Korucular uzman çavuşu PKK üyesi sanarak vurmuştu

Korucular uzman çavuşu PKK üyesi sanarak vurmuştu
Yargıtay, Diyarbakır’ın Kulp İlçesinde 2010 yılında PKK üyelerini takip eden Uzman Çavuş Serkan İpek'i vuran 4 köy korucusunun yargılandığı dava ile ilgili kararı verdi.

İlyas AKENGİN

Yargıtay, korucuların uzman çavuşu PKK üyesi sanıp ateş ettiğini, olayda kasıt bulunmadı belirtilerek cezaya yer olmadığı yönünde karar verdi.

Diyarbakır’ın Kulp İlçesinde 5 yıl önce köy korucuları Yusuf, Ubeydullah, Kamal ve Sibhetullah Ersanlan, operasyona çıkan askerleri PKK üyesi sanıp takibe aldı. Korcular, uzman çavuşun kendilerine yaklaşması üzerine ateş etti ve Serkan İpek adlı uzman çavuşun ölümüne neden oldular.

Yaşanan olayın ardından Kulp Cumhuriyet Başsavcılığı, köy korucuları Yusuf, Ubeydullah, Kemal ve Sibhetullah Erasalan hakkında, "Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak" suçundan 15'er yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Diyarbakır 2'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde geçtiğimiz yıl görülün karar duruşmasında sanık korucular savunmalarında; "Biz askerlerin emri altındaydık. Bir an bile amirlerimizin emrine aykırı davranmadık. İlk ifademizde de amirlerimizin söyledikleri şekilde ifade verdik. Komutanlar bize operasyonun sona erdiğini söylemedi. Biz Bahadır Üsteğmen'in emri doğrultusunda terörist diye ateş ettik. Terörist beklediğimiz istikametten gelenlere üç defa ‘dur' ihtarı çektik. Dur ihtarına rağmen bize ateş ettiler. Sonradan vurulan kişilerin asker olduğunu anladık. Suçsuzuz beraatımızı istiyoruz" şeklinde savunma yapmıştılar.

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, köy korucusu olan sanıkların içinde bulundukları teyakkuz ortamında karanlıkta yaklaşan kişileri terörist sanıp silahlarını mevzuatın ön gördüğü biçimde ateşlediğini kaydetmişti.

Mağdur avukatlarından Yusuf Ayata ise, "Şehit olan bir Mehmetçiktir. İddia makamının mütalaasına göre ne şehit olmuş ne gazi" ifadelerini kullanmıştı.

"MEŞRU SAVUNMA HAKLARINI KULLANMIŞLAR"

Mahkeme heyeti kısa bir aranın ardından sanıkların meşru savunmada mazur görebilecek bir heyecan, korku ve telaştan kaynaklanan sınırın aşılması şeklinde değerlendirildiğini, bu nedenle hukuka uygunluk nedeni bulunmadığından beraatlarına karar verdi.

Mağdur avukatı Yusuf Ayata’nın itirazı üzerine dosya Yargıtay 9. Ceza Dairesine gitti. Dosyayı inceleyen Yargıtay, ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi. 

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.