İnsan Hakları Derneği ilk 'Barış Nöbeti'ni tutu

İnsan Hakları Derneği ilk 'Barış Nöbeti'ni tutu

İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu’nun barış talebiyle her ayın ilk cumasında aldığı ‘Barış Nöbeti’nin ilki gerçekleşti.

Salih Yeşil

TİGRİS HABER - İHD Diyarbakır Şubesi, İHD Merkez Yürütme Kurulu’nun barış talebiyle her ayın ilk cuma gününde ‘Barış Nöbeti’ tutma kararı doğrultusunda, ilk nöbetini gerçekleştirdi. Şubede düzenlediği basın toplantısıyla katılımcılarla ‘Barış Nöbeti’ni başlatan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah Zeytun, dernek tüzüğünde insan haklarının evrenselliğini ve bölünmezliğini savunduğu, her türlü ayrımcılığa karşı mücadele ettiğinin belirtildiğini, her zaman ve her koşulda savaş ve militarizmin karşısında olduğu, barışı savunduğu ifade edildiğini hatırlattı. Zeytun, İHD’nin kurulduğu günden beri siyasi iktidarların ve devletin antidemokratik ve otoriter uygulamalarının karşısında hakkı savunan; yaşam hakkı ihlallerine, işkenceye, cezasızlık sistemine ve her türlü hukuksuzluğa karşı etkin bir biçimde hak savunuculuğu yaptığını dile getirerek, temel hak ve hürriyetlerin ancak barışın tesis edildiği toplumlarda gerçek anlamıyla yaşam imkanı bulabileceğini vurguladı.

Derneklerinin merkez yürütme kurulunun aldığı Nöbet kararına işaret eden Zeytun, “İnsan hakları savunucuları olarak; Kürt meselesi ile bağlantılı politik şiddetin sonlandırılması, geçmişle yüzleşme ve hesaplaşma imkânlarının sağlanması, hak ve özgürlüklerin tanınması ve korunması için ‘Herkes İçin Barış’ çağrısıyla nöbet eylemimizin ilkini gerçekleştiriyoruz.” dedi.

baris-nobet-tigris.jpg

‘Barış gündemi şiddetin gerisinde kaldı’

Türkiye’de 20 Temmuz 2015’te başlayan şiddetli çatışma ortamının hayatın her alanında ayrımcı, kutuplaştırıcı, egemenlik kuran dil ve uygulamalarının yürürlüğe girdiğini vurgulayan Zeytun, “Ülkedeki otoriter sistem uygulamaları ve yarattığı politik ortam nedeni ile barış gündemi ne yazık ki şiddetin gerisinde kalmıştır.” ifadesini kullandı.

Sistemli bir biçimde ihlallerin yaşandığını, haksızlıklarla yüzleşme ve hesaplaşmanın politik ve yargısal süreçlerle engellendiğini söyleyen Zeytun, bunun kalıcılaştığını dile getirerek, bu yönde atılacak adımlarla kalıcı bir barışa hizmet etme arayışı içinde olduklarını anlattı.

Bölgedeki sivil toplum kuruluşlarıyla 1 Eylül’de yayınladıkları deklarasyondaKürt meselesinde siyasi bir barışın sağlanması gerektiğini, siyasi iktidarın Kürt meselesinin varlığını kabul ederek en az Cumhuriyetle yaşıt bu sorunun çözümünün demokratik ve barışçıl yollarla olacağını kabul etmesi ve buna uygun bir siyasi irade oluşturmasını istediklerini anımsatan Zeytun, bu taleplerde ısrarcı olduklarını yineledi.

Çözüm olarak ‘ortak barış’ metni önerisi

Türkiye’yi etkileyen Kürt meselesinin çözümüne yönelik arayışlara girmek ve çatışma ortamının son bulmasını sağlamak, hak ve özgürlüklerin tanınmasıyla demokrasinin tesisine büyük katkı sağlayacağını söyleyen Zeytun, Kürt meselesine benzer politik kimlik meselelerde olduğu gibi ortak bir barış metnin imzalamasıyla çözüme ulaştığına inandıklarını belirtti.

Zeytun, barış sürecinin inşasında kararlı olan herkesi barışın sağlanması için yan yana bulunmaya davet ederek, sözlerini noktaladı.

Etiketler :
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum