1. YAZARLAR

  2. Ekrem Yeşil

  3. “Kramponlu İşçiler”
Ekrem Yeşil

Ekrem Yeşil

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

“Kramponlu İşçiler”

A+A-

Binlerce yıl önce, topa benzeyen bir şeklin peşinden koşanlar, bu etkinliklerinin, dünyanın en çok izlenen oyununa dönüşeceğini, Messi ve Ronaldo gibi yıldız futbolcular ile milyonlarca çocuğun gönlünde taht kuracağını, asla tahmin edemezlerdi.

Küresel bir oyunun, mega starları olarak da kabul edilen bu futbolculara gösterilen ilgi,  birçok devlet başkanından bilim adamından, yazarından ve sanatçısından bile daha fazla. Sadece,   Ronaldo’ya, sosyal medya üzerinden hayranlığını dile getiren ve takip edenlerin sayısı, 500 milyonu aşmıştır.

Zamanla, futboldan daha ziyade ticari boyutu ön plana çıkan bu güzel oyunun oyuncuları, magazin basının renkli sayfalarının baş müdavimi oldular. Pazarlama konusu yapılacak bir ürün gibi tasarlanan bu futbolcuların, almış oldukları astronomik transfer ücretleri, bindikleri lüks otomobiller, saç stilleri ve yaşamış oldukları aşkları dilden dile dolaşmaya başladı.

Futbol üzerine oluşturulan bu sahte algı, toplumun her kesimi etkiler hale geldi. Yakın zamana kadar işsiz kalmasın diye çocuklarını futboldan uzak tutan aileler, bu renkli dünyanın cazibesine kapılarak kendi elleri ile çocuklarını futbol kulüplerine teslim etmeye başladılar.

Peri masallarını bile kıskandıracak bu sahte futbol algısı ile futbolcuların gerçek yaşamının ne kadar örtüştüğünü, ancak onları biraz daha yakından tanımamız ile mümkün olacaktır. 

Dünya genelinde 270 milyonu aşan futbolcu sayısının yaklaşık 450 bini Türkiye’dedir. 450 bin lisanslı futbolcudan, profesyonel lisansa sahip futbolcu sayısı ise 3600’dır.

Bu verilerden de anlaşıldığı üzere futbolun aldatıcı parıltısına kendini kaptıran çocukların en fazla  % ‘1 ancak profesyonel olup para kazanabiliyor. Bunun dışında kalan futbolcular, meslek kariyerlerini ya sonlandırıyor yâda amatör olarak sürdürmek zorunda kalıyor.

Amatör olarak futbol hayatına devam edenler, kayda değer bir gelire sahip olmayıp sesiz bir şekilde gizli işsizler kervanına katılmaktadırlar.

Ticarileşmiş yeni futbol anlayışında futbolcu ücretleri, sahadaki performansının yanı sıra,  bir takımın tanıtımına ve ürün satışlarına sunmuş olduğu katkı dikkate alınarak belirlendiği için, ücretler arasında çok derin uçurumlar oluşmuştur.

Örneğin, Bu sezon, Juventus’a transfer edilen Ronaldo’ya verilmesi gereken ücret, bu futbolcunun sahadaki performansının yanı sıra, bu takımın imajına ve her zaman giymiş olduğu 7 sırt numaralı formadan kaç âdetinin satılacağı varsayılarak belirlenmiştir.

Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi Türkiye’de de futbolcuların tamamı sendikal haklara sahip olmadığı gibi ciddi bir sosyal güvenceleri de bulunmamaktadır. Süper lig ve birazda 1 lig de bulunan futbolcuların dışındakiler, sezonun ilk iki ayı hariç yıl boyunca ciddi anlamda ekonomik sıkıntı çekmektedirler.

Ekonomik sıkıntılar yetmezmiş gibi birde bütün kurgusu kazanma üzerine kurulan bu endüstriyel yapıya, büyük sermaye ve bahis şirketlerinin müdahil olması nedeniyle, futbolcular üzerindeki psikolojik baskı her geçen gün biraz daha artmaktadır.

İnsanları eğlendirmek ve mutlu etmek için alın teri döken bu gencecik çocuklar,  kazanılan birkaç müsabaka ile birlikte bir anda kahraman olurken, kaybedilen birkaç müsabaka ile birlikte yöneticilerin, çalışanların ve taraftarın sözlü ve fizikli saldırılarına uğradıkları gibi hainlikle bile suçlanabiliyorlar.

Çok küçük yaşlarda ailelerinin sıcak yuvalarından kopup kimi zaman baraka denilen derme çatma yapılarda kalan bu gençlerin en büyük yanılgıları da, kısa sürecek (en fazla 10 veya 15 yıl) olan bu futbol kariyerlerinin, hiç bitmeyeceği düşüncesi ile hareket etmeleridir.

Olumsuzluklarla dolu faal bu futbol sürecinden daha beteri, futbol kariyerlerinin bitiminden sonraki süreçtir. Ünlü futbolcu Ruud Gullit, “Futboldan ayrı kaldığımda, ağzından emziği alınmış bir bebekten farkım kalmaz” sözü tam da kariyerleri sona eren futbolcuların ruh halini yansıtıyor. 

İstisnalar hariç futbolun dışında hiçbir şeyden anlamayan bu genç çocuklar, mesleklerini kaybedince, ışığı sönmüş yıldızlara dönerler. Futbolun büyülü dünyasından, normal yaşama atıkları ilk adımda, müthiş bir yalnızlık ve terk edilmişlik duygusuna kapılan eski futbolcular, bundan sonraki yaşantılarında çok ciddi anlamda maddi ve manevi sorunla karşı karşıya kalırlar.    

Futbol kariyeri sona eren futbolculara ilişkin İngiltere’de yapılan araştırmada; Futbolcuların % 33’ü futbolu bıraktıktan sonra bir yıl içerisinde eşlerinden boşanıyor, % 40’ı beş yıl içinde tüm birikimlerini bitirip iflas ediyor, % 80’ni eklem kireçlenmesi problemini yaşıyor ve % 40’da psikolojik tedavi görüyor.

Bu anlatılanlardan da çok net anlaşıldığı üzere, futbolcuların sadece, Messilerden Ronaldolardan, Ardalardan ve Emrelerden ibaret olmadığdır.  Küçük bir azınlığın dışında kalan futbolcuların tamamı, gündelik medyada görünmeyen kramponlu işçilerden oluştuğu ve bu kramponlu işçiler de hem faal futbol döneminde hem de sonraki süreçte çok zor ve ağır koşullar içerisinde yaşadıklarıdır.

Selam ve saygılarımla

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 7412 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.