1. YAZARLAR

  2. Armanc Arkas

  3. Önce İnsanım..
Armanc Arkas

Armanc Arkas

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Önce İnsanım..

A+A-

Tigris Haber-2. Dünya Savaşı'ndan sonra dünya devletleri, bireylere tanınan hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması konusunda birleştiler. Bu doğrultuda, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu tarafından hazırlandı ve 10 Aralık 1948'de Paris'te yapılan toplantıda kabul edildi. Peki yazılı olarak güvence altına alınan insan hakları fiilen de yerine getirildi mi ya da getirilmesi mümkün müydü? Beyannamede insanların eşit doğduğundan bahsedilirken gerçekten insanlar eşit mi doğuyordu?

 

Yukarıdaki soruların cevabı koca bir HAYIR!

 

70. Yıldönümünü geride bıraktığımız Dünya İnsan Hakları Günü'nü yine birçok hak ihlalinin ortasında selamladık. Geride bıraktığımız haftalarda, gerek ülkemizde gerek tüm dünyada birçok hak ihlali yaşanırken insanların bir kez daha yoğun olarak kutuplaştırıldığını, ötekileştirildiğini gözlemledik. Yıllardır ''çocuklarının belki cansız bedenine ulaşırım'' ümidiyle seslerini duyurduğu annelerin eylemlerinin yasaklanması, gözaltına alınması, yerlerde sürüklenmesiyle hissettik kamu gücünü. Sonrasında geçim sıkıntısından, baskılardan, kibirli ve toplumdan kopuk yaşayan yöneticilerden bunalan halkın Fransa'da sokaklara taştığını, seslerini duyurduğunu gördük. Elbette orantısız güç ve bunu yansıtmayan medya iş başındaydı. Hak ihlalleri devam ediyor, kanun maddeleri ihlal ediliyor, insan onuru ve protesto hakları ayaklar altına alınıyordu. Yapılan araştırmalarımız neticesinde ulaştığımız bir takım verilere göre;

 

2018 ITUC Küresel Haklar Endeksi, ülkelere 97 göstergeye göre, 1 ila 5 arasında puan veriyor. Bu puanlamayla: Hakların herhangi bir garantisi yok (5 puan) başlığıyla Türkiye'nin içinde bulunduğu 32 ülkenin işçi haklarına ilişkin değerlendirmesi yapılmıştır.

''2018’de işçi hakları ihlalleri konusunda en kötü 10 ülkeyi Cezayir, Bangladeş, Kamboçya, Kolombiya, Mısır, Guatemala, Kazakistan, Filipinler, Suudi Arabistan ve Türkiye olarak açıklayan raporda, Türkiye’de yaşanan işçi hakları ihlallerine de geniş yer verilmiştir. “Demokratik alan daralıyor ve şirketlerin başıboş aç gözlülüğü artıyor” başlığıyla duyurulan rapora göre ifade özgürlüğü ve gösteri özgürlüğü üzerindeki kısıtlamalar, işçi hakları savunucularına yönelik kitlesel tutuklamaların ve gözaltıların önünü açmaktadır''şeklinde açıklanmıştır.

 

Gazetecilere yönelik sınırlandırmalar kapsamında yapılan araştırmalarda dünya genelinde toplam tutuklu gazeteci sayısının 348 olduğu, bunun 156'sının Türkiye'de bulunduğu belirlenmiştir.

İşçiler, gazeteciler derken ülkedeki insanların kanıksamak zorunda kaldığı faili meçhulleri unutmamak lazım. 2002-2017 arasında 432 kişi faili meçhul cinayete kurban gitti. Faili meçhul bırakılan siyasi cinayetlerin araştırılması için Verilen Meclis Araştırma Önergeleri, 22 kez reddedildi.

Yine ülkemizde yaşanan ağır hak ihlallerinin yuvası haline gelen cezaevleriyle ilgili yapılan araştırmalarda son yıllarda sağlık hakkına erişimin engellenmesine ilişkin ihlaller, savunma hakkının engellenmesine ilişkin ihlaller, cezaevlerinin fiziki şartlarından ve cezaevi idaresinden kaynaklanan ihlaller, dilekçe, iletişim ve haberleşme hakkına ilişkin ihlaller, kötü muamele, işkence ve diğer konulara ilişkin ihlaller, mahpus yakınlarının yaşadığı ihlaller ve çocuk mahpuslara ve cezaevinde ebeveynleriyle kalan çocuklara ilişkin ihlallerin artış gösterdiği, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ihlal edildiği bir çok STK'nın verileriyle tespit edilmiştir.

Ülkede son yıllarda artış gösteren bir diğer tespitimiz de savunma hakkının ihlal edilmesidir. Hem kendini hem de kendisini savunamayacak durumda olanları savunanların haklarının ihlal edilmesi toplumun adalete olan inancını sarsmıştır. Halihazırda Silivri Cezaevi Yerleşkesi içerisinde duruşması görülen Halkın Hukuk Bürosu avukatlarının duruşmalarında yaşananlar bir kez daha savunma hakkının kısıtlandığını gözler önüne sermiştir. Duruşma başlamadan İzmir Baro Başkanı'na atılan yumrukla savunmaya karşı bir refleks gösterilmiş, avukatlar susturulmak istenmiştir. Ayrıca avukatların mesleki faaliyetleri çerçevesinde girmiş oldukları kolluk ifadelerinde müvekkilleriyle olan görüşme hakları, müvekkillerini savunma hakkı gayr-ı yasal yöntemler ve hukuk dışı keyfi muamelelerle kısıtlanmaktadır. Savunma hakkının bu kadar kolay çiğnendiği dönemde hukukun ve adaletin herkes için gerekli olduğu unutulmamalıdır. Son süreçte Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Selahattin DEMİRTAŞ ile ilgili vermiş olduğu karar ve sonrasındaki gelişmeleri yakınen takip ettik. Kararın uygulanarak Demirtaş'ın tahliyesini beklerken hızlı çalışan yargı sistemimiz Demirtaş'ın bir başka dosyasını kesinleştirerek AİHM kararını bir nevi boşa düşürmüştür. Peki bu kararın derhal uygulanmamasının hukuk sistemindeki karşılığı neydi?

Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasında ''Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesi'ne başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır. Bu maddeyle Türkiye'nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin yeri geldiğinde norm sıralamasında kanunların üzerinde yer alacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin vermiş olduğu bir kararın uygulanmaması yahut geciktirilmesi hukuka uygun düşmemiştir.

Saymakla bitmez, yazmakla dinmez diyorum hak ihlalleri için. Ama yine de gözüme çarpan bazı ihlalere değinmeden geçemiyorum. Zaman ne gösterir bilinmez ama dünya devletlerinin hak ihlalleri noktasında daha da kötüye gittiğini söylemek gerekir. Özellikle Türkiye'nin birçok hak ihlali noktasında zirvede olması eleştirilmesi ve bir an önce düzeltilmesi gereken bir durumdur.

 

Bu yazı toplam 7151 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.