1. YAZARLAR

  2. Fatma İpek

  3. Nisan yağmurları
Fatma İpek

Fatma İpek

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Nisan yağmurları

A+A-

Her mevsim bir başka yağar yağmur. Kimi zaman çisil çisil minik damlalar halinde, kimi zaman da tufan olur bardaktan boşanırcasına yağar. ama  nasıl yağarsa yağsın  yeter ki yağsın.Doğa ananın mucizeleri hiç bitmesin

                       Nisan yağmuru gelip geçicidir, günlerce dur durak bilmeden yağmaz kasım yağmurları gibi ama yine de ıslatır insanı. Tıpkı nisan ayında nisan ayına yakışacak güzel bir sevda gibi… sırılsıklam olursununuz.(Bu yıl istisna oldu. Günlerdir yağıyor.)

  Nisan ayı baharı, yağmuru, pırıl pırıl güneşinin yanında biz otizmli camiası için ayrı bir öneme sahiptir nisan ayı boyunca otizm konuşulacak. Tabi bu konuyla ilgili uzmanlar, aileler, STK’lar, çeşitli basın organları tarafından. Farkındalık etkinlikleri, mavi ışıklarla donatılmış yapılarla sırılsıklam olacağız.’’Onlar melek, siz cennetliksiniz’’ sözleri havada uçuşacak.

                       Bu ay söylenen en güzel slogan bence –OTİZM 365 GÜN BİZİMLE-Nisan ayı bitecek. Bu çalışmaların en iyi takipçileri biz aileler çaresiz, umutsuz, bir dakikası bir dakikasına uymayan kötü zamanlara döneceğiz. Bize, sorunlarımıza gösterilen ilgi empati nisan yağmurları gibi kısa sürede sona erecek ama biz otizmi üç yüz altmış beş gün yaşamaya devam edeceğiz.

                       Çocuğunun otizm olduğunu öğrenen her anne baba gibi araştırıyorsunuz, okuyorsunuz, özel eğitim öğretmenlerini dinliyorsunuz, otizmle ilgili filmleri izliyorsunuz, diğer otizmli çocukları gözlüyorsunuz, karşılaştırıyorsunuz. Çocuğunuz için en kısa sürede en iyi şeyi yapmak istiyorsunuz. Bu çaba, gayret ve sabır yıllarınızı alıyor. Seslendiğimizde adına, iki saniye gözlerimize baksın ya da oturabilsin, yürüyebilsin diye.

                       Ama en iyi öğrendiğimiz şey otizmin ne okuyarak, ne izleyerek, ne dinleyerek öğrenilmeyeceği, ancak yaşayarak öğrenileceği, bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı. .Bu gerçeğin hayatınıza kattığı bir diğer farkındalık ise o ana kadar yaşadığınız acıların, kaygıların, öfkelerin hiçbir anlamının olmadığı. Aile bireylerinizin, arkadaşlarınızın kendileriyle veya çocuklarıyla ilgili dile getirdikleri sıkıntılar, problemler o kadar saçma ve gereksiz görünür ki o ortamdan ya kaçar ya da dalga geçersiniz. Çoğunluğun ağladığı ve ya güldüğü durumlar karşısında hiçbir şey hissetmez öylesine bakadurursunuz. Çünkü kafanızda yedi gün yirmi dört saat benden sonra çocuğum ne olacak sorusu vardır. Çünkü otizmle yaşamak nisan yağmurlarına benzemez, gelip geçici değildir. Sadece bir ay otizmi konuşarak, twit atarak, mavi giyerek, mavi ışıklara bürünerek geçmeyeceğidir.

.

                       İçinde bulunduğumuz ayda birçok annenin deneyimlerini, düşüncelerini paylaştığı yazı ve röportajları yayımlandı En umut vericisi akademist bir annenin otizmli kızını üç buçuk yıl okutan sınıf öğretmenin, otizmli bir çocukla aynı sınıfta okuyacak çocukları için kaygılanan diğer velilere söyledikleri idi.’’Şimdi iki yol var; ya bu çocuğu dışlar, istemez ve sınıfa kabul etmeyiz ya da üç buçuk sene sonra çocuklarımız mezun olurken mezuniyet sevincinin yanında bir çocuğu hayata katmış, onu kazanmış olmanın gururuyla çıkarız şu kapıdan, hangisini istersiniz?’’ Ellerinden öpüyorum, önünde saygıyla eğiliyorum güzel, insan yürekli öğretmenim, meslektaşım.

                       Kaynaştırma eğitimine uygun seviyedeki her çocuğumuzun böyle öğretmenleri olsa keşke. Sabır ve özverilerileri nisan yağmurları gibi hemen bitmese. Dışlanmayacakları, farklılıklarıyla kabul gördükleri, güvende oldukları, her haklarını yaşamaya değer görüldükleri günlerini yaşamaları umuduyla…

Bu yazı toplam 811 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.