1. YAZARLAR

  2. Mehmet Veysi MALKOÇ

  3. Kanal İstanbul mu, İstanbul kanalı mı?
Mehmet Veysi MALKOÇ

Mehmet Veysi MALKOÇ

yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Kanal İstanbul mu, İstanbul kanalı mı?

A+A-

Öncelikle belirtmem gerekir ki, işin siyasi boyutunu ve siyasal analizini kısmen kendime saklamak istiyorum. Daha ziyade bu yazımda mühendis gözüyle işin teknik analizini yapacağım. Ancak siyaset derken şunu belirtmeden geçemiyorum “Hiçbir yatırım ve bunun üzerinde şekillenen hiçbir siyaset anlayışı inatlaşma üzerine ve halka rağmen yapılmaz.

                   Bir yatırım yapılırken öncelikle halkın talebi, finansal kaynak, teknik uygunluk ve toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda gerekli planlamalar yapılır ve ondan sonra hayata geçirilir. En azından gelişmiş ülkelerdeki yatırım planlamasına baktığımızda anlayış bu yöndedir.

                   Basından edindiğim bilgiler kadarıyla yapılması düşünülen kanalın uzunluğu 45 kilometre genişliği 125 metre ve derinliği 25 metre olarak düşünülmektedir. Bunun yanında üstünde yaklaşık 10 tane köprünün ve karşılıklı birkaç tane küçük ölçekli limanın yapılacağı söylenmektedir.

                   Peki, bu kadar karşıt itirazlara ve kamuoyu tepkilerine rağmen neden böyle bir suni suyoluna ihtiyaç duyuluyor. Bunun yapılmasına gerekçe olarak gösterilen mevcut İstanbul boğazının deniz taşımacılığında yetersiz oluşu ve sık sık boğazda gemi kazalarının oluşudur. En azından görünürdeki gerekçe ve kanalın yapılmasındaki ısrarın nedeni hâlihazırda bu durum gösteriliyor.

                 Bu ısrarın perde gerisindeki asıl niyetin ne olduğunu bilemiyorum. İşin o yolu ile de ilgilenmiyorum. Ancak yukarıda da belirttiğim gibi bir mühendis gözüyle baktığımda bu yatırımın yanlış olduğunu, ileride kestirilmesi mümkün olmayan bazı doğal felaketlere zemin hazırlayabileceği endişesini taşıyorum.

                Nasıl mı? Bir kere böyle bir kazı yaptığınız zaman milyarlarca metreküp toprak ve dolgu malzemesi meydana çıkar. Bu kadar devasa hafriyatı çeşitli noktalara bırakarak bir çevre felaketine yol açmış olursunuz. Yüzbinlerce ağacı kesmek zorunda kalırsınız. Yeraltında bulunan su kaynaklarının yollarını kesmiş olursunuz, bilimselliği kanıtlanmamakla beraber kanal açmak için kullanmak zorunda kalacağınız patlayıcıların titreşimleriyle fay hatlarını hareketle geçirirsiniz.

               Ne kadar gerekli olursa olsun bu saydığım gerekçelerden herhangi tek birisi bile böyle bir yatırımın yapılmasına teknik olarak engeldir. Fakat bu husustaki bilim adamlarının görüşüne ve mühendis odalarının itirazına hiçbir şekilde kulak verilmiyor. Oysa ileri batı ülkelerinde bu tür yatırımlar yapılırken önce üniversitelerin ve teknik uzmanların görüşüne başvurulur. Daha sonra gerekirse minimal düzeyde bir kamuoyu araştırması yapılır ve ondan sonra karar verilir.

            Kaldı ki, kanalın yapılması durumunda: gerek ekonomik anlamda ve gerekse deniz taşımacılığı noktasında istenen verimin olması son derece kuşkuludur. Çünkü bu kanaldan geçecek ticaret gemilerinin belirli bir yüksek ücret karşılığında geçebileceği söyleniyor. Oysa mevcut İstanbul boğazında ticaret gemileri ve askeri gemiler “Montrö” sözleşmesi gereği ya bedava geçiyor ya da çok cüzi bir kılavuzluk ücreti ödenerek geçiyor.

             Siz olsanız ücretsiz boğaz geçişi dururken paralı ve dar bir kanalda geçiş yapar mısınız? Basiretli tüccar mantığıyla bakıldığında hiçbir firma gemilerini buradan geçirmez. Oysa bazı büyük tonajlı gemilerin ve petrol tankerlerinin bu denli dar ve derin olmayan bir kanalda geçmesinin mümkün olmadığını mesleğinde yetkin denizciler ısrarla dile getiriyor. Yüksek tonajlı bir petrol tankerinin böyle bir kanalı geçmesi durumunda o kanalın derinliğinin en az 50-60 metre olması gerekmektedir.

          Sonra büyük boyutlu deniz araçlarının bu genişlikteki bir su yapısında dönüş alması mümkün değildir. Zaman zaman bazı gemilerinin dümenlerinin kilitlenmesi daima beraberinde bu tehlikeleri meydana getirmesi kaçınılmazdır.

           Bütün bu gerekçeler ortada iken; böyle bir ısrarın olması bence sağlıklı bir yaklaşım tarzı değildir.

           Haydi hayırlısı…

Mehmet Veysi MALKOÇ

 İnşaat Mühendisi-Yazar

 

 

 

Bu yazı toplam 777 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.