkı şimdi olduğu gibi. Kızım her yeni bir can edindiğinde biz yeni canlar yitiriyorduk.

Emin Eser

Bu yazı toplam 1415 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.