Abidin Yağmur

Abidin Yağmur

tigrishaber
Yazarın Tüm Yazıları >

Merhaba

A+A-

Adettendir, gazetedeki ilk yazıda herkese bir selam verilir, selamsız, destursuz girilmez sayfalara.

Şu halde, bu gazetenin haberlerini oluşturan, sayfalarını yapan, akşamın kör karanlığında basan, sabahın kör karanlığında dağıtan emekçilere merhaba...

***

Huyumdur, bir şehre gittiğim zaman evvela yapacağım 2 iş vardır.

Birincisi, ıssız bir köşede, bir çay ocağı bulurum.

İkincisi, o şehrin yerel gazetelerini bulur, o çay ocağında oturur okurum.

Çünkü, şehir gazeteleri, şehirlerin ara sokaklardan, küçük dükkanlardan, işliklerden, atölyelerden, en nihayet çay ocaklarından, 'Biz de varız' diye bağırmasıdır.

O çay ocaklarında, çay buharının mistikliği içinde atar kentin nabzı;  gündemi oluşur, kanaati yerleşir.

Şu halde, çay ocaklarında oturup demli çayları eşliğinde şehir gazetelerini okuyanlara merhaba...

Fakat bu gazeteyi okuyanlara, mahsus merhaba...

***

Vaktiyle Ali Sirmen yazmıştı.

Bir gün bir otelin lokantasına gitmiş, orada daimi Cumhuriyet okuru olan yaşlıca bir garson, 'İlhan Selçuk 2 gündür yazmıyor' demiş, 'Niye' diye sormuş.

Ali Sirmen de, 'İzin aldı' demiş.

Garson kendinden emin sormuş:

'Benden izin aldı mı?'

Öyle ya, gazetelerin bir para veren patronu var, bir de gönül veren patronu var. Okurlar, gazetelerin gönül veren patronları olduğuna göre, izne ayrılırken okurlardan izin almak gerekir, gazete yazmaya başlanacağı zaman okurlardan izin alınır.

Şu halde, izin niyetine, bütün okurlara merhaba...

***

Ben ne vakit bir gazetede ilk yazımı yayınlayacak olsam, Attila İlhan'ın bir cümlesine gönderme yaparım, her yeni başlangıçta bunu yazarım.

Şöyle der şair:

-Biz yazdıklarımızın, bizi tanıyan üç beş kişi tarafından okunduğunu düşünürüz ama yazılarımızı bizi hiç tanımayan üç beş kişi okur...

Şu halde, hiç tanımadığım üç beş kişiye de merhaba...

***

Diyarbakır dedin mi orada dur, bir düşün, kelimelerini seç, öyle yaz derdi bir büyüğüm.

Şairlerin şiirine, yazarların romanlarına, öykülerine, destancıların destanlarına konu olmuş bir kadim şehirdir Diyarbakır, görmeyen ne bilsin.

Şu halde, Diyarbakır'ı görenlere, duyanlara, yaşayanlara merhaba...

***

Kısmetse, bundan böyle haftada bir Akdeniz'den, Mersin'den bir selam uçuracağız Diyarbakır'a.

Layık görüp de okuyanlara merhaba...

ABİDİN YAĞMUR

Bu yazı toplam 6290 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.