1. YAZARLAR

  2. Armanc Arkas

  3. KÜÇÜK BEDENLERİN İSYANI
Armanc Arkas

Armanc Arkas

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

KÜÇÜK BEDENLERİN İSYANI

A+A-

Yıllardır kanayan bir yara, getirilmeye çalışılan çözümler, çıkarılan yasalar ve sonuç olarak değişmeyen gerçek: ÇOCUK YAŞTA EVLİLİKLER

Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre 18 yaşın altındaki her birey çocuk olarak kabul edilir. Bu sözleşmeye göre bütün çocuklar yaşama, yeterince beslenme, eğitim ve oyun oynama gibi haklara sahiptir. Uluslararası sözleşmeler, kanunlar ve diğer hukuki normlarla insanlara ve diğer canlılara çeşitli haklar verilmiştir. Peki bu verilen haklara acaba gerçekten sahip miyiz? Bu haklarımızı ne ölçüde kullanabiliyoruz? Toplum veya siyasi otorite bu haklarımızı görmezden gelebilir mi? İçinde bulunduğumuz toplum ve coğrafya gerçekleri dikkate alındığında bazı haklara ancak teoride sahip olduğumuzu görüyoruz. Aksi halde henüz “Oyun Oynama Hakkı”na sahip çocukların evlendirilmesini ve bunun yıllardır engellenememesini nasıl açıklayabiliriz?

Xsights Araştırmanın yaptığı masa başı araştırmaya göre; Türkiye'de 18 yaş altındaki evlilik oranı (TÜİK 2016) %17,9’u bulmakta. Bu demektir ki sokakta gördüğünüz, başını okşadığınız her 5 çocuktan biri çocuk yaşta evlendiriliyor. Araştırmaya göre bu hususta Suriye, Filistin, Fas, Pakistan gibi gelişmemiş ülkelerle birlikte anılmaktayız. Bir ülkenin gelişmişlik düzeyini ekonomi kadar kadına ve çocuğa verdiği değer de belirler. Vaziyet bu iken söylemem gerekir ki yakın zamanda muasır medeniyet seviyesine ulaşmamız ne yazık ki ütopik bir beklentiden öteye geçemeyecektir.

En son geçtiğimiz günlerde gelen bir ihbar üzerine Diyarbakır Barosu harekete geçmiş, savcılığa şikayette bulunmuşsa da çocuğun ve ailenin şikayette bulunmaması sebebiyle bir işlem yapılamamış akabinde çocuk gelin tüm mahalle sakinleri huzurunda düğünle evlendirilmiştir. Ceza Kanunumuzda suçun şikayete tabi olması istisnai nitelikte iken çocuk haklarını ihlal eden bu denli önemli bir suçun şikayete tabi olmasının mantıklı bir izahı yoktur. Ailesi tarafından evliliğe zorlanan çocuğun gerek aile baskısı gerek çevre baskısı altında bir şikayet iradesi olmadığı açıktır. Toplumumuzca her şeyden üstün görülen, “Devlet Ana” diye hitap edilen devletin; çocuklarını koruması, haklarını savunması için talebe ihtiyacı olmamalıdır. Bu hukuki boşluk doldurulmalı, çocuklar ancak evcilik oynarken gelin-damat olabilmelidir.

Bu yazı toplam 3491 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.