Munzur Festival'inde 'süreç' tartışıldı
TİGRİS HABER - Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 3’üncü gününde, “Türkiye’de Siyasal Süreç, Ortadoğu ve Emperyalist Hegomanya” başlığı ile panel düzenlendi. Özkan Tacer’in moderatörlüğünü yaptığı panelde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkan Yardımcısı Mahfuz Güleryüz, Yeni Parti Milletvekili Gökhan Günaydın, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) temsilcisi Ziya Cebeci konuşmacı olarak yer aldı.
Panelde ilk olarak söz alan Mahfuz Güleryüz, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın ortaya koyduğu perspektifin Cumhuriyetin demokratikleştirilerek bütün farklılıkların bir arada yaşamışını sağlayan bir feslefe olduğunu söyledi. Barış sürecinin başarıya ulaşması için mücadelelerini devam ettireceklerini söylene Mahfuz Güleryüz, “DEM Parti ve halklar olarak demokratik bir Türkiye istiyoruz. Barışla demokratikleşmeyi at başı olarak götürmeyi istiyoruz. İktidar güçleri ben ne olacağım diyor, bu işin sürüncemede kalıyor olmasının nedeni bu bunun hesabı yapılıyor. Biz bu hesabı tehlikeli buluyoruz, gelecek bir yüzyılın bir daha heba edilecek bir hesap görüyoruz. Bizim buna fırsat verecek şansımız yok. Bir komisyon kuruldu, komisyon ciddi bir çalışma yürüttü. Komisyon eksik bir rapor sundu, bu komisyon çalışması bittikten ve Meclis'e sunulduktan sonra AKP bir an önce gereği yapılsın denildi. Biz direnmekten vazgeçmedik, vazgeçmeyiz bize özümüzü hatırlatanlar Dêrsim’e baksınlar, dün de özümüz direnişti bugün de direniştir. Eğer bu gücümüz varsa biz AKP’ye MHP’ye adım attırabileceğimizi unutmayalım” dedi.
‘EŞİT YURTTAŞLIK TEMELİ TESİS EDİLMELİ’
Güleryüz’ün konuşmasının ardından söz alan Günaydın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Ekim 2024'te DEM Parti sırasına gitmesinin küresel ve bölgesel olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Günaydın, "Dünya üretim tarzlarına göre yeniden yapılanıyor. Irak, Suriye yeniden biçimlendi, İran yeniden biçimlenecek. Bundan Türkiye de etkilenecek. Türkiye'de 30 milyon insanın açlık sınırı altında kalan bir ülke. Barışın olmadığı, mafyanın cirit attığı kimsenin güvenle bakmadığı bir memleket. Bu memlekette yaşayamayıp göç eden bir gençlik var. Türkiye de bir demokrasi açığı varsa burada Kürt meselesinin, Alevi meselesinin büyük payı var. Daha çok polis, bekçi, hakim, maliye memuru yeter mi yetmez. 'Güçlü devlet olmak istiyorsan f-35'in olması gerekiyor' diyorlar, silah sanayilerine inanılmaz yatırım yapmak istiyorlar. 'Bölge karışık güçlü olmak zorundayız' diyorlar. Bir devlet kendini sert gücüyle mi yoksa yumuşak gücü rasyonalitesi ile mi ifade etmeli. Acaba biz Ortadoğu'da herkes için barış ve güvenliği hayata geçirebilir miyiz, evet geçirebiliriz. Devlet Bahçeli DEM’e doğru ağır adımlarla gittiyse kendisine dayatılan zorunluluğu hissediyor. Kürt meselesini halletmeliyiz. Eşit yurttaşlık temeli tesis edilmeli” diye konuştu.
‘MASAYA DAVET AMA TUTUKLAMAYA DEVAM EDİYOR’
Son olarak söz alan Cebeci de Türkiye'yi 20 yıldır otoriter bir yapının yönettiğini söyleyerek "Türkiye’nin işi gücü yok Suriye’ye Libya ya gidiyor, 'biz büyük ülke olacağız' diyor. 30 milyon açlık sınırı altında kalan insanı varken bunu söylüyor. NATO toplantısında 150’den fazla sosyalist dernek yöneticisini tutukladılar. Korktukları şey toplumun kendisi. Kayyım atıyorlar, 'başkasına neden baktın' diyorlar. Türkiye’deki faşist durum da bundan ibaret. Devleti şirket gibi yönetiyorlar. Kendi koydukları bir yasa var, o yasayı çiğniyorlar. Biz milli iradeye sahip çıkıyoruz bizim için önemli diyorlardı, Kürdistan coğrafyasındaki iradeyi neden görmüyorsun, burası da irade değil mi. 'Türkiye’de isyan edenleri öldüreceğiz' diyorlar, başka bir çözüm sunmuyorlar. Masaya davet ediyorlar ama tutuklamaya devam ediyorlar” ifadelerini kullandı.
Panel soru-cevap kısmı ile sona erdi.
Kaynak:Mezopotamya Ajansı




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.