Karanlık ve aydınlık

Haberlere bakıyorum, bir Afgan genç bir kızın kafasını taşla eziyor, beş Suriyeli iki vatandaşımızı bıçaklıyor. 
Ülkemizdeki göçmenlerin içinde ne kadar kötülüğe meyilli, şüpheli şahıs varsa hepsi sürülmeli, kötüler insanlığı da, ensarlığı da hak etmiyor.
Sürekli böyle haberlerle karşılaşır olduk, Türkiye bunlara bağrımı açmışken, minnettar olacaklarına her türlü kötülükte isimleri geçiyor, göçmenler sıkı denetim altına alınmalı, muhtaç kadın ve çocuk ve yaşlılar sınırdaki kamplarda toplatılmalı, yardım ve denetimle kontrol altında olmalı, geriye kalan özellikle serseri takımı sürülmeli, bu iş ancak böyle çözülür, yoksa bir süre sonra suç işlemede dünya birincisi olacak bu ülke...
Kendi içimizdeki zalimler yetmezmiş gibi başka ülkelerden ne kadar pislik, kötü, mikrop varsa ülkemize transfer oluyor, Almanya bizi kıskanıyordu değil mi!
Bu ülke ne zaman güçlü olur? Elbette adalet, barış, üretim olunca, gerçek eğitim sağlanınca, kötü yabancılar bünyeden atılınca... İçerideki mikroplar yok edilince... 
O zaman değişecek bir şeyler, belki biraz da olsa mutlu olabileceğiz... 
Öyle bir döneme geldik ki millet evde, korona bitince de sosyallik pek kalmayacak, artık dışarı çıkan döneceğinden emin olamıyor, ayrıca aç kalmama ve hayatta kalma mücadelesi veriyor zaten çoğunluk, tüm bunlar olurken elbette açık hava tımarhanesine dönecek coğrafyamız... 
Kurtuluş için caydırıcı ve gerçekçi adımlar atmaktan, cesur ve adil olmaktan başka çare yok...

 

Bu yazı toplam 4587 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.