Katılım bankacılığına vatandaşın ilgisi artıyor

Katılım bankacılığına vatandaşın ilgisi artıyor
Vakıf Katılım Diyarbakır Şubesi Müdürü Hüssam Cengiz ile konuştuk.

 

Ali Abbas Yılmaz / Özel haber

2016 yılının Şubat ayında hizmet vermeye başlayan ve sermayesinin tamamı T.C. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait  olan Vakıf Katılım bankacılık sistemi hakkında merak edilen  pek çok şeyi Vakıf Katılım Diyarbakır Şubesi Müdürü Hüssam Cengiz ile konuştuk.

Faizsiz bankacılık sistemi olan  ve nüfusunun genelinin Müslüman olduğu ülkelerde konvensiyonel bankacılık sistemine alternatif olarak kurulan Katılım Bankacılığı, özellikle 2005 yılında katılım bankalarının Bankacılık Yasası’na tabi olmasıyla birlikte vatandaşların Katılım Bankacılığı’na olan güveni pekişiyor, ilgisi artıyor.

 

34 ilde 72 şubesiyle çalışmalarını yürüttüklerini ifade eden Cengiz, Vakıf Katılım'a olan vatandaş ilgisine ilişkin olarak ise şunları söyledi: "Ülkemizde muhafazakâr olup faiz hassasiyetine sahip ve sadece devlet bankalarıyla çalışan çok fazla insanımız bulunuyor. Bugüne kadar kamu bankalarımız bu müşterilerimize hizmet verdiler. Fakat artık, bu kesimin kamu bankalarından, kamu katılım bankalarına kaydığını görüyoruz."

Toplumda adaletli bir ekonomik gelişim için...

Katılım Bankacılığının çalışma prensiplerine ilişkin olarak ise şöyle konuştu: "Faizsiz bankacılık prensipleri üzerine inşa edilen, toplumun ekonomik yönden gelişmesine ve adaletli bir şekilde ilerlemesine yardımcı olan bir finansal çözüm modelidir. Katılım Bankacılığı üretim ve ticarete dayalı bir fonlama yapmasıyla, konvansiyonel bankalardan ayrılırken aynı zamanda ekonominin doğrudan gelişmesine katkı sağlıyor. Katılım bankacılığı ayrıca, konvansiyonel bankacılıktan farklı olarak bankalara uygun iş yapmak yerine, müşterilerin fikirlerine uygun iş yapmayı önceliyor."

 

Esnafa ve vatandaşlara finans desteği...

Vakıf Katılım'ın vatandaşlara ve esnaflara sağladığı avantajlara ilişkin olarak ise, "KOBİ’lerimize KGF, Nefes ve benzeri kamu projeleri üzerinden bugüne kadar önemli bir finansman desteği sunduk. Bireysel alanda konut finansmanında kar oranlarımızı dip seviyeye indirerek hem vatandaşlarımızın ev sahibi olmasına yardımcı olduk hem de ülke ekonomisinin gelişimine önemli katkı sağladık. Kamu bankası olmamızın verdiği güven algısı hasebiyle özellikle yurt dışı fonların ülkemize kazandırılması konusunda önemli bir rol üstlenmiş durumdayız ve bu alanda sektöre önemli katkılar sağlıyoruz" diye konuştu.

Vakıf Katılım Diyarbakır Şube Müdürü Hüssam Cengiz, Tigris Habere konuştu.  Tigris Haberin sorularını yanıtlayan Vakıf Katılım sözcüsü Cengiz, Katılım Bankacılığı hakkında merak edilenleri açıkladı.   

Katılım Bankacılığı nedir, diğer bankacılık sistemlerinden ne farkı vardır?

Katılım Bankacılığı, faizsiz bankacılık prensipleri üzerine inşa edilen, toplumun ekonomik yönden gelişmesine ve adaletli bir şekilde ilerlemesine yardımcı olan bir finansal çözüm modelidir. Katılım Bankacılığı üretim ve ticarete dayalı bir fonlama yapmasıyla, konvansiyonel bankalardan ayrılırken aynı zamanda ekonominin doğrudan gelişmesine katkı sağlıyor. Katılım bankacılığı ayrıca, konvansiyonel bankacılıktan farklı olarak bankalara uygun iş yapmak yerine, müşterilerin fikirlerine uygun iş yapmayı önceliyor. Günümüzde global dünyanın geldiği noktada türev piyasaların aşırı büyümesi, daha fazla kazanç elde etme gayreti ile aşırı riskli enstrümanlara yatırım iştahının artması sonucunda yaşanan ciddi ekonomik krizler, girdikleri faiz yükü altında ezilen kişi ve ülkeler, temeli ekonomik sıkıntılara dayanan çatışma ve savaşlar dünya genelinde kabul gören ekonomik modellerde değişiklik yapılması ihtiyacını net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu noktada sosyal adalet ve ekonomik büyümeyi desteklemeyi temel felsefeleri arasında kabul eden Katılım Bankacılığı modelinin, önümüzdeki dönemde dünya piyasaları için en iyi alternatiflerden biri olacağını rahat bir şekilde söyleyebiliriz.  Birçok gelişmiş ülkede bankalar ve finans kurumları sıkıntılı dönemler yaşarken Katılım Bankaları sermayelerini ve şube ağlarını artırıyor, istikrarlı büyümesini devam ettiriyor.

Dünyada örnekleri var mı, nereden esinlendiniz?

Günümüzde katılım bankacılığı modelinin, dünya genelinde oldukça ilgi gören ve 2 trilyon doları aşkın büyüklüğüyle göz kamaştıran, ülkemizde ise siyasi otoritenin de desteğiyle sektördeki payı her geçen yıl artan bir finans modeli olduğunu görüyoruz. Katılım Bankaları ülkemizde 25 yılı aşkın bir süredir faaliyet göstermesine rağmen, sektörden alınan pay bakımından halen istenilen seviyede değiller. Ancak, özellikle son yıllarda sektörün büyümesi açısından siyasi otorite pek çok adım attı ve bu adımları atmaya da devam ediyor. Kamunun katılım bankası kurarak, sektöre oyuncu olarak girmesi bu yaklaşımın en önemli göstergesi olarak değerlendirilebilir. Bunun yanında BDDK bünyesinde oluşturulan Katılım Bankacılığı Masası da siyasi otoritenin sektöre yaklaşımın pozitif olduğunu net bir şekilde göstermektedir. Hükümet, buna ek olarak 2013 yılında BDDK ve TKBB ortaklığı ile düzenlenen Katılım Bankacılığı Çalıştayı’nda belirlenen eylem planının hayata geçirilmesi için Katılım Bankacılığı Üst Koordinasyon Kurulu’nu kurdu. Bu eylem planı katılım bankacılığına uygun yeni ürünler başta olmak üzere, tanıtım, yetişmiş insan kaynağı ve eğitim gibi birçok önemli konuyu kapsıyor. Hiç şüphesiz ki bu eylem planı hayata geçtiğinde katılım bankacılığı sektörü istenilen seviyelere gelecektir.

Vakıf katılım ne zaman kuruldu, kaç şubesi var?

Vakıfların paylaşım kültürünü ve kamunun gücünü birleştirerek katılım bankacılığına yeni bir soluk getirmek hedefiyle 2016 yılının Şubat ayında hizmet vermeye başladık. Sermayemizin tamamı T.C. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait. Şu anda, 34 ilde 72 şubeyle çalışmalarımızı yürütüyoruz. Vakıf Katılım olarak sektördeki temel misyonumuzu, sektördeki mevcut pastadan pay alarak büyümek değil, sektörü ve dolayısıyla ülkemizin ekonomisini daha da büyütmek olarak görüyor, çalışmalarımızı bu vizyon doğrultusunda yön veriyoruz.

Vakıf Katılım'ın esnafa, çiftçiye kısacası vatandaşa sunduğu avantajlar nelerdir?

Vakıf Katılım olarak öncelikli hedefimiz, sektörü büyütmek; hem yurt içi hem de yurt dışında daha fazla fonu sisteme dahil etmek ve daha fazla kişiye ulaşmak. Bu doğrultuda çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. Hizmet yelpazemiz toplumumuzun tüm kesimleri. Sahip olduğumuz vizyon ve misyon çerçevesinde, müşterilerimizin ihtiyaç duydukları finansman ihtiyaçlarına ve bankacılık hizmetlerine erişimlerini kolaylıkla sağlamak üzere, kurulduğumuz günden bu yana büyük bir gayret gösteriyoruz. Örneğin KOBİ’lerimize KGF, Nefes ve benzeri kamu projeleri üzerinden bugüne kadar önemli bir finansman desteği sunduk. Bireysel alanda konut finansmanında kar oranlarımızı dip seviyeye indirerek hem vatandaşlarımızın ev sahibi olmasına yardımcı olduk hem de ülke ekonomisinin gelişimine önemli katkı sağladık. Kamu bankası olmamızın verdiği güven algısı hasebiyle özellikle yurt dışı fonların ülkemize kazandırılması konusunda önemli bir rol üstlenmiş durumdayız ve bu alanda sektöre önemli katkılar sağlıyoruz.  Yatırım ve proje finansmanı konusunda kâr-zarar ortaklıkları ve sermaye ihraçları ile etkin rol alıyor, Orta Vadeli Plan’da teşvik verilmesi öngörülen sektörlerde büyümeyi hedefliyoruz. Bu konuda kamu kuruluşları ile muhtemel işbirliklerine açığız.

Vakıf Katılım'a vatandaşın ilgisi nasıl, bankacılık sisteminizi yeterince tanıttığınızı düşünüyor musunuz?

İnsanların katılım bankacılığına olan ilgisi gün geçtikçe artıyor. Ancak bu ilginin daha fazla artması, nüfusunun nerdeyse tamamı Müslüman olan bir ülkede faizsiz bankacılık sisteminin daha da gelişmesi, en azından konvensiyonel bankalar seviyesine gelmesi gerekir. Özellikle 2005 yılında katılım bankalarının Bankacılık Yasası’na tabi olmasıyla birlikte insanların Katılım Bankacılığı’na olan güveni daha da pekişti. Ülkemizde muhafazakâr olup faiz hassasiyetine sahip ve sadece devlet bankalarıyla çalışan çok fazla insanımız bulunuyor. Bugüne kadar kamu bankalarımız bu müşterilerimize hizmet verdiler. Fakat artık, bu kesimin kamu bankalarından, kamu katılım bankalarına kaydığını görüyoruz. Vakıf Katılım olarak kuruluşumuzun üzerinden çok kısa bir zaman geçmiş olmasına karşın sektör içerisinde önemli bir noktaya ulaştık. Şubeleşme çalışmalarımız sonucunda coğrafi olarak ülkenin önemli bir kısmını kapsar hale geldik. Bu yöndeki çalışmalarımızı halen sürdürüyoruz. Kurulduğumuz günden bu yana tüm kalemlerde belirlediğimiz hedefleri gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Sektör pazar payımızın 2018 yılında yüzde 10’a çıkmasını ve 2023’te sektör liderliğini bize getirecek seviyeye ulaşmasını bekliyoruz. 

Diyarbakır ve bölgedeki hedefiniz nedir, kaç şube açmayı düşünüyorsunuz ve toplamda istihdama katkınız ne düzeyde olacak?

Diyarbakır’ın ve bölgenin kalkınmasına katkıda bulunacak projelere destek vermek, Diyarbakırlı müşterilerimizim finansal ihtiyaçlarını karşılamalarına yardımcı olmak amacıyla buradaki şubemizin resmi açılışını Nisan ayında gerçekleştirdik. Açılışımıza gösterilen ilgi bizleri oldukça mutlu etti. Kısa sürede güzel bir ivme yakaladık.  Hızlı çözümlerimiz ve finansal desteğimizle ekonomisi her geçen gün daha da büyüyen kadim şehrimiz Diyarbakır’ın hak ettiği gelişmişlik seviyesine gelmesi için büyük bir gayretle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.  İllerdeki şube sayımızı ihtiyaca göre belirliyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde Diyarbakır’da bu yönde bir ihtiyaç oluşursa elbette yeni bir şube açılışını gündemimize alabiliriz.

Son olarak neler söylemek istersiniz, Diyarbakır halkına mesajınız nedir?

Bugüne kadar ev sahipliği yaptığı onlarca medeniyete hoşgörüsüyle, bereketiyle kucak açmış gönlü bol şehrimiz Diyarbakır’da bulunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.  Geldiğimiz ilk günden bu yana Diyarbakır halkı ilgilisi, alakasını bizden eksik etmedi, sağ olsunlar… Bizler de, bize duyulan güveni boşa çıkarmamak için canla başla çalışıyoruz. El ele, omuz omuza vererek, birlikte bu güzel şehir için büyük işler başaracağımıza inanıyorum. Sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en cazip yerleşim yerlerinden biri haline neden gelmesin Diyarbakır… İnsanıyla, toprağıyla, bereketiyle, tarihiyle ve kültürüyle bunu sonunda kadar hak ediyor.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.