1. YAZARLAR

  2. Armanc Arkas

  3.     İNSANLIK ÜNVANLARDAN ÖNCE GELİR
Armanc Arkas

Armanc Arkas

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

    İNSANLIK ÜNVANLARDAN ÖNCE GELİR

A+A-

İlk yazımda da değindiğim değinirken dahi çekindiğim bir hüsran yaşandı geçenlerde. Henüz 27 yaşında genç bir akademisyenin, başarılı bir hukukçunun, Ceren Damar ŞENEL'in katledilmesiyle korlandı yüreklerimiz. Muhetemelen aile eğitimini hüsranla tamamlamış, üniversite eğitimini ise ''formalite gören'' öğrencinin cani bir kimliğe dönüşümünü çaresizce seyrettik.

 

Peki bu çaresizliğimizin sebebi neydi?

Asıl sorumlular kimdi?

Bu toplum saygıyı ve sevgiyi nasıl hatırlayacaktı?

 

Elbette bu çaresizliğin sebebi toplumun bu kadar kutuplaştırılması ve düşman politikasıyla büyütülmesiydi. Toplumun her kesiminde neredeyse bir kutuplaşma söz konusu. Kimisi spor takımlarını kutuplaştırıyor yahut ötekileştiriyor, kimisi kadın-erkek ilişkilerini bağnazca yorumlayıp tarafgir tutumlar sergiliyor, kimisi din-mezheple insanları farklılaştırıyor, kimisi ırkını, dilini sorguluyor, kimisi zenginliğini, fakirliğini irdeliyor, kimisi de herşeyi yapabilecek kudrette olduğunu zannediyor ve bu egosuna en ufak bir zarar gelince cani bir birey haline geliyor. İşte çaresizliğimizin sebebi; toplumun birbirinden bu denli ayrıştırılması...

 

Asıl sorumlular var tabi. Bu sorumlular ya da daha doğru bir tabirle sorumsuzlar eğitimin başladığı kurum olan aile içerisinde barınıyor. Aile eğitimini sevgi ve saygıdan uzak tamamlayan bireyler, ülkenin içinde bulunduğu bin bir kutuplu, hukuka, hukukçuya ve adalete uzak olan yapısıyla da iyice harmanlanıp birer caniye kolaylıkla dönüşebiliyor. Ekran başında ayrıştırıcı dil kullananlar, aile içinde insanları ötekileştiren ebeveynler yaşanan bu hazin tablonun baş aktörleri olarak görünmektedir.

 

Peki bu ağır tablodan kurtulmak çok mu zor? Elbette zor değil. İnsanların farklılıklarını zenginlik olarak görüp eleştirmemeyi, ötekileştirmemeyi öğrenmeli ve öğretmeliyiz. Yıllardır kutuplaştırılan, ötekileştirilen bu toplumun sevgiye ve saygıya ihtiyacı var. Kötülüklere bile sevgiyle, saygıyla cevap verebilmeyi hepimizin öğrenmesi ve çevresine aşılaması gerekiyor. Cehalete yenik düşen o öğrenci asıl fail değildi. Asıl fail toplumdu. Bir cinayet işlendi, suçlu cezaevine gönderildi, yıllarca hapis yatıp yasa gereğince cezasını çekecek peki ya toplumun vicdanı? Toplumun alması gereken ceza nedir? Her ne kadar cezalar şahsi olarak çekiliyor olsa da bu cezayı tüm toplumun vicdanen yaşaması ve duyarlılık oluşturması gerekmektedir. Aynı acıların tekrar tekrar yaşanmaması adına tüm toplumu duyarlı olmaya, saygı ve sevgiyi aşılamaya davet ediyorum.

 

Her türlü kötülüğü yapmaya muktedir iken kötü bir şey yapmamak, işte budur iyilik. A.G.

 

 

Bu yazı toplam 3507 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.