Kadın sağlıkçılardan çağrı: Sağlık Hizmeti vermek istiyoruz

Kadın sağlıkçılardan çağrı: Sağlık Hizmeti vermek istiyoruz
Diyarbakır Sağlık Platformu'nun "Beyaz nöbet" eylemi 25'nci günde büyük bir kararlılıkla devam ederken, nöbet tutan sağlık emekçisi kadınlar, İlçe’de yaşayan vatandaşlara sağlık hizmeti vermek istediklerini söyledi.

Diyarbakır'ın Sur ilçesinde yaşanan sokağa çıkma yasağı ve çatışmalar devam ederken, Diyarbakır Sağlık Platformu üyelerinin Büyükşehir Belediyesi önünde "Ölüme karşı yaşam, siyaha karşı beyaz duruş" sloganıyla başlattığı "Beyaz nöbet" eylemi 25'inci gününde devam ediyor. Nöbet eylemini devralan kadın sağlıkçılar yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

'Sur'da sağlık hizmeti sunmak istiyoruz'

Nöbet eylemine katılan SES üyesi Rozerin Çatak, sağlık emekçileri olarak önceliklerinin insan sağlığı olduğunu dile getirerek, "25 gündür tüm zorluk ve baskılara rağmen burada nöbet tutmaya devam ediyoruz. Sur'a atılan her top atışında, her silah sesinde yüreğimiz ağzımıza geliyor. Orada bir eve mi, bir sivile mi isabet etti diye" dedi. Abluka altındaki Sur'da sağlık hizmeti vermek istediklerini söyleyen Çatak, "Doğum yapmış kadınlar, kronik hastalar, ters doğumlar olabilir. Biz onları tedavi etmek istiyoruz. Bu nöbetimizi oradaki yasak bitene kadar davam ettireceğiz" diye konuştu.

 

'Bu durum topyekun direnişle aşılır'

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Seda Kuzucu, "Sur'dan her an top, tank ağır silah seslerini duyuyoruz. Bu insanların üzerinde inanılmaz bir etki bırakıyor. Devlet insanlar üzerinde psikolojik bir savaş yürütüyor. Her gün Sur'a insan sayısı kadar zırhlı araç gidiyor. Bugün ki durumun aşılmasında ancak topyekun direnişle aşılır" ifadesinde bulundu.

'Her gün ölümle karşılaşıyoruz'

SES Kadın Sekreteri Fatma Yıldızhan, yaşatmak için söz verdiklerini buna olan inançla nöbet tuttuklarını söyledi. 25 günlük nöbet sürecinde silah sesi altında mücadele verdiklerini dile getire Yıldızhan, "O silah seslerini duyduğumuzda her seferinde canımız acıyor. Müdahale edememenin bize verdiği vicdan azabını çekiyoruz. Biz sağlıkçıların oraya girmesi için bu ablukaların kalkması için bu direnişimiz devam edecektir" diye belirtti.

 

'Sağlık olmazsa olmaz'

KJA Salık Komitesi üyesi Celile Babaoğlu, "Biz her top atışında acaba hangi anayı, genci, kadını, çocuğu öldürdü diye burada yaşıyoruz. Biz burada bu durumu yaşarken orayı da yaşatmak istiyoruz. Her şeye rağmen barış istiyoruz ve avazımız çıktığı kadar bağıracağız" dedi.

 

'Mücadelenin bir parçası olmak çok anlamlı'

TİHV İstanbul Temsilciliği Başvuru Hekimi Canan Korkmaz ise beyaz nöbette olmanın anlamını şöyle tarif etti: "Nöbetin bir parçası olmak, oturarak burada bulunarak bile olsa mücadelenin bir parçası olmak iyi his ettiriyor. Arkadaşların seslerini duymak, onlarla temas etmek çok anlamlıdır. Hem bizim zihnimizi daha açıcı oluyor onlardan aldığımız bildirimler onların aktardığı burada yaşanan şeyler zihnimizde farklı yerlere değiyor ve bizimde zihnimi açıyor açıkçası. " (DİHA)

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.