Abdullah Öcalan: “Türk ve Kürt halkı birbirini yok etme tuzağına düşmemeli”
TİGRİS HABER - TBMM resmi sitesinde yayınlanan İmralı görüşme tutanaklarında; Abdullah Öcalan'ın Türk-Kürt halkının kardeşliği üzerinde durarak, iki kimliğin de birbirine saygı duyması gerektiğini, birbirlerini yok etmeye çalışmalarının bir tuzak olduğunu belirtti.
İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 24 Kasım 2025’te Abdullah Öcalan ile DEM Parti, AKP ve MHP temsilcilerinden oluşan TBMM heyetinin gerçekleştirdiği görüşmenin tutanakları yayınlandı. İmralı ziyareti tutanakları 23 Ocak’ta TBMM'nin resmi sayfasından paylaşıldı. Yayınlanan tutanaklarda, Abdullah Öcalan'ın Türk ve Kürt halkının kardeşliğine yaptığı vurgu dikkat çekiyor.
‘CUMHURİYET İDEOLOJİSİ KÜRTLERİN TASFİYESİNİ ÖNGÜRDÜ’
Çözüm süreci açısından gelinen noktada Kürt-Türk kardeşliğinin sadece bir iyi niyet göstergesi olmadığını, bin yıllık bir çözüm ve kardeşlik kapısı araladığını belirten Abdullah Öcalan, kendisinin dahil olmaması halinde 100 yıllık bir Türk-Kürt savaşının kaçınılmaz olacağını kaydetti. Abdullah Öcalan, "Kürtsüz Türk, Türksüz Kürt" olmayacağını vurgularken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bu fikre çok bağlı olduğunu dile getirdi. Cumhuriyet ideolojisinin pozitivizm ile bağlantılı olduğunu ve geçmişte Kürt'ün tasfiyesini öngördüğünü, buna Türkmenlerin de dahil edilerek eritildiğini vurgulayan Abdullah Öcalan, bunları "yaraların nasıl geliştiğini ve isyanlara nelerin yol açtığını" açıklamak için anlattığını söyledi. Bu ideolojinin Türkiye'de etkili olduğunu, muhataplarının bunu çok iyi bildiğini ve her türlü isyanın temelinde bunun yattığını belirten Abdullah Öcalan, Bahçeli'nin Kudüs ve Selahaddin Eyyubi çıkışlarını çok önemli gördüğünü; Selahaddin Eyyubi'nin Kudüs'ü fethetmesinde Türk ve Kürt birliğini sağlamasının çok etkili olduğunu düşündüğünü ifade etti.
'KÜRTLER GÖZ ARDI EDİLEMEZ'
Türk hükümdarlarının geçmişte Kürtlerle olan güven ilişkisini hatırlatan Abdullah Öcalan, Malazgirt’in, Kürtlerin de yaygın olarak savaştığı bir zafer olduğunu kaydetti. Abdullah Öcalan, Anadolu'nun kapısının Türklere açıldığının söylendiğini ancak bu sınırın Fırat'a, Urfa ve Malatya'ya kadar genişlemesinin Kürtlerin de nefes almasını sağladığını belirtti. Atatürk'ün Beyazıt'taki aşiret beyine, "Eğer bu savaşta birbirimizle savaşırsak ne Kürdistan ne Türkiye kalır, ikisi de kaybeder" dediğini vurgulayan Abdullah Öcalan, birlik dışında bir kurtuluş yolu olmadığını, sonrasında savaşın kazanıldığını ve Kürt katkısının göz ardı edilemeyeceğini ifade etti. Türk-Kürt ilişkisinin "simbiyotik" bir ilişki olduğunu vurgulayan Abdullah Öcalan, bu kapsamda Ziya Gökalp örneğinin tesadüfi olmadığını belirtti.
'BİRBİRİNİ YOK ETMEYE ÇALIŞMAK BİR TUZAK'
İki halk arasında kardeşlik ilişkisi olduğunu defaatle vurgulayan Abdullah Öcalan, aralarında isyan, savaş ve çatışmalar yaşandığını hatırlattı. Türklerin ve Kürtlerin bin yıldır iç içe yaşadıklarını söyleyen Abdullah Öcalan, Urfa'da bulunan Karakeçili Türkmenlerinin kendisinden "daha Kürt" olduklarını, Germiyanoğullarının ise özünde Kürt iken zamanla Türkleştiklerini ifade etti. Bu tarihi gerçekliğin göz ardı edilmemesi gerektiğini dile getiren Abdullah Öcalan, iki kimliğin de birbirine saygı duyması gerektiğini ve birbirlerini yok etmeye çalışmalarının bir "tuzak" olduğunu vurguladı.
Kaynak:Mezopotamya Ajansı




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.