Gülfidan HADDAD

Gülfidan HADDAD

Retro bahane mi, gökyüzü gerçekten gergin mi?

Retro bahane mi, gökyüzü gerçekten gergin mi?

Son günlerde etrafınıza dikkat ettiniz mi? Trafikte sabırlar daha çabuk tükeniyor, küçük yanlış anlaşılmalar büyüyor, eski defterler yeniden açılıyor, insanlar bir anda geçmişi konuşmaya başlıyor. Kimileri bunu hayatın olağan akışına bağlıyor, kimileri ise gökyüzünü işaret ediyor.

Astrolojiyle ilgilenenlerin gündeminde ise Merkür retrosu var. Bu yıl retro sürecinin Yengeç burcunda gerçekleşmesi, iletişim kadar duyguları da ön plana çıkarıyor. Yengeç; aileyi, geçmişi, anıları, güven duygusunu ve aidiyeti temsil eden bir burç olarak biliniyor. Bu nedenle birçok kişi, eski meselelerin yeniden gündeme geldiğini, duygusal iniş çıkışların arttığını düşünüyor.

Elbette astroloji bilimsel olarak kanıtlanmış bir disiplin değil. Burçların ya da retro dönemlerinin insanlar üzerinde doğrudan etkisi olduğu bilimsel olarak doğrulanmış değil. Ancak milyonlarca insan, bu dönemleri kendini gözlemlemek ve hayatındaki gelişmeleri anlamlandırmak için bir referans olarak görüyor.

Belki de asıl mesele burada başlıyor.

Retro dönemleri, gerçekten gökyüzünün bizi değiştirmesinden çok, bizi kendimize dönmeye davet ediyor olabilir. Hızla tükettiğimiz ilişkileri, ertelediğimiz konuşmaları, bir türlü yüzleşemediğimiz duyguları yeniden masaya koyuyoruz. Çünkü bazen insanın en büyük hesaplaşması başkalarıyla değil, kendi iç sesiyle oluyor.

Yengeç retrosu denildiğinde en çok duyulan cümlelerden biri şu: "Geçmiş geri gelir." Belki eski bir dost arar, belki yıllardır görüşmediğiniz biri mesaj atar, belki de yıllardır konuşulmayan aile meseleleri yeniden gündeme gelir. Bunların hepsini gökyüzüne bağlamak mümkün olmayabilir ama hayatın belli dönemlerde bizi geçmişle yüzleştirdiği de bir gerçek.

Peki neden herkes bu kadar gergin?

Ekonomik zorluklar, iş stresi, belirsizlikler, sıcak hava, yoğun yaşam temposu... Bunların her biri tek başına insanın tahammül sınırını zorlayabiliyor. Astrolojiye inananlar buna bir de retro etkisini ekliyor. İnanmayanlar ise bunun tamamen psikolojik olduğunu savunuyor.

Belki de iki tarafın ortak noktası şu: Bu dönemlerde biraz daha yavaşlamak, konuşmadan önce düşünmek ve karşımızdakini anlamaya çalışmak kimseye zarar vermez.

Gökyüzü ister etkiliyor olsun ister olmasın, insan ilişkilerinin en çok ihtiyaç duyduğu şey hâlâ aynı; empati, sabır ve nezaket.

Belki de bu retrodan çıkarılacak en önemli ders budur.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Gülfidan HADDAD Arşivi
SON YAZILAR