Mahalle onlarındı ama şimdi 50 kişi kaldılar

Mahalle onlarındı ama şimdi 50 kişi kaldılar
Mahalle onlarındı ama şimdi 50 kişi kaldılar

Bir zamanlar Sur’un en büyük nüfusuna sahip ve Mezopotamya topraklarının en kadim halklarından biri olan Süryanilerden bugün Sur’da sadece 50 kişi kaldı.

Taşı bile dantel gibi işlemesini bilen, gümüş ve altından birbirinden gösterişli ziynet eşyaları yapan  zanaatkar halklardan olan Süryaniler dünyanın dört bir yanına göç etmek zorunda bırakılmışlar. Tarihi 3.’üncü yüzyıla dayanan Diyarbakır Meryemana Süryani Kadim Kilisesi Papazı Yusuf Akbulut, Süryanilerin Sur’daki geçmişteki durumuna ilişkin şunları söyledi: “Suriçi’nde bu mahallede bu kilisenin etrafından Balıkçılara kadar Süryani evleri vardı. Kilisenin etrafında Süryaniler yaşıyordu. Yani Sur nüfusunun büyük bir kısmı Süryani, bir kısmı Ermeni diğer bir kısmında ise Kürt Müslümanlardı. Yani diyebilirim ki Diyarbakır nüfusunun üçte birinden fazla bir Süryani nüfus vardı. Süryaniler eskiden Kiliseye sığmıyorlardı. Kilisenin avlusu alabildiğine büyük olmasına rağmen yine de insanlar Kiliseye sığmıyordu.”

 

Süryani nüfusunun Sur’dan göç etmesine ilişkin konuşan Akbulut, “Süryaniler, Türkiye içinde İstanbul’a gittiler. Süryaniler yurtdışına ise, Avrupa ülkelerine, Amerika’ya, dünyanın her yerine gittiler. Bugün burada Diyarbakır’da Suriçi’nde kalan Süryani nüfus sayısı 40 50 kişi kadardır.  Tabii ki, bu durum bizim için çok büyük üzüntü vericidir. Son on seneden beri Süryani nüfusun buradaki durumu böyledir. Süryaniler buradan çok göç verdiler, son zamanda dahi İstanbul’a giden aileler oldu” dedi.

 

Diyarbakır Meryemana Süryani Kadim Kilisesi Papazı Yusuf Akbulut ile Süryanilerin dünden bugüne Sur’daki varlıklarını ve Sur’un dünya Süryanileri için önemini konuştuk.

 

Akbulut ile yaptığımız söyleşimizin satırbaşları şöyle:

“Kilisemiz bu coğrafyanın en eski kilisesidir”

   “ Kilisemiz bu coğrafyanın en eski kilisesidir. Kilisenin tarihi 3. Yüzyıla, Romalılara kadar dayanmaktadır. Kilisemiz 1750 yaşındadır. Geçmişte buralarda çok Süryani vardı. Bugün ise hemen hemen hepsi göç etmiştir.

 

“Diyarbakır nüfusunun üçte birinden fazla bir Süryani nüfus vardı”

 Suriçi’nde bu mahallede bu kilisenin etrafından Balıkçılara kadar Süryani evleri vardı. Kilisenin etrafında Süryaniler yaşıyordu. Diğer bir tarafta da zaten Ermeniler vardı. Yani Sur nüfusunun büyük bir kısmı Süryani, bir kısmı Ermeni diğer bir kısmında ise Kürt Müslümanlardı. Tabii az da olsa Ezidiler de vardı. Yani diyebilirim ki Diyarbakır nüfusunun üçte birinden fazla bir Süryani nüfus vardı. Süryaniler eskiden Kiliseye sığmıyorlardı. Kilisenin avlusu alabildiğine büyük olmasına rağmen yine de insanlar Kiliseye sığmıyordu. Zaten Diyarbakır nüfusu 1950’lere kadar Suriçi’nden ibaretti.

 

Suriçi’nde Süryanilere ait sadece bir tane Kilise mi var, başka Süryani Kilisesi yok mu?

“Yaşı 1700 yılı aşkın olan Kiliselerin hepsi Süryanilerindir”

Tabii ki, var. Daha önce Ulu Camii (Mortuma Kilisesi) de Süryani Kilisesi idi. Eski Kiliselerin hepsi Süryanilere aittir. Yaşı 1700 yılı aşkın olan Kiliselerin hepsi Süryanilerindir. İlk Hıristiyanlar Süryanilerdir. Yine, Saint George Kilisesi, yapı itibariyle de Meryemana Kilisesinin ikizi gibidir, o da Süryani Kilisesidir. Suriçi’nde daha başka irili ufaklı Kilise olduğu söyleniyor ama günümüze kalan bunlardır.

“Süryaniler Mezopotamya’da medeniyet kurmuş çok köklü bir halktır”

Meryemana Kilisesinin yüz yıl öncesine gidersek, burası tüm dünyadaki Süryanileri yönetme kabiliyetindeydi. 1870’lerde bütün dünyanın Süryanileri buradan, Meryemana Kilisesi Patrikliğince yönetiliyordu. Süryanilerin Patrikhanesi burasıysa siz o zaman burada ne kadar büyük bir cemaat olduğunu düşünün. Süryaniler ki, bu coğrafyanın iki nehri (Dicle Fırat) arasında yaşayan halkıdır. Süryaniler buraya başka yerden gelmemiş, Mezopotamya’nın yerli halkıdır.  Süryaniler Mezopotamya’da medeniyet kurmuş çok köklü bir halktır. Dünyada ilk üniversiteleri Süryaniler kurmuştur, Harran’da, Nusaybin’de. Hıristiyanlığı ilk kabul eden Süryaniler, Hıristiyanlığı dünyaya yaymışlardır.

Geçmişten bugüne Süryanilere ne oldu, nerelere gittiler, şimdi nerelerde yaşıyorlar?

“Diyarbakır’da Suriçi’nde kalan Süryani nüfus sayısı 40 50 kişi kadardır”

Süryaniler, Türkiye içinde İstanbul’a gittiler. Süryaniler yurtdışına ise, Avrupa ülkelerine, Amerika’ya, dünyanın her yerine gittiler. Bugün burada Diyarbakır’da Suriçi’nde kalan Süryani nüfus sayısı 40 50 kişi kadardır.  Tabii ki, bu durum bizim için çok büyük üzüntü vericidir. Son on seneden beri Süryani nüfusun buradaki durumu böyledir. Süryaniler buradan çok göç verdiler, son zamanda dahi İstanbul’a giden aileler oldu.

 

Burada kalan 50 kişilik bir Süryani nüfustan bahsettiniz, ne kadar süre ile bir araya geliyorsunuz?

 

“Sur’daki tek aktif Kilise Meryemana Kilisesidir”

Burada her Pazar günü Kilisemiz aktiftir. Zaten Sur’daki tek aktif Kilise Meryemana Kilisesidir. Her Pazar günü ayin yapıyoruz ama hafta içi de ibadetlerimiz oluyor. Bundan 3 gün önce İsa’nın doğuş bayramı vardı. Biz burada Meryemana Kilisesinde bir bayram merasimi, ayin yaptık. Ayin sırasında bayramlaştık, vaazlar verildi. Ayinlerimiz şöyledir: İlahiler söylüyoruz, bir bölüm İncil okuyoruz. Günün anlamı ile ilgili vaaz veriliyor.

Bir zaman Sur’un, Diyarbakır’ın üçte birinden fazlası Süryani idi bugün ise 50 kişilik bir cemaatten bahsediyorsunuz, Süryanilerin buradaki geleceğini nasıl görüyorsunuz?

“Süryanilerden Mardin’e Midyat’a, Güneydoğunun diğer illerine, İstanbul’a kadar gidenler oldu”

Yarın için bir şey söylemek çok zor. Tabii ki, insan gelecekte neler olacak bilemiyor ama durum pekiyi görünmüyor. Bugün Suriye’de bir iç savaş var ve gördüğünüz gibi insanlar yer değiştiriyor. Süryanilerden Mardin’e Midyat’a, Güneydoğunun diğer illerine, İstanbul’a kadar gidenler oldu. Bu gidişle Süryanilerin buradaki nüfusunda bir çoğalma olacağını düşünmüyorum. Şuan için burada var olan cemaat burada kalıcıdır, bundan sonra pek göç olacağını zannetmiyorum. Burada kalan Süryaniler zaten burada esnaftır.

Buradaki Süryaniler genelde hangi işlerle uğraşıyorlar?

“Süryaniler taşı dahi dantel gibi işleyen emektar insanlardır”

Süryanilerin geneli sanatkâr bir toplumdur. Şuan için kuyumculukla uğraşanlar var ve bu meslek ezelden beri bir Süryani mesleğidir. Bunun yanı sıra Süryanilerin, Gümüşçülük, Telkaricilik, oymacılık, taş ustalığı, şarapçılık gibi meslekleri de vardır. Telkaricilik; Gümüşün tel gibi işlenmesidir. Hediyelik eşyalar, şekerlik, kemer gibi süs eşyalarıdır. Telkariciler, Diyarbakır’ın hasır ziynet eşyalarını üretenlerdir. Süryaniler böyle sanatkârdır. Süryaniler taşı dahi dantel gibi işleyen emektar insanlardır. Süryaniler ev şarabı yapıyorlar, bunlar bildiğiniz alkol içeren şarap değildir. Süryani şarabı; hiçbir katkı maddesi içermeyen, sadece üzüm suyunun dinlendirilmesiyle elde edilen bir şaraptır.”

 

Ali Abbas YILMAZ/ Özel haber

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.