Adil Kılıçaslan

Adil Kılıçaslan

Parça bütün ilişkisinde nedenler ve bahaneler

Her hareketin bir hikayesi vardır fakat bu hikâye buzdağının su üstünde görünen parçası gibidir.
Esas olan KÖK nedeni bulmaktır. 5N-1K (Ne, Nerede, Neden/Niçin, Ne zaman, Nasıl, gerçekleşti? Kimin Organizasyonu?
Gençleri Z kuşağı, Z kuşağı diye kabartıyoruz. Peki, Z kuşağının düşüncelerini hayata geçirmeleri, eksiklerini tespit etmeleri için hangi imkânı tanıyoruz.
Kanunlarımızdan, Yönetmeliklerimizden hukukçular haberdar mı?
Düşünüyorum; kanunlar, yönetmelikler takip edemeyelim, tercümana veya rehbere ihtiyaç duyalım diye mi böyle, Arapça, Farsça, Osmanlıca tanımlar ve ağdalı dille yazılıyor ve anlamayalım diye mi Karacadağ’ın zirvesine yerleştiriliyor?
. . .
Kur’ân anlayışımızla dünya düzeni bakış kurduğumuzu övünerek söylüyoruz.
Yaptığımız hareketler eleştirilince ama diye başlayan bahane cümleleri kuruyoruz. Şunu unutmayın bahaneler Kök (Ana) sebep değildir.
Nasıl sinemalarda ekranda film seyrederken çeşitli duygular yaşarız ve film durunca gerçek hayata döneriz.
Nasıl inandık diye kendimizi disipline etmeye çalışırız.
Filmi sadece tek bir konuda seyretmeyiz. Ekonomi, ahlak, yurtseverlik, paylaşımcılık, kişisel ve toplumsal gelişim de dahil birçok konuda sanal-rüya aleminde yaşarız.
Slogan sözlerimizden birini söyleyeyim. Her gecenin sonunda güneş doğar sabah olur.
Şu an finans sektöründe “Cambaza Bak!” sesleri ile sersemliyoruz. Kripto para gitti gider. Çünkü kripto mevzuatı yok. Borsa mevzuatı kriptoyu kapsamıyor. Dolandırıcılık sayılmıyor, hırsızlık sayılmıyor.
Açgözlü hareketlerle, ütmeye giderken ütülebiliriz!
. . .
Corona adlı terörist insanların yaşamını bozuyor, kazanç sahasını bozuyor.
Tam kapanma diyorlar. Bence “Borçlunun eli kolu bağlı, alacaklı bankalar, köprü, yol, hastane serbest.”
Devletin hakkaniyetle destekleyeceği durumlar; bu kapanma günlerinde kredi borçların, vadeli mevduatların faizi gelirini veya giderini silinmesidir.
Çalışma iznimi vermiyorlar ama kredi borcumun faizi çalışıyor.
Paramı faiz getirsin diye bankaya yatırsam, kapanma günlerinde faiz gelirim çalışıyor.
Bu durum hak anlayışının yerle bir olduğunun göstergesi. Herhalde dincilik tanımı bu durumu ifade ediyor.
. . .
Bakara Suresi, 275. ayet: Faiz yiyenler, ancak şeytan çarpmış olanın kalkışı gibi, çarpılmış olmaktan başka bir tarzda kalkmazlar. Bu, onların: "Alım-satım da ancak faiz gibidir" demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alış-verişi helal, faizi haram kılmıştır. Kime Rabbinden bir öğüt gelir de faize son verirse, artık geçmişi kendisine, işi de Allah'a aittir. Kim faize geri dönerse, artık onlar ateşin halkıdır, orada sürekli kalacaklardır.
. . .
Bir de İstanbul Sözleşmesi konusu var. Dini kuralları uygulamak isteyenler, önce İstanbul Sözleşmelerinin maddeleri ile Kur’ân ayetlerini karşılaştırıp kitabımıza uymayan maddeleri açıklayın.
Kur’âna aykırı maddelerin aykırılığını bu durumlar için ayet tanımlarıyla açıklamalılar.
 
Saygılarımla,
Adil Kılıçaslan
Yönetim Sistemleri Baş Denetçisi.

Bu yazı toplam 434 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum